Son İletiler

Sayfa: 1 ... 8 9 [10]
91
GÜNCEL / Ynt: Emekli Amirallerin Bildirisi
« Son İleti Gönderen: Bozkurt42 07 Nisan 2021, 16:11:38 »
Malesef hiç bir şey konuşulmasın sadece benim istediğim olsun.
Fettuhlaçılar bak bunlar Kürtler gibi aynı. Zehirli ciyandan da beter diyorsun sus konuşma ağzını açma muhtereme deniliyodu,
Kürt Terörü için açılımı icat edip,  sözde Akil adam! denilen soysuzlardan kurulu kurul kurdular, içini iyice boşalatılar teörle mücadele olayını.
.....
.......

Yav bizim aklımızla da bir sıkıntı var muhtemelen, hep tersini anlıyoruz.

Malesef ki bildiğimiz Kürt, Komünist, ve benzeri CHP'li döküntülerle aynı şeyi savunur olduk. Kanal İstanbul'un bana bi faydası varsa, buyrun yapılsın. Sırf yapılası için bu tip açıklamalardan güç almak da ne demek?

Ankara'ya ne yapıldı?
Erzurum'a ne konuldu? Kanal Erzurum yapalım, direkt Adana'dan çıksın.
92
GÜNCEL / Ynt: Emekli Amirallerin Bildirisi
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 07 Nisan 2021, 14:26:32 »
46 imzalık yeni bir manifesto daha...

Emekli Amirallerden sonra bu defa 46 Deniz Aslanından ikinci bir manifesto!

Türkiye çok büyük iç çekişmelerin olabileceği bir gerilim sürecine doğru sürükleniyor.

103 Emekli Amiralin dün geceki "Montrö'nün tartışmaya açılması”, "Atatürk ilke ve devrimleri" konularındaki bildirisinin ardından, bugünde 1976-1984 yılları arasında Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu’nda eğitim almış  ‘’Deniz Aslanları" tarafından 46 imzalı bir bildiri yayımlandı.

103 Emekli Amiralin ardından bugün kamuoyuna bildirimi yapılan 46 imzalı Deniz Aslanları bildirisi ve imzacılar

"Atatürk’ten miras aldığımız ilke ve devrimlerin, Atatürkçü Düşünce Sisteminin özümsenmesi ve yaşam tarzı haline getirilmesine engel olabilecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini askerin yüreğinden atmaya, TSK’ya irticai ve bölücü görüşleri benimsemiş kişilerin alınmasına yol açabilecek son askeri yönetmelik/yönerge düzenlemelerinin; TSK’nın birlik ve beraberliğine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin değiştirilemez temel niteliklerine (demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliği) bağlılığına zarar verebilecek özellikte olduğunu görmekten büyük kaygı duymaktayız.

Ayrıca Devlet, Cumhuriyet ve Liyakat Nişanları’ndaki Türkiye Cumhuriyeti (TC) ifadesi ve Atatürk kabartmasının çıkartılması ve çeşitli tarikat ve cemaat faaliyetlerine alenen ve resmi üniforma ile katılma cüreti gösteren Silahlı Kuvvetler personelinin görüntüleri de kaygı verici gelişmelerdir.

Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksek Okullarına giriş koşullarıyla ilgili yönetmelikte 'irticai ve bölücü görüşleri benimsememiş veya bu faaliyetlere karışmamış olmak' şartının kaldırılmasının, Atatürk ilke ve devrimlerinin, Atatürkçü Düşünce Sisteminin, Cumhuriyetin temel niteliklerine bağlılığın ve savunuculuğunun yapılmasının Harp Okullarına alınacak üniversite mezunlarıyla ve astsubaylarla ilgili eğitim yönergelerinden çıkarılmasının, TC ve Atatürk’ün nişanlardan çıkartılmasının Türk Ulusunun bağrındaki Atatürk ve Türk Ordusu sevgisini, Cumhuriyet ve devrimleri yıpratacak nitelikte olduğunu düşünüyoruz.

'Ey Millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz.

En doğru, en gerçek tarikat medeniyet tarikatıdır' diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkılmasını hedef alan, bu hedefe ulaşmak için akıl ve bilimin yol göstericiliğini benimseyen dinamik ve demokratik bir dünya görüşüdür.

Geri döndürülemeyecek bir güçle kendi yatağında akan Atatürkçü Düşünce Sisteminin durdurulması mümkün değildir.

