Arama: Detaylı

Ana Sayfa » Haber Arşivi »» KURTULAN GÖZDEN Mİ KAÇTI?

:>> KURTULAN GÖZDEN Mİ KAÇTI?

KURTULAN GÖZDEN Mİ KAÇTI?

DEVLET
Fatma KURTULAN'ı GÖZÜNDEN KAÇIRDIKTAN SONRA...DEVLET MEMURU OLAMAYACAK KİŞİLER
MİLLETVEKİLİ OLUR...F. KURTULAN'I YENİ TANIR, EŞİ S. KURTULAN'IN RESİMLERİ DE
ELİNİZE YENİ GEÇER!...


- T.C. Devleti, 22 Temmuz
seçimleri öncesi kesinleşmiş aday listeleri YSK tarafından açıklanmadan önce DTP
milletvekilinin sakıncalı durumu görünmedi mi?


- Devlet kesinlikle gördü...


- Sözün özü, T.C. Devleti
AB-D'li sapkınlar tarafından köşeye sıkıştırıldı, DTP'li F. KURTULAN yargı ve
idari görevi olan YSK tarafından milletvekilliği adaylığı onandı ve bağımsız
milletvekili olarak TBMM'ye girmesinde yaslar nezdinde her hangi bir sakıncası
yoktu!!!


- Bugün, T.C. Devletinde
memur olamayacak DTP'li TBMM milletvekili Fatma Kurtulan'ı tanıdıktan
sonra, Mayıs 2007 de yazdığım yazının etkisinden dolayı CHP'den aday adayı olan
Orhan Kemal-Mehmet Raşit ÖĞÜTCÜ'nün oğlu Işık ÖĞÜTÇÜ milletvekili
olamadığı için özür mü dileyim?    


DTP milletvekili Kurtulan ile ilgili son üç
gündür söylenenleri ve yaşananları gördükten sonra, düşünce ve duygularımı
birleştirerek, -Kurtulan'ın terörist eşi sizi neden ilgilendiriyor?
Soracağım ilk soru olacaktır.


Nedeni ise T.C. Devleti son 100 yılda
yaşadıkları ile yaşayacaklarına önceden önlem alma konusunda bir öngörü
geliştiremiyorsa "havanda su dövüyoruz" demektir... Eğer,
Atatürk'ün "saygıdeğer Ulusuma şuna öğütlerim ki" diyerek başladığı ve
"bağrında yetiştirerek başının üstüne çıkaracağı adamların kanındaki,
vicdanındaki öz mayayı çok incelemeye dikkat etmekten, hiçbir zaman geri
kalmasın!" (Söylev, s.445)
Diyerek bitirdiği, her dönemi
kapsayan bir de uyarısı vardır.


Bundan dolayıdır ki, tepkimiz.net de 24 Mayıs
2007 günü ‘YENİ CHP ADAY ADAYLARINA' DİKKAT!!! Başlıklı bir
yazı yazdım. Yazımda,  ...yeni dönemde CHP milletvekili olmak
isteyenler arasında ilk gözüme çarpan aday adayı Orhan KEMAL'in oğlu Işık ÖĞÜTÇÜ
oldu. ÖĞÜTÇÜ'nün Orhan Kemal'in Babası Abdülkadir Kemali'nin Anıları.
Epsilon Yayınevi'nden çıkan kitabından yola çıkarak, dedesi
Abdülkadir
Kemali'nin Elazığ İstiklal Mahkemesi'nde 1925
yılında Şeyh Said ayaklanmasına katıldığından dolayı yargılandığını 6 ay mahkum
olduğunu, özetle kurduğu parti ve gazetenin ‘dini siyasete alet ederek
halkı kışkırttığı'
gerekçesi ile kapandığı ve bu sıralarda,  Abdülkadir
Kemali Öğütçü'nün Menemene gittiği ve 23 Aralık 1930 tarihinde
Menemen'de yaşanan isyana destek verdiği ve 24 Aralık 1930 günü
Suriye'ye kaçtığı, Türkiye dönüşünün ise ancak 29 Haziran 1938
tarihinde istiklal mahkemelerinde yargılanarak mahkum olanlar için çıkartılan af
sayesinde 1939 yılında  olduğun yazmıştım.


Yazının devamı için;

http://www.tepkimiz.net/index.php?option=com_content&task=view&id=326&Itemid=30


okuyun...


