Gönderen Konu: Türkiyenin Nüfus Yapısı Türk Soyunun Aleyhine Değişiyor.  (Okunma sayısı 1599 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2087
Türk Milleti; ekonomik, kültürel, askeri ve siyasi kuşatmanın yanısıra, demografik savaş adı verilen bir saldırıya daha maruz bırakılarak, bir daha ayağa kalkmamak üzere, diz çöktürülmeye çalışılmaktadır.

Türkiye'ye karşı açılmış demografik savaşın başlangıcı Suriyeli sığınmacılar değildir. Asıl demografik savaşın başlangıcı on yıllar öncesinden beri kürt nüfus artışının, Türk nüfusu aleyhine dikey bir grafik çizmesidir.

Suriyeli sığınmacılarla bu süreç hızlandırılmıştır.
Suriyeli'ler dışında; Afgan'lı, Sudan'lı, Irak'lı, Pakistan'lı, Afrikalı, ve hatta Gürcü, Ermeni vs. sayısını bilemediğimiz kadar çok mülteci, kılcal damar gibi, Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar yayılmış durumda.
Bırakın büyük şehirleri, haritada yerini bulamayacağınız köylerde bile, tarım ve hayvancılıkla uğraşan, hatta toprak sahibi olmuş, mülteciler var.

Değerli yazar ve fikir adamı Arslan Bulut'un da ifade ettiği gibi nihai amaç Anadolu coğrafyasında; Türk + Kürt + Arap federasyonu oluşturmaktır.

Tabii ki bu planlar Türk Milletinin ve devletinin düşmanlarının hesabıdır.

Unuttukları şey; Türk Milletinin hesabını hesaba katmamaktır.

Asıl unuttukları şey ise:
Bu topraklarda, Mustafa Kemal'in hiç mağlup olmadığıdır.

Hep söyleyegeldiğimiz gibi, bu ülkeye kastedenler bilsin ki amaçlarına; bizi yendiklerinde değil, ancak tamamen yok ettiklerinde, muvaffak olabilirler!

Bütün sinsi ve hain planları bozacak, Türk Milletinin dahili ve harici düşmanlarının heveslerini kursaklarında bırakacağız

Türkiye Türk'tür, Türk Kalacak!

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı turania_25

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 160
Türk Milleti'nin yapısına zarar verebilirler, savaşa varacak saldırılara geçebilirler, içten ve dıştan düşmanlıklar olabilir, ekonomik ve siyasi olarak zarar verebilirler fakat; hiç bir zaman değişmeyecek olan bir şey var ki o da, bu milletin genini, kimliğini, kanını asla ve kat'a değiştiremeyeceksiniz, başaramayacaksınız, bölemeyeceksiniz, kısacası 'yok edemeyeceksiniz!'
Bayrak benliğimdir bayrak kimliğim,
Bayrak; öz yurduma öz hakimliğim.

Bahtiyar VAHAPZADE

Çevrimdışı Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2110
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!

Mülteciler her yerdeler, ama bir tek camii de yoklar.
Bu durum oldu bitti dikkatimi çekmektedir.
Hani biz bunlara Ensar-Muhacir anlayışı ve ilişkisiyle, din kardeşlerimiz olduğu için, kucak açmıştık!
Din kardeşliği, sanırım, sadece bizim tarafta!
Bizim dışımızda kimse karşısındakine; sosyal, kişisel, hukuki ve ekonomik alanda din kardeşi anlayışıyla bakmıyor!
Aslına bakarsanız doğru olanı bizim dışımızdakiler yapıyor.
Yanlış davranan biziz.
Kendi kendimize gelin- güveyi oluyoruz, din kardeşi, Ensar-Muhacir vs. diyerek!
Kardeşlik sadece aynı kan ve soydan olanlarla olur gerçeğini ihmal etmek, Türklüğün savunma ve kendini koruma refleksini köreltmiş, milli kimliğe yabancı, zararlı ve düşman olan her fikir ve hatta mültecinin mahremimize girmesine kapı aralamıştır.
Eline, beline, diline sahip ol! diye bize öğüt veren Ulu Hünkâr Hacı Bektaş Veli'nin bu öğüdünü kişinin; eliyle fenalık etmemesi, dinin ve törenin yasak kıldığı cinsel ilişkilerden kaçınması, diliyle de yalan söylememesi, insanları incitmemesi olarak, basite, kişiye indirgeyerek, aldık.
Oysaki Ulu Hünkar eline derken; yurduna, vatanına, beline derken; soyuna, kanına, diline derken de Türkçeye sahip çıkmayı örgütlemekteydi.
Ulu Hünkar'ın sözünde kişiye olduğundan çok topluma ve yöneticilere öğüt vardır.
Türk Milleti geldiği yer ve konum itibariyle gün ortasında ışıksız kalmış gibidir.
Çünkü kendisini aydınlatan ışıklarla arasına kara örtüler, kalın duvarlar çekmiş, özünden, esasından, Türk'ü Türk yapan değerlerden uzaklaşmıştır.
İslam dünyası içinde;
Siz kendi hakkınızdaki hükmü değiştirmedikçe Allah sizin hakkınızdaki hükmünü değiştirmez hükmü ilahisinin, en çok, ihmal ve ihlal eden millet, sanırım, biz Türkleriz!

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana....
Saygılarımla.
Çağrıbey.