Son İletiler

Sayfa: 1 ... 8 9 [10]
91
Gâzi Başbuğ ATATÜRK:

Tekke ve zaviyeleri kapattım, en çok İngilizler feryad etti.

Demektedir.

Kurtuluş Savaşı günlerinde, tekke ve zaviyelerin büyük çoğunluğu, haçlı batının, ileri karakolu ve gayr-i resmi istihbarat şubesi gibiydi.

Atatürk bu, köhne ve şer, mahfilleri kapatarak, İngiliz ve cümle haçlıyı; elsiz, kolsuz, gözsüz ve kulaksız bırakmıştır.

Atatürk düşmanlığının altında yatan neden budur.

Siyasal İslâmcılık bir, haçlı batı, projesidir.

Yüce dinimiz İslamiyet'i siyasal İslâmcıların tasallutundan kurtarmak her Müslümanın, öncelikli, görevidir.

Hattızatında siyasal İslamcılık çoktan iflas etti. Bunu Haçlı batılılarda biliyor. Sadece siyasal İslamcıların yaptıkları tiksindirici işler sayesinde Türk toplumunun dinden uzaklaşması için, kanser hastasının ağrılarını dindirmek için morfin verildiği gibi bunların, algı yönetimi ile, biraz daha başta kalması sağlanıyor

Evet, yukarıda da izah edildiği gibi siyasal İslamcılık, diğer bir ifadeyle, güncel Emevi dini, çoktan iflas etti.
Ama bu bir savaş hali olduğundan, bunların ipini elinde tutan sahipleri, bunların kokuşmuş ve leşleşmiş varlıklarını, tıpkı eski zamanlarda rakibin direncini ve lojistik kaynaklarını kurutmak için, su kuyu ve kaynaklarını hayvan leşleriyle zehirledikleri gibi, Türk toplumunun milli ve manevi mukaddesat kaynaklarını zehirliyorlar.
Yani haçlı bunların dirisinden de ölüsünden de, olabildiğince, yararlanıyor.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
92
Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu günümüzde Müslümanların ve İslâm Âleminin içinde bulunduğu durumun şöyle bir özetini yapmış

1. İslam dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler.

2. Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece bu mahçup edici durum devam edecektir.

3. Ortadoğu toplumları barut fıçısı gibi. Birbirlerine duydukları öfkeyi mezhep, din duyarlılığı veya öteki üzerinden dile getiriyor, onlar üzerinden kimlikler şekilleniyor. Toplum olarak ayrıştığımız, artık birbirimize öfke duyduğumuz doğrudur. Bunlar sosyal birlik beraberliğimiz açısından alarm noktalarıdır.

4. Serbest pazar mantığıyla fetva arayan, müşteri memnuniyetine göre fetva verenler kapladı ortalığı. İslam âlimlerinin içinde yaşadığı hayatla ve gerçekliklerle bağı koptu. Üçüncü, beşinci asırda yazılan kitaplardaki bilgileri tekrar ederek insanlara dini anlattığımızı düşünemeyiz. 50 küsur İslam ülkesi var, paramparçayız.

5. İslam barış dinidir diyoruz ama kimseyi inandıramıyoruz, çünkü birçok yerde Müslümanlar birbirinin boğazını sıkıyor. Birbirinin Müslümanlığını beğenmez oldular, birbirini itham ve tekfir ederek sürekli camdan aşağı atmakla meşguller.

6. Her şeyin altüst olduğu, fırsat eşitliğinin olmadığı, işgaller altında umutların tükendiği, siyasal katılımın olmadığı toplumda sadece din anlatarak insanları mutlu edemeyiz. İslam dünyası acilen bilgi, çalışma, üretme, temizlik, sosyal barış, sosyal adalet, insan hakları, kadın hakları, çevre, özgürlükler, ötekinin hakkı gibi temel konularda zihnini durultmak ve bu konularda mesafe almak zorunda. İslamiyette ibadet sadece kıldığımız namaz değildir. İnsanlığa, dünyanın imarına, sulha, barışa hizmet eden her davranış ibadettir.