Atatürk’ün gösterdiği yolda çağdaş eğitim almış bizlerin Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılığı tamdır.

Anayasamızın ilk 3 maddesinde yer alan Devletin yönetim biçimi, Cumhuriyetin nitelikleri, Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentine dair hükümlere sadakatle bağlıyız.

TSK’ya ilişkin yönetmelik ve yönergelerde, Devlet, Cumhuriyet ve Liyakat nişanlarında yapılan bu düzenleme faaliyetlerinin uygun olmadığını düşünüyor ve itiraz ediyoruz.

Anayasamızın Başlangıç kısmında hiçbir faaliyetin Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği açıkça yazmaktadır.

Bu nedenle bu düzenleme faaliyetlerinin yanlış olduğunun görülmesini ve korunma görmeden düzeltilmesini talep ediyoruz.

Bu düzenlemelerin sorumluluğunu sadece siyasilere yüklemek de doğru değildir.

Bu yanlışları bugünden görmek ve uyarmak her Türk vatandaşının görevidir.

Demokrasiye aşık olan Türk evlatları olarak son sözümüz; 'ATATÜRK’ten, Türkiye Cumhuriyeti’nden ve Cumhuriyet’in niteliklerinden vazgeçilmez'dir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

1976-1984 yılları arasında Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu’nda eğitim almış Deniz Aslanları
Alaettin SEVİM
Ali YÜCEYİĞİT
Atilla İhsan GÜLER
Aydın OKTAYKAN
Aykut Uğur TUNCA
Bayram Serdar ARDUÇ
Bülent TARIM
Cem KAÇAR
Cengiz KESOĞLU
Cengiz TOKER
Cüneyt KOŞU
Doğan ÇIRAKOĞLU
Eren Güneş KAYAN
Ergun YOLSEVER
Ertuğrul PEKER
Fatih KAYAKUZGUN
Gürkan PEKESİN
Hadi BAŞMAN
Hakan KARA
Hür AKTAŞ
Hüseyin HANÇER
İbrahim ÜNÜBOL
İsmet EREN
Kemal EGEMEN
Kenan ÇELİK
Levent ÇAM
Levent KURTOĞLU
Levent KUTLAY
Maruf BABAOĞLU
Mert YANIK
Mesut ÖZEL
Muhittin ÜNER
Nizam KAHRAMAN
Orhun KURAN
Ömer Lütfi ÖZCAN
Ömer Lütfi YILMAZ
Selçuk GÖKER
Semih BAŞMAN
Süleyman BAYRAMOĞLU
Turgut İPEK
Ümit ARTAR
Ümit METİN
Vecihi KAYIBOĞLU
Yalçın TAŞPINAR"
Yavuz Vural ATİLLA
Zafer ÇALIŞKAN"
93
GÜNCEL / Ynt: Emekli Amirallerin Bildirisi
« Son İleti Gönderen: Fatih 07 Nisan 2021, 14:16:45 »
Son bir kaç yüzyılda dünyada yaşanan büyük çalkantıların, sosyal patlamaların ve peşinden de iç savaş vari çatışmaların yaşandığı ülkelerin tamamında tek adama dayalı totaliter rejimler hüküm sürmektedir.
Türkiyedeki gidişat, Allah korusun, büyük sosyal çalkantıların çıkmasına çok elverişli.
Konuşmak, düşünmek, yanlışa yanlış demek, uyarmak, tavsiyede bulunmak, öğüt vermek vb. aklınıza ne gelirse her şey suç sayılıyor.
Buralara girip iki satır yazmaya bile çekiniyoruz.
Bırakın muhalefet etmeyi, iktidara alkış tutmayanlar bile düşman görülmekte.
Adalete olan inanç sıfıra inmiş durumda.
Yokluk, yoksulluk, eşitsizlik her yerde kol geziyor.
Daha binlerce sorun, sıkıntı...
Çözüme dair hiç bir gayret yok!
Millet iyiden iyiye bunaldı.
Bu gidişat iyi değil.
Allah encamımızı hayreylesin.

Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir.
94
GÜNCEL / Ynt: Emekli Amirallerin Bildirisi
« Son İleti Gönderen: Kurtkaya 07 Nisan 2021, 12:15:33 »
Türkiye gerçekleri!
Emekli Amiraller, boğazlarla ilgili konuşursa; darbeci.
Büyükelçiler, kanal İstanbul ile alakalı konuşursa; bozguncu.
Doktorlar, salgın hakkında konuşursa; bölücü.
Mimarlar odası, şehir planlamacıları, çevreciler, kanal hakkında konuşursa ; hain.
Öğrenciler, üniversite yönetimi hakkında konuşursa; terörist.
Muhalefet, yolsuzluk hakkında konuşursa; devlet düşmanı.
Barolar, adalet hakkında konuşursa; anarşist.
Ekonomistler, ekonomi hakkında konuşursa; Soros’cu.

Ayasofya imamı ise, her şeyi söyleyebilir.
Yaşasın demokrasi..!!

Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun!
95
GÜNCEL / Ynt: AHKAM KESEN YANCILAR, PAYANDACILAR, EYYAMCILAR!
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 07 Nisan 2021, 06:36:15 »
Yiğidin biri fena yaralanmış.
Yaralarını suyla tımar etmek için dere kıyısına inmiş
Bakmış kurbağanın biri durmadan vıraklıyor.
Ulan! demiş beni bu yaralar öldürmez ama senin şu vıraklaman yok mu?
Bu da o hesap!

Devir:
Milliyetsiz milliyetçiler,
Bir kısım ülküsüz ülkücüler,
Dikta yanlısı liberaller,
Din bilmez dinciler,
Ortadoks müslümanlar,
Halka yabancı yöneticiler,
Halktan uzak halkçılar,
AB-D den maaşlı marksistler,
Yobaz gazcısı ateistler,
Ruhsuz cesetler,
Kısacası türlü kavram kargaşalarının yaşandığı çapsız siyasetçiler devri.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
96
GÜNCEL / AHKAM KESEN YANCILAR, PAYANDACILAR, EYYAMCILAR!
« Son İleti Gönderen: Çağrıbey 06 Nisan 2021, 23:29:17 »
EY AHKAM KESEN YANCILAR, PAYANDACILAR, EYYAMCILAR!

Ülke ekonomisinin halini bildiğiniz halde susarsınız.

Döviz rekor seviyeye ulaşmış susarsınız.

Akaryakıt fiyatları uçmuş gitmiş sesiniz çıkmaz, susarsınız.

Sefalet, i̇şsizlik, açlık, çaresizlik almış başını gidiyor susarsınız.

Mutfakların yangını arş-ı âlâya yükseldi, mazlumun ve mağdurun feryat ve figanı yürekler yakıyor, yokluktan, yoksulluktan insanlar intihar ediyor, açlık çığlıkları yeri göğü inletiyor ama siz; duymaz, konuşmaz, susarsınız.

Türklük ayaklar altına alınmış susarsınız.

Ülkenin kurucusuna karşı aleni hakaretler yapılır, devlet madalyalarından resimleri çıkartılır siz susarsınız.

Çoğu kamu kurumundan TC kaldırılmış, İstiklal Marşı okunurken devlet erkanı ayağa kalkmıyor susuyorsunuz.

Türküm demekten gocunananlar, kırmızı çizgimiz dediğiniz, andımızı okutmuyor susuyorsunuz.

Atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyetine ağır hakaretler ediliyor susuyorsunuz.

Teröristlerle müzakere yapılıyor, terörist paçavraları başkent Ankara'nın göbeğinde dalgalanıyor susuyorsunuz.

Ege'de 18 tane adamız Yunanistan tarafından işgal edilmiş gıkınız çıkmıyor.

5 Milyon Suriyeli, yüzbinlerce Afgan, Sudanlı vb. demografik yapımızı bozmuş, bu şehir bizim deyip kendi ülkemizden bizim vatandaşlarımızı kovuyor susuyorsunuz.

Laiklik ortadan kaldırılmış, anayasayı, kanunları kimse takmıyor susuyorsunuz.

Devlet kadrolarında cemaatleşme devam ediyor, tarikatlar savaş çığırtkanlığı yapıp silahlanıyor susuyorsunuz.

Her türlü ihanet, rüşvet, yolsuzluk, rant, hırsızlık ayyuka çıkmış susuyorsunuz.

Yancılık ve payandalık yaptığınız yapının başındakiler hareketin liderine zürriyetsiz diyerek ahlaksız bir şekilde hakaret ediyorlar, bu hayasızlıktan herkes rahatsız oluyor ama  siz, sineye çekip, susmaya devam ediyorsunuz.

Ara sıra hiçbir yaptırım gücünüz olmamasına rağmen, sadece gündemi değiştirmek için, ortaya çıkıp laf olsun diye konuşmaya başlıyorsunuz.