Sonra Işık ÖĞÜTÇÜ CHP'nin kesinleşen
listelerinde adı olmadığını gördüm. Burada ÖĞÜTÇÜ ile örneğini verdiğim ve
dikkat çekmek istediğim husus; hangi partiden ve hangi görüşten olursa olsun,
ülke yönetimine, yasam ve yürütme alanında söz sahibi olacak kişilerin seçimine
önem verilmesiydi... Herkesin buna önem vermesini ve araştırmasını istemiştim.
Fakat, tam bu sıralarda, Fatma Kurtulan DTP'den milletvekili adayı oldu. Seçim
sistemimize göre birisinin milletvekili aday olması veya aday gösterilmesi
yetmiyor. Yaslara göre aday listeleri YSK'ya iletiliyor. YSK'da aday listelerini
inceledikten sonra, eğere milletvekili adayının seçilmesine engel yasal bir
durum varsa aday olarak kabul etmiyordu. Daha da ötesini hatırlayacak olursak
bırakın milletvekili adayı olmayı "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı,
Siyasi Partiler Yasası'nın 11/b maddesi uyarınca aralarında kapatılan DEP'in
eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan'ın da
bulunduğu yaklaşık 116 DTP'linin üyeliğinin düşürülmesini ve buna bağlı olarak
parti organlarındaki görevlerinden çıkarılmalarını"
istemiştir. Fakat,
aynı DTP bugün bir şaşkınlık içerisinde konuşulan ve T.C. Devletine memur
olamayacak Fatma Kurtulan'ın ismini YSK'ya verdi ve yasal boşluklardan
faydalanarak adaylığı kabul edildi. Kurtulan'da 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan
hileli seçimlerde  milletvekili oldu. Kurtulan, Gül'ü Türkiye Cumhurbaşkanı
 seçmek için üzere 3 kez oy verdi. AKP ile birlikte Referandum değişikliğine oy
verdi. Genel seçimlerin üstünden 100 günden fazla zaman geçti. Tarih 4 Kasım
2007'yi gösterdiğinde Fatma Kurtulan ve diğer iki DTP'li milletvekili 8
askerimizin rehin alındığı heyette yer alarak o malum törene katıldı. Aynı gün
Türkiye'ye dönen TBMM milletvekili Fatma Kurtulan'ın kamuoyuna jet hızı ile
düşen haberlerde; henüz boşanmadığı amca çocuğu olan eşi Salman Kurtulan ile 21
Ocak 1992 tarihinde evlendiği, kocasının bir çok öldürme ve yaralama eylemlerine
katıldığından dolayı gıyabi tutuklama kararı ile arandığı ve PKK'nın lider
kadrosuyla birlikte çekilmiş fotoğrafları yayınlandı...


Ve bende doğal olarak Işık ÖĞÜTÇÜ ile ilgili
yazdığım yazı ile seçimler sonrası sayın ÖĞÜTÇÜ'nün telefonla beni aramasını
hatırladım. Nedeni ise ÖĞÜTÇÜ telefonda aday olamamasında
www.tepkimiz.net  de çıkan yazının etkili
olduğunu söylemesiydi...


Işık ÖĞÜTÇÜ o gün beni aradığında bir soru
sordu, - Orhan Kemal'in oğlu olarak AKP'den "aday
adayı  olsaydım ne olurdu"
dedi. Bende "kesinlikle İstanbul'da
birinci sırada milletvekili seçileceğini ve hatta bakan bile olabileceğini"
söyledim. Bunun üzerine ÖĞÜTÇÜ, "benim yapım
ve dünya görüşüm buna müsait değil"
böylesi bir teklifi asla kabul
etmeyeceğine ilişkin sözler söyledi. Kendisi ile ilgili
yazdığım yazı öncesi "keşke görüşmüş olsaydık" dedi.
ÖĞÜTÇÜ,  yazımdaki eleştiri ve çıkardığım sonuçlar için, "bir
dönemi değerlendirirken, o dönemin koşulları ile değerlendirilmesi gerektiğini"
hatırlattı. Bende, "bugün dedeniz yaşadığı dönemin aynısını
yaşıyoruz, istekler ve ülkenin içine düştüğü durum aynı, o dönemleri yeteri
kadar görüp değerlendirilmediğimizi"
söyledim. Bu bağlamda yazdığı
kitaptan çok faydalandığımı özellikle belirttim. Ama açıkça söylemek gerekirse,
Işık ÖĞÜTÇÜ'nün beni araması ve konuşmalarından çıkardığım sonuç; ÖĞÜTÇÜ'nün
"günümüz koşullarında"
dedesi Abdülkadir Kemali Bey gibi düşünmediği
izlenimi yarattı. Bana okumam için Meral DEMİREL'in "Tam bir Muhalif
Abdülkadir Kemali Bey" 
isimli bir kitabını yolladı...
Tavsiyem odur ki, TBMM ile Cumhuriyetin kuruluşuna ilişkin geçmişin önemli
ayrıntılarını, günümüzde yaşananları çok taraflı anlamak istiyorsanız, bu kitabı
mutlaka okuyun...