7. Gönlüm isterdi ki, evrensel ilâhî din olan İslam’ın günümüz uleması dünyada kanıksadığımız bunca eşitsizlik, sömürü, adaletsizlik, güçlü ve egemenin oldu bittileri karşısında hakkın sesi olsun, her türlü ayırımcılığa karşı çıksın, bizlere hepimizin Âdem’in çocukları kardeşler olduğumuzu, insan olarak eşit ve değerli olduğumuzu, insanca bir hayatın hepimizin temel hakkı olduğunu hatırlatsın. Ama öyle olmadı ve olmuyor. Olup bitene eleştirel baktığımızda bunu açıkça görüyoruz.

8. Bugün birçok dini cemaat birer ekonomik sektöre dönüştü. Unutmamalı, Türkiye’de dini gruplar kamusal alana sirayet etmeye başladığı, kapalı ve kayıt dışı olup kendilerine göre dini eğitim vermeye başlarsa sorun büyür, FET֒deki gibi. Ülke benzeri oluşumlara gebe demektir.

9. Dini cemaat ve tarikatlar siyaset, kamusal alan, yaygın din eğitimi ve ticaretten elini çekip kendi asli ve sivil hizmet alanlarına çekilmezse, kayıt dışılıktan çıkıp şeffaf ve denetlenebilir olmazsa yeni maceralar yaşamamız kaçınılmaz görünüyor.

10. Din artık melankoli ve gözyaşı olarak sunuluyor ve algılanıyor. Böyle bir din anlayışı sizi dünya sahnesinde yukarı çeker mi? Hazreti Muhammed’in hayatını öyle bir anlatıyorlar ki, öyle bir hayatın örnek alınması ve yaşanması mümkün değil. Bugün İslam dinini gizemli, esrarengiz bir din olarak sunanlar, asılsız kutsallıklar üretenler aslında kendi din ticaretleri için müşteri artırımı peşindeler.

11. “Din, acı, gözyaşı, melankoli ve menkıbedir” dedik. Ya geçmişe özlemle ya da bir kurtarıcı bekleyerek vakit geçiriyoruz. Bireyi ve birey bilincini, birey sorumluluğunu yok ettik. Başımıza geleni de hep “ya Allah’ın gazabı ya da ötekinin kötülüğü” diye anlattık. “Sen sadece dua et, hatta en etkili ve gizemli duayı ve zamanı bul yeter, bunlardan kurtulursun” diyerek piyangocu bir anlayışı besledik. Halkı böyle besleyince onlar da buna uygun hoca tipi istemeye başladı.

12. Böyle bir dini anlayışın, çocuklarımız, torunlarımız tarafından nasıl karşılanacağından emin değilim. Artık yavaş yavaş yol ayrımına geliyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız sorguluyor, görüyor, biliyor. Bireyin olmadığı, kadın hakkı, insan hakkı, çevre bilinci, bilgi üretimi, sosyal adalet, hukuk, özgürlük, düşünce gibi temel değerlerin yeterince gelişmediği, sadece melankoli, sadece menkıbe, gözyaşı, ötekileştirme ve öfkenin yer aldığı bir din anlatımı İslamofobi’yi mahallemize indirecektir. Bizim çocuklarımız, torunlarımız da büyük sorular soracaktır.

13. Bizim din anlayışımız sığlaştı. Dindarlığı dar bir alana hapsettik. Müslümanlar şeklen dindarlaştıkça, dünyevileşmesi de artıyor. İslam, seccadeni ser ibadetle ömrünü geçir demiyor. Düşünce, bilgi, yararlı iş, temizlik, haklının ve mağdurun yanında olma, iyiliği destekleyip kötülüğü önleme, insanı insan olduğu için sevme hepsi ibadettir. Sadaka ve iane kültürüyle ya da retorikle bunları sağlayamayız.

14. Kuran’ı Kerim ile aramız açıldı. Kuran’ı Kerim’in bize verdiği öğütlere kulak tıkadık ve kendi yanlışlarımıza kendimiz fetva vermeye başladık.

