Gönderen Konu: ÇANAKKALE ZAFERİ  (Okunma sayısı 4755 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2182
ÇANAKKALE ZAFERİ
« : 18 Mart 2015, 00:16:02 »
Türk Tarihi'nin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü, YÜCE TÜRK IRKI'na kutlu olsun. Başta YÜCE BAŞBUĞUMUZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ile AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ rahmet ve saygıyla yad ediyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

TANRI TÜRK'ÜNÜ KORUYACAKTIR.

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2182
Ynt: ÇANAKKALE ZAFERİ
« Yanıtla #1 : 18 Mart 2015, 00:17:10 »
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "bu: bir Avrupalı!"
Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1)
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2)
Ostralya'yla berâber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. 580
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metîn istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedî'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

MEHMET AKİF ERSOY

Çevrimdışı Kurtkaya

  • Otağ Sorumlusu
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 396
Ynt: ÇANAKKALE ZAFERİ
« Yanıtla #2 : 19 Mart 2015, 07:36:20 »
Tarihin bir eşine daha rastlamadığı Çanakkale Zaferimiz Türklüğün,  Dünya durdukça, gurur, övünç ve güven kaynağı olmaya devam edecektir.
Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ederim.
Ruhları şad, durakları uçmak olsun!
Çanakkale zaferinin 100. Yılı Türk Milletine kutlu olsun!
Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun!

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: ÇANAKKALE ZAFERİ
« Yanıtla #3 : 19 Mart 2015, 10:52:21 »
Çanakkale, sen yabancılara tarihin ebedi bir ihtarı halinde kalacaksın…
Onlar senin ufuklarında daima tekin değildir levhasını görecekler…

                                                    Uluğ Bilge ATSIZ / ÇANAKKALE’YE YÜRÜYÜŞ

Türk topraklarının öz oğlu kahramanlığın ta kendisi olan Mehmet Çavuş gösterişsiz ve bozuk bir taşın önündeki mütevazı toprağın altında yatıyor.
Kendi topraklarımız üzerinde yendiğimiz düşmanın göğe baş kaldırmış abideleri yükselirken kahraman Mehmetçiklerden biri olan Mehmet Çavuş dünyadaki mütevazı hayatını çok benzeyen şimdiki yerinde sonsuz uykusunu uyuyor.
Mehmet Çavuş’un türbesini görünce ve bu bakımsızlık ve gösterişsizliğin karşısında irkildim.
Arkadaşlarımdan, karımdan, kardeşimden ve en yürekten yoldaşımdan gizlemek istediğim gözyaşlarımı saklayabilmek için arkamı döndüm ve yüzümü rüzgâra verdim.
Bu kahramanlık toprağında yürekler bütün safiyetiyle temizlenir ve birbirine açılırken, ben gözyaşlarımı arkadaşlarımdan saklamak istiyordum.
Düşündüm ki dünyada kahramanlıkla hiçbir yakınlığı hiçbir münasebeti olmayan düşmanlar için böyle abideler yapılırsa Mehmet Çavuş için ne dikilmeliydi?
Beynimin içinde dev gibi düşünceler birbirine takıldı.
Mehmet Çavuş kahramanlığını bildiğimiz erlerden biriydi.
Ya kahramanlığını bilmediklerimiz?
Ya hiçbir iz bırakmadan şehit düşen milyonlarca adsız kahraman için neler yapmalıydık?…

                                                      Uluğ Bilge ATSIZ / ÇANAKKALE’YE YÜRÜYÜŞ

                                   

Bir Hilal uğruna yüz binlerce Can'ın uçmağa vardığı Çanakkale Zaferimizin yüzüncü şeref yılı bütün Türk Dünyasına uğurlu ve kutlu olsun!
Bu şerefi var eden aziz şehitlerimizin ruhları şad, durakları uçmak olsun!
Yurt için, şeref için, Türk varlığı için; bin değil, on bin değil, yüz bin değil, milyonlarca can feda olsun!

TÜRK IRKI SAĞOLSUN!!!

TTK.
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Yüzbaşı Sançar

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 225
Ynt: ÇANAKKALE ZAFERİ
« Yanıtla #4 : 19 Mart 2015, 14:29:05 »
Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.

Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
Ruhlarımız buluşur elbet “Tanrıdağı”nda...

Çanakkale'de destanlar yazan ölümsüz kahramanların önünde saygıyla eğiliyorum.
Zaferimizin yüzüncü yılı kutlu olsun.
Şehitlerimize yüce Allah'tan rahmet dilerim.
Tanrı Türkü ve Türk yurtlarını korusun.

Yüzbaşı Sançar Uçmağa varalı on üç yüz yıldan çok oldu. Onun düştüğü meçhul yerde, ay ışıklı yaz gecelerinde hâlâ ıztıraplı kahkahalar ve şeref ilahileri işitilir. Bu ilahiler rüzgârın çıkardığı sestir. Onu herkes işitir. Fakat o ıztıraplı kahkahaları herkes duyamaz. Onun yankılarını uzak, yakın ellerden, ancak içinde Tanrı Dağı’nın odu yanan gönüller sezer. Bu ıztıraplı kahkahalar Yüzbaşı Sançar’ın soyu, onun düştüğü yerde zafer töreni yapıncaya kadar yıllarca, belki yüzyıllarca sürüp gidecek…

Çevrimdışı Borokhul Noyan

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 224
Ynt: ÇANAKKALE ZAFERİ
« Yanıtla #5 : 21 Mart 2015, 00:50:41 »
 TÜRK MİLLETİ'nin Aziz şehitlerine Yüce Allah'tan rahmet dilerim. Ruhları şad, mekanları Cennet olsun.

 TÜRK'ün sarsılmaz azmi ve direnci, BAŞBUĞUMUZ ATATÜRK'ün üstün askeri dehasıyla buluştu ve TÜRK TARİHİ'nde bir destan daha eklenerek altın sayfa olarak yazıldı.