
Ana Sayfa » Haber Arşivi »» Müzakere (Taviz) Süreci
:>> Müzakere (Taviz) Süreci
Müzakere (Taviz) Süreci
AKP hükümetinin önderliğinde Türkiye için taviz süreci başlamıştır. Bu süreç bir
dönem devam edecek ve Türkiye'den koparılabilecek tüm tavizler müzakere ( taviz)
süreci boyunca koparılacaktır.
AB'de tüm kararlar oy birliği esası ile alınmaktadır. Avrupa devletleri AB
anayasasını kabul etmeyerek oy çokluğu prensibini red etmiş ve sürecin her
aşamasında veto kullanma haklarını saklı tutmuşlardır. Bugün problem yapılan
araştırmalara göre %90'ı Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan Avusturya gibi
gösterilse de bu ülkenin el altından Yunanistan, Rum kesimi ve Fransa tarafından
desteklendiği bir gerçektir.
Fenerbahçe maçında Turkcell reklamının içindeki Türk sözcüğüne dahi tahammül
edemeyen Yunan'ın artık Türk dostu olduğuna inanmak saflıktan öte bir kavram ile
ifade edilmelidir.
Her üyenin en az 70 veto hakkı bulunacağı süreçte önümüze Ermeni meselesi, Rum
kesiminin NATO'ya dahil edilmesi, Kıbrıs, Ege ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü
tehdit eden isteklerin artan dozlarla gündeme getirileceği ve Türk kamuoyu
"yeter" diyene kadar Türkiye'den koparılabilecek ne kadar taviz varsa alınacağı
aşikardır.
Avrupa'da her ne kadar Türkleri asimle (entegre) etmenin en uygun yolunun onları
AB'ye almak olduğunu düşünen azlık bir güruh bulunsa da Avrupalının İran, Suriye
ve Irak gibi ülkeler ile komşu olmak isteyeceğini düşünmek ancak ve ancak
hayalperestliktir.
Aynı oyalama taktiği müzakere tarihi verilmesi sürecinde de uygulanmış bazı
Baltık ülkeleri , Slovakya, G.Kıbrıs Rum Yönetimi Kopenhag kriterlerinde büyük
eksikleri varken tarih almış hatta 2000 yılı Nice doruğunda durumları
kesinleşmişken Türkiye daha fazla taviz koparma taktiği ile oyalanmıştır.
Önümüzdeki dönem de bu taviz koparma sürecinin dozajının giderek artacağı bir
dönem olacaktır.Kıbrıs meselesini ele alalım adada İngiliz, Yunan, Rum
güçlerinin yanında Türk askeri de bulunmaktadır ancak bu askerlerden hiç söz
edilmezken gündeme sürekli adadaki Türk askeri varlığı getirilmektedir. 1990
sonrası soğuk savaşın bitimiyle 1991'de Maastricht doruğunda Avrupa Birleşik
Devletleri oluşturma kararı alan ve bu doğrultuda GKRY'ni Yunan askerine rağmen
AB'ye alan Avrupa eğer Türkiye'yi AB'ye alacaksa neden Türk askerinden rahatsız
olmaktadır ? AB ileride Türkiye'yi tam üye yapacak olsa Kıbrıs'ta bir Türk
ordusuna neden karşı çıksın ? AGSP'nin hazır gücü olacak bir Türk ordusunun
akdeniz'e hakim Kıbrıs'ta bulunması AB'nin işine gelmez miydi ? Hülasa 62 yıl
sonunda alınana yegane şey bir taviz sürecidir.
Türk milleti uyanıp "yeter" dediğinde oluşacak iç mukavemetin doğru
yönlendirilebilmesi için Türkçü kesimin iyi bir hazırlık süreci geçirmesi
gerekmektedir.Hazırlık "lak lak" yaparak dertlenmek değildir. Türkçü sivil
toplum kuruluşları sonuna kadar desteklenmeli ve örgütlü yapılar hızla
güçlendirilmelidir.
Tanrı Türk'ü Korusun
Ruhsatioğlu Ozan
GökBörü Turancı Düşünce ve Eğitim Derneği
İçerik:
Üye MenüsüKayıt olmak için dokunun
Üye iseniz giriş yapınız.

Hun Galeri
Şiirler
Son Tartışılan Konular
Güncel Forumdan
Çevrimiçi Durum
Anlık Ziyaretçi:158 kişi
Şuan çevrimiçi üye yok