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu - Eski Diyanet İşleri Başkanı
93
TÜRK KÜLTÜR ve MEDENİYETİ / Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Son İleti Gönderen: Çağrıbey 08 Şubat 2022 »


Van'da - 40°C de donarak ölen bir BOZKURT.

Van’da dün gece hava sıcaklığı -40° olunca rızkı için gezinen bir KURT donarak ölmüş…

Köylüler de donan KURT’u fotograflamış böylece
İbretlik bir manzara ortaya çıkmış..!

Van’lı köylülerin anlatmasına göre Kurtlar; çakal, tilki, i̇nsan veya köpek gibi hırsızlık yapmayıp, rızkını kendi bulmaya çalışırmış.
Bazen de bulamazmış.
Buna rağmen evlerin çöplüklerine ise yanaşmazmış..!
Maalesef aç kalınca da ölürmüş..
Ne olursa olsun açlığa yenilip, alçalmaz yaşadığı gibi ölürken de dimdik donarak, asaletiyle, hayata veda edermiş..!

Keşke insanlarda da, şu kurttaki onur ve haysiyetin kırıntısı kadar, onur ve haysiyet olsaydı.

Önünde saygıyla eğilinecek kadar, bir onur abidesi, bu resim.

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla...
Çağrıbey.


HABERE ERİŞİM İÇİN DOKUNUN
94
TÜRKÇÜLÜK / KEŞKE ADIM KÜRŞAD OLSAYDI
« Son İleti Gönderen: Adil ÖZTÜRK 08 Şubat 2022 »
KEŞKE ADIM KÜRŞAD OLSAYDI

450 yıl Türklerin hakimiyetinde yaşayan Araplar bir tek kelime Türkçe öğrenmedikleri halde, çocuklarına bir tek Türk ismi koymadıkları halde ne gariptir ki bu 450 yıl sürecinde Türkler (kim nereden uydurdu ise) ‘’Necip millet’’ diye övdükleri Arapların dili Arapçayı adeta ana dili gibi öğrenerek çocuklarına Arapça isimler koymuşlardır. Haydi işi saflığa vurup bunu İslam dini ortaklığına bağlayalım sineye çekelim. Peki, son 80 yıldır İngiliz etkisinde olan Arapların İngilizceyi ana dili gibi ‘’Adeta olmazsa olmaz’’ şeklinde öğrenmelerine, petrollerini İngiliz ve ABD şirketlerine işletmelerine, tüm sermayelerini İngiltere ve ABD bankalarına ve işletmelerine yatırmalarına, gelenek halini alan İngiliz veya ABD li kızlar ile evlenmelerine nasıl bir açıklama getirilecek?
Fakir ve kullanılmaya müsait Arap sürülerini İngiliz M16 nın eğiterek Mülteci yalanı ile Türkiye'ye doldurmalarına artık birileri "Onlar Muhacir, biz Ensarız" diye bir kılıf buldu ve beyinleri uyuşturulan Türk milletinin kafasına geçirdi.
Benim anlamadığım yukarıdaki keşmekeş denklem. Aynı dindeniz (Necip millet?) diye kutsallaştırdığımız dilini ve kültürünü benimsediğimiz Araplar bizden nefret ederken kafir denen İngiliz ve ABD nin dilini öğrenip adeta metresi oluyorlar.
Haaa, birde Yunan palikaryası ile ara ara flört etmeleri, canciğer olup Türk mallarını boykot ederek Yunan mallarını almaları var.
Bütün bunları düşündükçe keşke annem ve babam benim adımı Arapça olan Adil değil de, Türk ismi Kürşad koysaydı diyorum.
Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!..
Ne Mutlu Türküm Diyene!!

Adil ÖZTÜRK
95

Ülkemizi düşman işgalinden kurtaran ATATÜRK'e, olmadık şeyler söyleyen nankörler!
Bunları biliyor musunuz?


Elbetteki biliyorlar ama yine de keşke Yunan kazansaydı! diyen haramzade püsküllünün, ağzıyla konuşup, Türklüğün karşısında saf tutuyorlar.

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla...
Çağrıbey.