Anayasa Mahkemesi kapatılsın, emekli amirallerin bildirisi nedeniyle maaşları kesilsin, rütbeleri sökülsün diye en yüksek avazdan bağırıyorsunuz.
 
Ama Türklüğe kasteden, devleti soyup soğana çeviren siyasal İslamcı yapılanmalara gıkınız çıkmıyor!
Üç maymunları oynuyorsunuz.
Gücünüz emeklilere yetiyor.

Ey eyyamcı, ahkamcı ve payandacı yancılar!

Önce fetöcüleri araştırmak üzere, çocuk istismarcılarına ve kadına karşı şiddete engel olmak için, tarikat ve cemaat yurdu adı altında insanları sömüren, taciz eden din istismarcıları için, devlet koltuklarında oturup devleti soyanlar için gereğini yapmak üzere meclis araştırma ve soruşturma komisyonları kurun.

Mecliste hangi konuların incelenmesi için heyet kurulmasına onay verdiniz?
Bir tane örnek verebilirirmisiniz?

Aslında sadece sizin suskunluğunuzu incelemek için heyet kurulmalıdır.

Hiç bilmezmisiniz; yaptığınız kadar yapmadıklarınızdan, konuştuğumuz kadar, konuşmadıklarınızdan da sorumlu ve vebal altında olacaksınız!

Susarak, sükut ederek tarih önünde affedillmeyecek suçların ortağı oldunuz.

Bilmezmisiniz, haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır!

Yanınızda yer almayan herkese zillet diyorsunuz, oysaki gerçekte yancılık ve payandalık zilletin ta kendisidir.

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla.
Çağrıbey.
97
GÜNCEL / Ynt: Türkiyeli Marksist Sol Üzerine...
« Son İleti Gönderen: Kurtkaya 06 Nisan 2021, 19:22:18 »
Bizde ki SOL anlayışı, Türk Düşmanlığı üzerine kurulu. Sözüm ona Sosyalizmin S'i bile yok bu GDO'larda. Siyasal İslâm anlayışını güdenlerde genetik yapı olarak çokta farklı değil tabii.
Türkiyeli marksist sol ile Türkiyeli siyasal İslamcılar amaç ve hedef olarak aynı ortak paydada yer alıyorlar.
Her iki kesimin de ortak ortak amaç ve hedefi Türk varlığını yok etmektir.
Sadece kullandıkları dil farklı.
Birisi hümanizm, eşitlik ve halkların kardeşliği safsatası üzerinde diğeri ise din kardeşliği ve ümmetçilik üzerinden edebiyat yapmaktadır.
Her ikisinin de vardığı yer aynıdır.
Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun!
98
GÜNCEL / Ynt: Emekli Amirallerin Bildirisi
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 06 Nisan 2021, 15:46:28 »
Onlarca üniversite, yüzlerce fakülte, binlerce hoca suskun ve korku içinde.
Televizyonların ve kargalarının %99 u beslemeye, biata dönüştü.
Gazetelerin %95 i tek yönlü, esas duruşta, iktidar borazanı.
Aydınlar, entellektüeller korkunç bir baskıyla konuşamıyor, yazamıyor.
Milyonlarca öğrenci Anayasal hakları ellerinden alınmış, konuşamıyor, yürüyemiyor bile.
Hakim, savcı topyekun adalet suskun, ezik ve bitik halde.
Asker ve emniyet emireri olmuş, meşru haklarını kullanamıyor bile.
Milyonlarca emekli, işçi, köylü, dar gelirli kuru ekmeğe muhtaç ve aciz durumda.
Kadın ve çocuklar, şiddet, baskı, gözdağı ile haklarını bile isteyemiyorlar.
Zengin, acımasızca talana, soyguna ve vurguna doymuyor.
Halk suskun, korkuyor, diyanet ve cemaatlerin manevi baskısı altında.
Adalet savaşçısı avukatlar sadece hukuku savunuyor, Baroları ve yasal hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor.
Hukukun dışında hiç kimseye biat etmeyen, adaletten ayrılmayan, mücadele eden çok az bir insan kaldı.

Yukarıda efkar-ı umuminin gerçeğini tasvir etmeye çalıştım.

Bu tablo, Türkiye'nin değil de; İran'ın, Uganda'nın, Kuzey Kore'nin tarifi gibi...