Gelelim yazımın sonucuna, ben bu halimle bir
Işık ÖĞÜTÇÜ hakkında bu kadar bilgi toplayarak dikkat çekerken, DTP'li
seçmenlerin hassasiyetini bir kenara bırakacak olursak;


- T.C. Devletinin yetkin kurumları ve dolayısı
ile YSK, devlet memuru olmayacak konumda olan  Fatma Kurtulan'ın milletvekili
adayı olmasında her hangi bir sakınca görmedi.


- Eğer, yapılan
araştırmalarda Fatma Kurtulan'ın bugün ortaya çıkan sakıncalı durumu ki
"teröriste yataklık etmekte suçtur",
ortaya çıkmasına rağmen görmezden
gelindi ise asıl suçlu ve sorgulanması gereken kimdir?


- Veya gözden kaçtı ise o zaman TBMM de
seçilen milletvekillerini tek tek ele alındığında acaba Atatürk dikkat çektiği
hususlara uyan kaç milletvekilimiz vardır?


Tabii ki yazdığım yazı için sayın Işık
ÖĞÜTÇÜ'den özür dilemeyeceğim. Özür dileyecek bir yazı yazmadım. Yazdıklarımın
tamamı ÖĞÜTÇÜ'nün dedesinin anılarından yola çıkarak yazılmıştır. Kitapta eğer
bu yalnızca dedem Abdülkadir Kemali Beyin anılarıdır, "kitabı yanlızca
anı olarak okuyun, bugünün koşullarında dedemin Cumhuriyete karşı muhalif
çizgisinde olmam söz konusu"

değildir.
Şeklinde benzer bir uyarı
olsaydı, bende buna rağmen ÖĞÜTÇÜ'nün adaylığı konusunda, o yazıyı yazmış
olsaydım özür dilerdim...


Sözün özü;
T.C. Devleti AB-D'li sapkınlar tarafından köşeye
sıkıştırıldı, F. KURTULAN yargı ve idari görevi olan YSK tarafından
milletvekilliği adaylığı görünürde yasal bir sakıncası olmadığı için onandı ve
bağımsız milletvekili olarak TBMM'ye girdi. Yasal bir engeli yok gibi
gözüküyordu ama F. KURTULAN daha önce tanınsa ve o resimler daha önce kamuoyu
ile paylaşılsaydı tabii ki aday olamaz, TBMM'de sıralarında milletvekili olarak
oturmazdı... Ya F. KURTULAN'ın bu durumunu baştan itibaren bilen DTP'ye ne
demeli...


Tarihimize bakar, tepkimiz.net
yayınlanan yazı ve ilgili anıları okursanız, ÖĞÜTÇÜ'nün dedesi ile KURTULAN'ın
eşinin aynı yolda olduğunu görürsünüz!...


 


Bu yazının kaynağı
tepkimiz.net

İzin alınarak eklenmiştir.



Biz Türküz. Tarihimize ve en yakın mazimize dayanarak Türküz der ve bundan haklı bir iftihar duyarız. Hüseyin Nihal Atsız

GökBörü Turancı Düşünce ve Eğitim Derneği


Türk Bayrakları - 19 fotografları

İçerik:

Üye Menüsü
Kayıt olmak için dokunun
Üye iseniz giriş yapınız.
Türkçüler

Hun Galeri

Türk Bayrakları - 56 fotografları

Şiirler

Çevrimiçi Durum
Anlık Ziyaretçi:147 kişi
Şuan çevrimiçi üye yok

Kanına İsyan Etme Küçüğüm..!

www yok