96
Türklere karşı yapılan katliamların öcünü alan ve İslâm Âleminin başına belâ kesilen Haşhaşiler Devletini ve Alamut kalesini yıkan, Türk İlhanli Hakanı, Hülâgû Han'ı, uçmağa varışının 757.yılında, saygıyla anarım.

Ruhu şad, durağı; Uçmak olsun!

Hülâgû Han'ın adaletini unutmayacağız!

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
97
8 Şubat 1919

İşgal Kuvvetleri Kumandanı olarak İstanbul'a tayin olan Fransız General Louis Franchet d'Espèrey, atıyla Türk Bayrağı'nın üzerinden geçerek yapmış olduğu sözde gövde gösterisi ile İstanbul'a girdi.

İstanbul'da yıllarca ezan okunmadı.

Ülkemizi düşman işgalinden kurtaran ATATÜRK'e, olmadık şeyler söyleyen nankörler!
Bunları biliyor musunuz?

Türk oğlu! Türk kızı! Bunları unutma, unutturma!
Dostunu ve düşmanını iyi belle!


Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!_
98
Tarihte Bugün / 8 Şubat 1265 Hülâgû Hân Uçmağa Vardı!
« Son İleti Gönderen: Çağrıbey 08 Şubat 2022 »
8 Şubat 1265

Hülâgû Han uçmağa vardı.

Hülâgû Han'ın atı ve cariyeleri kurban edilerek onunla birlikte gömüldü.

Cenaze töreni, şaman geleneklerine göre yapılan, son hükümdardır.

Mezarı Urmiye Gölü'ndeki bir adadadır.

Araplar tarafından; Talas'ta, Curcan'da, Talkan'da ve daha bir çok Türk illerinde, Türklere karşı yapılan katliamların öcünü alan Hülâgû Han, Bağdat'ın Fethi sonrası, ortaya çıkan durum için, yaptığı konuşmasında:

Tanrım!
Ya Araplar'ı yaratmayacaktın, ya da beni!


Diyerek, kendisinin Araplardan, Türklerin öcünü almak için, Tanrı tarafından, görevlendirildiğini ifade etmiştir.

Soykırımcı Arab'ın Türk'e yaptıklarının acısı, Hülâgû Han'ın adaletiyle dinmiştir.

MİNNETTARIZ!

Hülâgû Han'ı uçmağa varışının 757. Yılında saygıyla anıyoruz.

Ruhu şad, durağı Teñğri Dağları ve Türk Uçmağı olsun!

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla.
Çağrıbey.
99
GÜNCEL / EN ÇOK ÜLKÜCÜLERE VE DEVRİMCİLERE KIZIYORUM
« Son İleti Gönderen: Adil ÖZTÜRK 25 Ocak 2022 »