Ama maalesef, gerçek bu!
Bu böyle gitmemeli.
Masumların feryadı arşa değdi.
Mutfaklarda yangın var.
Gençlerimiz bu ülkede yaşamak istemiyor.

Sussan gönül razı değil, konuşsan darbeci ilan ediyorlar.
Demokrasi, rafa kaldırıldı.
İnsanlar gülemiyor, yaşama sevinci kalmadı.
Herkes endişeli ve korkuyla yaşıyor.

Kimse adalete güvenmiyor.
Ve hatta adalet diye bir kavrama bile inanmıyor, insanlarımız.

Bir ülke; açlıkla, yoklukla yıkılmaz ama, adaletsizlik yıkar, der Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi.

Masum ve mazlum dünya milletlerine ilham veren, güzelim ülkemiz, ne hale geldi?

Her şeye rağmen ümidimizi yitirmiş değiliz.
Küllerinden doğan bir tarihi tecrübemiz var.
Silkinip ayağa kalkacak ve bu kötü gidişe dur diyerek, makus talihimizi yeneceğiz.

Çünkü biz;
Türk Soyunun Gizli Gücüne İnanıyoruz!

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
99
GÜNCEL / Emekli Amirallerin Bildirisi
« Son İleti Gönderen: Çağrıbey 06 Nisan 2021, 15:08:50 »
Akp'sinin, vaktiyle, fetöcülere olan körlüğü, belli ki, şimdi başka cemaat ya da tarikatler için, devam ediyor.
Akp'sinin bundan kurtuluşuna dair umudumuz da yok.
Zira akp'si, sayısını bilemediğimiz kadar çok, akreple bir çuvala girmiş durumda.
Yaptığı şey; kendisini ısıran akrebi çuvaldan atmak.
Çuvaldan çıkmayı düşünmüyor, ya da istemiyor.

Emekli amirallerimizin yayımladığı bu bildirinin çarpıtılarak, akp'sinin gereksinim duyduğu, mağduriyete dayanak yapılacağı tahmin ediliyordu.
Nitekim yaptılarda.
Bu kadar hızlı ve şiddetli tepkiyle, mağduriyete dayanak yapması, akp'sinin kendi iç dünyalarında yaşadıkları bitmişlik, tükenmişlik psikolojinin dışavurumudur.
Akp'sinin gözden kaçırdığı şey ise; hiç bir mağduriyetin kendilerini kurtarmaya yetmeyeceğidir.
Zira evlerin mutfaklarından çıkan duman göğe direklendi.

Yönetim diyor ki;
Ülkemizin 600 milyar dolar dış borcu konuşulmasın,
İşsizliğin %30 olduğu, işi olanların da geçinemediği konuşulmasın,
Devletin kasasının ekside olduğu konuşulmasın,
Kadın cinayetleri konuşulmasın,
20'li yaşlarında lüx içinde kokain çeken obizdenciler konuşulmasın..
Aman konuşulmasın.

Emekli amirallerin bildirisi gündem değiştirmek ve darbe söylemleri üzerinden mağduriyet oluşturmak için gökte ararken yerde buldukları, kör istedi bir göz Allah verdi iki göz babından, bir fırsat ve can simidi oldu.

Akp'sinin kaybetme korkusu, bir kurt gibi, içlerini kemiriyor.
Bunca saldırganlık ve paniklerinin nedeni, iç dünyalarındaki, tükenmişliğin dışa vurumudur.
Bundan sonra hiç bir mağduriyet, akp'sinin varacağı, mukadder sonu değiştirmez.


Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla.
Çağrıbey.
100
Süleyman kuş dilini bilirmiş derler ya öyleymiş!

Günlerden bir gün bir serçe Süleyman makamına çıkıp, bir dervişin kendisine taş atıp kanadını kırdığından şikayet etmiş.
Bunun üzerine Süleyman:
- Be hey kuş! Sen de neden kaçmadın?
Diye sormuş.
Serçe cevaben:
- Üzerinde derviş hırkası vardı, bana zarar vermez diye onadan aldandım.
Demiş.

Süleyman Peygamber dervişten kuşun hakkını almak ve adaleti sağlamak için dervişin kolunun kırılmasına hükmetmiş.

Serçe bu karara itiraz etmiş!

-Onun kolunu kırmayın!
Sırtından hırkayı çıkartın!
Çünkü o hırkayla kandırıyor!


Demiş...

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana
Saygılarımla.
Çağrıbey
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]