Gönderen Konu: SÜYÜNBİKE-O BİR TÜRK KADINI  (Okunma sayısı 2916 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kök-Börü

  • Ziyaretçi
SÜYÜNBİKE-O BİR TÜRK KADINI
« : 02 Mart 2007, 09:09:06 »
SÜYÜNBİKE


Altın Ordu Hanlarından Cambek'in 1357'de ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları ve Aksak Timur ile Toktamış arasında 1391 ve 1395'lerde cereyan eden savaşlar neticesinde zayıf düşen Kıpçak ilinde, "Kazan Hanlığı", "Astrahan Hanlığı", "Kırım Hanlığı", "Sibir Hanlığı" gibi daha küçük Türk devletleri meydana geldi ve büyük Altın Ordu devleti fiilen sona ermiş oldu.

Kazan Devleti, iç mücadelelerle de sarsılınca gittikçe zayıflamış ve Ruslar'ın müdahalesi de o nispette artmıştır.
 
Kazan'da iktidarı elinde bulunduran zümre, sulhun muhafazası için Han seçiminde Moskova'nın arzusuna boyun eğmek, topraktan fedakarlık etmek ve hatta çocuk yaşta han ilan edilen Ötemiş (1548-1551) ile annesi Süyün Bike'yi Moskova'ya teslim etmek gibi ağır şartlara katlanmışsa da

Kazan Kaanı Safa Giray 1547’de ölür. Oğlu Ödemiş Giray iki yaşında olduğundan varisi annesi Süyün Bike olur. Ruslar 13 Şubat 1550’de Kazan’a hücum eder. Süyün Bike de diğer kahramanlardan geri kalmadan savaşır. Fakat şehir düşer ve Kazan Beyleri ile birlikte o da esir alınır. Gemilere bindirildiklerinde halk gözleri yaşlı nehrin kenarında beklemektedir.

Kazan Melikesi var gücüyle bağırır:

-“Kazan..Kaygulu , kanlı şehir!..Başından tacın düştü... Sen şimdi dul kadın gibisin! Sen şimdi efendi değil , kul oldun!..Sen başsız arslan gibisin! Her devlet akıllı Han ile idare edilir , güçlü çeri ile ayakta kalır!.. Bunlar olmayınca, herkes senden Hanlığı alır! Eski günlerini, bayramlarını hatırlayıp, benim gibi ağla artık.. Nerede senin eski Hanlık bayramların? Nerede sendeki çocuklar , beğler , Töreler?... Nerede senin genç kadınların , güzel kızların; onların şen sesleri nerde?..Hepsi kayboldu değil mi? Bundan sonra sende,bunların yerine ağlamalar, inlemeler olacak!..Sende bal akan ırmaklar, pınarlar vardı.. Bundan sonra onlarda senin
evlatlarının kanları ve gözyaşları akacak!.. Rus kılıçları onları kırıp geçirecek!.. Ey Tanrım!.. Bizim en azgın düşmanımız olan İvan’a
tez cezasını ver!.. Kazan’ın başına bu belaları açan Şeyh Ali ile Türeleri cezasız bırakma! Onlar beni düşman eline düşürünceye kadar çalıştım; çekmiş olduğum eziyet ve sıkıntıları onların da , onları umursamayan ve ülkelerine sahip çıkmasını bilmeyen Kazanlıların da başına ver Tanrım!..Ver ki ,bundan sonrakilere ibret ve ders olsun ; başka Türk Yurtlarının başına böylesi gelmesin!...”

Bu esir alınıştan sonra Süyün Bike’ye ne olduğu konusunda çeşitli rivayetler var.Ama bilinen bir şey başka Türk yurtlarının başlarına da böylesi sıkıntıların geldiği ve neredeyse hepsinde Türk kadınının da mücadele verdiği gerçeğidir. Türkiye’de Kurtuluş Savaşı’na kadar silahlı mücadelelerin içinde yerini alan kadınlarımız savaş sonrasında da fikir, ilim, siyaset ve sanat alanlarında milli denebilecek mücadeleler vermişlerdir.

Zaten önemli olan herkesin kendine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi değil midir? Öyleyse her birimizin Türk milletine faydalı olacak hedefler belirlememiz gerekir.

"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın"

TİTRE VE KENDİNE DÖN!.....
_________________

Çevrimdışı İgdirhan

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 325
Ynt: SÜYÜNBİKE-O BİR TÜRK KADINI
« Yanıtla #1 : 18 Haziran 2007, 20:17:39 »
Yıllar önceden ,şimdilerde yazarının adını hatırlamıyorum ,okuduğum SÜYÜM BİKE adlı roman bende çok derin teessür oluşturmuş ve ne zaman  Kırım'dan ,Bahçesaray' dan söz edilse gözlerimin önünde ,Türk tarihinde bir dramın kahramanı olan Süyüm Bike Hatun'un feryatları canlanır.
Sanırım ki kucağında kundaklı bebeğiyle Ruslara esir düşen bu Ulu Türk Katun'u için hala İdil Nehri ağlayarak akar.
Süyüm Bike Katun'un ;günümüz ve her devir için geçerli olan ,bizzat yaşamından çıkardığı acı tecrübelerin ifadesi olan şu sözleri kulaklarda çınlamaktadır..

"Vatan sevgisini, vatan kaybedenler bilir.Gönül meselesini ansızın ayrılanların bildiği gibi:"

"Herşeye sahip oldum, hepsini de kaybettim.Her türlü acıyı çektim; acıların en büyüğü vatan acısı imiş."

"Bir devleti yıkmak için, silahların en tesirlisi casusların dili."

"Körükörüne itimat en büyük budalalık ,itimada ihanet ise ne büyük alçaklık."

"Binbeşyüzellibir senesi alçaklık aptallığı yendi."

"Beni, benden olanlar mahvetti." 

Kahraman Türk Katunu Süyüm Bike ve daha bebekken Ruslara esir düşüp adı Aleksandra olarak değiştirilen Ötemiş Beğ'i rahmet ve şükranla yad ederim.
Mekanları uçmak olsun....
Türk Irkı Sağolsun...
TTK.

Çevrimdışı [Hun Türk]

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1303
  • TTK
    • https://hunturk.net
Ynt: SÜYÜNBİKE-O BİR TÜRK KADINI
« Yanıtla #2 : 09 Mayıs 2021, 21:02:46 »
Anneler günü denilince Otağımıza yıllar önce eklenen bu içerik aklıma gelmişti.

Türk Milletinde kadına ve dolasıyla "ANA" 'ya verilen önem başka hangi millette olabilir ki!

AĞIMIZ AKTİF HİZMET VERMEMEKTEDİR.
BURADA YAZILAN YAZILAR SİZE UYGUN DEĞİLSE LÜTFEN SİTEYİ TERK EDİNİZ. İLETİŞİMDEN BİZİ ÜZDÜNÜZ V.B İSTEKLERLE İLETİ ATMAYINIZ. ÖZGÜR DÜŞÜNCE...


Türk Milliyetçiliği, bir avuç namerdin kahpeliği ile kökü kazınabilecek bir fikir değildir.

Bana göre ticanilik, nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi hastalıkların sebepleri, milli ülküden yoksunluktur.
Hüseyin Nihâl Atsız