EN ÇOK ÜLKÜCÜLERE VE DEVRİMCİLERE KIZIYORUM

En çok Milliyetçi kesime ve Devrimcilere kızıyorum ve en büyük suçu biz Türk Milliyetçiliğini üstlenen Ülkücülerde ve kendilerini hep ilerici gören ama bir türlü ilerisini görememiş olan Devrimcilerde görüyorum.
Neden mi?
Yıllarca biz "Milliyetçi Türkiye" için mücadele ederken, karşımızda "Bağımsız Türkiye" diye mücadele eden Devrimci bir grup daha vardı.
Biz kendimize Türk Milliyetçisi derken Türkçü dünya görüşünden uzaklaşarak farkına varmadan Arabistan kökenli Rabıta’nın etkisine girerek Siyasal İslam diye maskeledikleri İngiliz uşakları Tarikat ve Cemaatlerin hamisi olmuşuz, karşımızda, kendilerine Devrimci derken Atatürk’ü ve Türklüğü dışlayarak çıkışı Marx’da, Lenin’de, Mao’da arayarak Komünizmin kuklası olmuş ve bölücü unsurların yuvalandığı bir cephe olmuştu.
En acı olanı ise her iki tarafın içine sessiz sedasız yerleşen daha tehlikeli bir virüs yavaş yavaş her iki tarafı birbirlerine düşman ederek kardeş kavgası başlatmıştı ve bu kavga ortamından nemalanarak sessiz sedasız iktidar oluvermişti.
Kavga eden bizler ise ya mezarlarda ya da cezaevlerinde yanana yatıyorduk.
Bizlerin kardeş kavgasından yararlanarak iktidar olana kadar önce badem bıyıklı, türbanlı güler yüzlü idiler. Önce Türk Milleti değil din kardeşliği, halkların kardeşliği dediler. Zamanla sakal bıraktılar, çarşafa girdiler. İlk olarak ‘’Andımızı yasaklayarak’’ toplumun nabzını ölçtüler. Toplumda tepki cılızdı.  Sonra ‘’Ne Mutlu Türküm Diyene’’ ırkçılık denerek yasaklandı. Yine tepki cılızdı. Sırada, devletimizin kurucusu Türk Törenine göre Başbuğunuz Mustafa Kemal Atatürk'e saldırı vardı ve Atatürk’e yavaş yavaş saldırdılar bizler yine ölüm sessizliğindeydik. Kimileri ‘’Halklara Özgürlük’’ sloganı ile silahlı terör örgütleri kurup T.C. ne savaş açarken, kimileri de ‘’Türk diye bir millet yok’’ ve devamında ‘’İslam Ümmet var’’ demeye başladı.
Artık bu günlere gelindiğinde Cumhuriyet ilkeleri kaldırılarak örtülü bir Şeriat Rejimi darbesi başlamıştı ve hızla Şeriat Rejimine geçirmektedir. Şeriat Rejimine geçişin emniyeti ve Türk milletinin melezleştirilerek Türklük şuurunun yok olması için mülteci statüsü ile milyonlarca Arap Tacik ve Zenci Türkiye’ye dolduruldu. Türk milletinin tepkisini yok etmek için ise ‘’Bunlar mazlum din kardeşimiz. Onlar Muhacir biz Ensarız’’ dendi. Oysa gelenler İngilizlerin özel olarak hazırlayıp gönderdiği sivil milislerdi. Maksat sığınma değil istila idi.
Kendisine Ülkücü diyen kesim adeta ipnotize edilmişçesine Arap kültürü etkisinde, Arap Milliyetçiliğini savunan bir Ülkücü harekete dönüşerek iktidar muhafızlığı yaparlarken,  Solculuk edebiyatı yapanlar ise Çin Komünizm modeli misali adı Solcu aslı Kapitalist bir tutum içerisinde iktidarla iyi geçinmek telaşında oldukları için bu tuzağı göremediler. Görenler ise bir şekilde susturuldular.
Peki Türk Milleti devşirilerek melezleşecek mi?
Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh vatanın her köşesidir" diyerek Türk toplumunun her kesimini Kuva-i milliye adı altında toplayarak sadece vatan istiklali ve millet özgürlüğü hedefi ile istiklal savaşı vererek Türk milleti zafere ulaşmıştır. Bizlerde, biran önce Cumhuriyetin ilk kuruluş ayarlarına dönüp, parti veya ideoloji gözetmeksizin Cumhuriyetimizin kuruluş ilkesi ‘’Türkçülük’’ değerlerimize samimi bir şekilde sarılarak Türk kimliği ve Türkiye Cumhuriyetinin bekası için biran önce adı ister Siyasal İslam olsun, ister El Kaide olsun isterse Müslüman Kardeşler olsun batılı mason emperyalistlerin desteği ile ülkemizi istila ederek devletimize kast eden bu virüse karşı direnmeliyiz.
Umudun bittiği yerde Türk'ün kudreti başlar.
‘’Allah'ın iyi kulu olmak Arap olmak değildir.’’
‘’Allah'ın yarattığı milli kimliğe (Türklüğe) sahip çıkarak Türk gibi Türk olmaktır.’’
Gök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin
Ne Mutlu Türküm Diyene!..

Adil Öztürk
100
TÜRKÇÜLÜK / Dava Felsefem Türkçülüktür!
« Son İleti Gönderen: DİKMEN 25 Ocak 2022 »
ANADOLUCU DEĞİLİM!
OSMANLICI DEĞİLİM!
MÜSLÜMANIM AMA İSLAMCI DEĞİLİM!
LİBERAL DEĞİLİM!
KOMÜNİST DEĞİLİM!
SOSYALİST DEĞİLİM!
ATATÜRK GİBİ TÜRKÇÜ,
ATATÜRK GİBİ TURANCIYIM!
ATATÜRK'ÜN DEDİĞİ GİBİ, DEVLET ADAMI OLSAYDIM TURANCILIKTAN SÖZ ETMEZ, ONU EL ALTINDAN GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞIRDIM!
AMA SADE BİR VATANDAŞIM VE O YÜZDEN ATATÜRK'ÜN DEDİĞİ GİBİ, TURANI KALBİMDE YAŞATIYORUM!
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLMAYAN TÜRKLERİ, TÜRK SAYMAYAN ANLAYIŞA KARŞIYIM!
KIBRISTA BİLE TÜRK VARLIĞINI SAVUNAN KİŞİ, TURANA ADIMINI ATMIŞ DEMEKTİR!
NEREDE BİR CANLI TÜRÜ VARSA, ORADA BİYOLOJİK KALITIM VARDIR! BUNU İNKAR EDEN ZİFİRİ CAHİLDİR!
HER IRKIN, HER ULUSUN ORTALAMA FITRATI VARDIR, BU FITRAT ALLAHIN İRADESİYLE VERİLMİŞTİR, BUNU İNKAR ETMEK DE KÜFRE GİRER!
BAŞTA NAZIM HİKMET, SABAHATTİN Ali, YILMAZ GÜNEY, DENİZ GEZMİŞ, YABANCILARDAN CHE QUEVERA, PHİDEL CASTRO BAŞTA OLMAK ÜZERE BİR ÇOK SÖZDE TOPLUMCU, ÜNLÜ KİŞİNİN DÜŞÜNCELERİNİN KEMALİZMLE HİÇBİR AKRABALIĞI YOKTUR!
BUNLARIN GÖRÜŞLERİ, İNSANLIK DÜŞMANI, CEHALETİN SONUCU, KOMÜNİZMDİR!
BU GÖRÜŞ HORTLATILMAK İSTENİYOR, BUNA İZİN VERMEYECEĞİZ!
20.YY BOYUNCA SOSYALİST VE KOMÜNİST ÜLKELERDEKİ İÇ TEMİZLİKLERDE ÖLDÜRÜLEN İNSAN SAYISI 110 MİLYONDUR. BU SAYI, DİĞER İDEOLOJİLERİN ÖLDÜRDÜKLERİYLE KIYAS EDİLEMEZ. KOMÜNİZMDEN DAHA KÖTÜ, HATTA KOMÜNİZM KADAR KÖTÜ HİÇBİR İDEOLOJİ YOKTUR!
KOMÜNİZMDE DİN, MİLLİYETÇİLİK, AİLE KURUMU VE EN UFAK BİR ÖZEL MÜLKİYET DAHİ YOKTUR!
ÇOK ULUSLU VE ÇOK DEVLETLİ BİR DÜNYA KAÇINILMAZDIR. SINIRLAR ORTADAN KALKMAYACAK, DÜNYA HİÇ BİR ZAMAN TEK VATAN, TEK MİLLET OLMAYACAK!
HERŞEY KARŞITI İLE BİRLİKTE VAR OLDUĞU İÇİN UYUMU ÇATIŞMA, ÇATIŞMAYI DA UYUM TAKİP EDECEK!
BUNUN AKSİNİ İDDİA EDENLER, DÜNYAYA EN FAZLA ZARARI VERDİ!
İNSANLAR ULUSLAR, ADALET ÖNÜNDE EŞİT, FAKAT YARATILIŞTAN GELEN ÖZELLİKLER AÇISINDAN EŞİT DEĞİLDİRLER.
DOĞUŞTAN GELEN ÖZELLİKLER İSE HER ZAMAN İÇİN DAHA BELİRLEYİCİDİR!

TTK
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]