Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
GÜNCEL / Ynt: Ya Karabağ Ya Ölüm
« Son İleti Gönderen: turania_25 29 Eylül 2020, 13:45:58 »
Azerbaycan Ordusu'ndan güzel haberler, bizi milletçe keyiflendiriyor. Tarihe damga vurmuş, dünyaya mühür işlemiş bir milletin mensubu olmak, ayrıca gurur verici bir durum. Görünen o ki, Türk'ün olan Karabağ, yine Türk'ün olacak, Türk imzası ile yine mühür vuracak!  :prbay
3
GÜNCEL / Ynt: Ya Karabağ Ya Ölüm
« Son İleti Gönderen: turania_25 28 Eylül 2020, 16:54:47 »
Türkiye'nin desteğini 'acizlenerek' ifade eden Harutyunyan;  ''Rusya bize savaş uçağı desteği veriyor, İran'dan da tam destek aldığını'' neden demez bu alçaklar!

Düşmanın bile namert yada barbarı ile uğraşmak...

İki devlet tek millet; Türkiye - Azerbaycan!
4
GÜNCEL / Ynt: Ya Karabağ Ya Ölüm
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 28 Eylül 2020, 13:41:20 »

Ermeni yöneticilerin ciyaklaya ciyaklaya verdikleri demeçler doğrudan doğruya Türkiye'nin fiilen savaşa dahil olduğu dogrultudadır.


Dağlık Karabağ’ın sözde lideri Arayik Harutyunyan’dan itiraf gibi açıklama geldi.

“F-16 VE TÜRK İHA’LAR KULLANILIYOR”

Harutyunyan, “Karabağ’ın güneyindeki tüm pozisyonları kaybettik. Düzinelerce ölümüz ve yarılarımız var. Azerbaycan F-16 ve Türk İHA Bayraktar kullanıyor. Azerbaycan yalnız değil, Türkiye de var” diye konuştu.

Kaynak: Sözcü Gazetesi
5
GÜNCEL / Ynt: Ya Karabağ Ya Ölüm
« Son İleti Gönderen: turania_25 28 Eylül 2020, 12:36:06 »
Soysuz, hadsiz, alçak İran ve kahpe Rusya, Ermeni'ye açıktan destek veriyor ve Rusya, savaş uçağı yardımı ile işe el atıyor adeta.
Bu bir tehdit, bu bir Türkiye'ye ''aba altından sopa göstermek'' değil de nedir?
 
6
GÜNCEL / Ynt: Ya Karabağ Ya Ölüm
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 28 Eylül 2020, 11:17:41 »

Bu olayları tek bir pencereden; Libya'dan, Suriye'den ve özellikle Doğu Akdeniz'den ayırmadan değerlendirmemek gerek.


Gelişmeleri doğru okumak gerekir.
Kafkaslarda cereyan eden ve Ermenistan'ın saldırganlığıyla tırmanan olayların asıl nedeni alıntı yaptığım satırlarda zikredilen husustur. Suriye, Libya ve Akdenizin doğusunda Türkiye'ye karşı mevzi kaybeden emperyalistler, Türkiye'nin başına gaileler açarak anılan bölgelerde kendi hakimiyet ve emperyalist amaçlarını gerçekleştirmek istemekteler.
İşin gerçek faili Rusya, Fransa ve ADB'dir. İran'ın öteden beri ermenileri alenen desteklediği de işin bir başka boyutudur.
Katil ermenilerin Azerbaycan'a ait Dağlık Karabağı işgal etmeleri ve Hocalı'da soykırım yapmalarını takip eden süreçte bu sorunu barışçıl (!) yollarla çözmek üzere 1992 yılında kurulan MİNSK grubu ABD, Fransa ve Rusya'dan oluşmaktadır. Kuruluşu üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili arpa boyu kadar bile yol alınmamıştır.
Anılan ülkeler bırakın sorunu çözmeyi durumu daha da tırmandırarak, akıllarınca, Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar.
Ermeni işgali altındaki Türk yurtları müzakere filanla değil, askeri güçle ancak alınabilir. Karabağ müzakereyle mi ermenilerin işgaline maruz kalmış ki müzakereyle Azerbaycan'a iade edilsin? Bunlar oyalama ve durumu kabullendirme taktiklerinden başka bir şey değildir.
Ermeni yöneticilerin ciyaklaya ciyaklaya verdikleri demeçler doğrudan doğruya Türkiye'nin fiilen savaşa dahil olduğu dogrultudadır.
Türkiye harici baskılara boyun eğmeden hem diplomatik ve hem de askeri olarak yapılması gerekenleri yaparak bu sorunu ebediyen çözmekle yükümlüdür.
KKTC bunun yaşayan örneğidir. Türkiye 1974 de gerekeni yaptı ve rumlar ve bilcümle rum severler 46 yıldır ciyaklayıp duruyor. Oysaki Kuzey Kıbrıs'ta Türk devleti bile kuruldu. Tanınmıyormuș. Varsın tanınmasın. Gün gelir, şartlar olgunlaşır, tanınır da.
Dağlık Karabağ sorununda da Kıbrıs'taki uygulama gibi askeri harekat yapılarak, mübarek Türk yurtları ermenilerin habis varlığından temizlenmelidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir millet, iki devlet sözlerini tekrarlaması takdire şayandır.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
TTK.
7
GÜNCEL / Ynt: Ya Karabağ Ya Ölüm
« Son İleti Gönderen: [Hun Türk] 28 Eylül 2020, 00:36:19 »
Rahmetli Osman Öcal Ağabeğimizin şiiri aklıma geldi.


Rus'un metresi soysuz Ermeni tohumu yine kaşındı. Bu olayları tek bir pencereden; Libya'dan, Suriye'den ve özellikle Doğu Akdeniz'den ayırmadan değerlendirmemek gerek. Zira Ermeni'nin her hangi bir havlama cesaretine bile giremeyeceğini biliyoruz.

8
İnsanlık tarihinde cereyan eden bütün buhran, acı, katliam ve benzeri felaketlerin kurgulayıcısı ve faili siyasal dincilerdir.
Museviliği, yahudiliğe ve akabinde siyonizme çevirip insanlığa her türlü pisliği ve alçaklığı reva gören zihniyet siyasal Museviliktir.
Hz. İsa peygamberin öğretilerilerini emperyalist sömürgeci bir karektere dönüştüğü haçlılık siyasal Hristiyanlıktır.
Muazzez kitabımız ve kutlu rehberimiz Hz. Muhammet peygamberi istismar ederek, İslamiyet'in; cahilliğin, terörün, vahşetin, tembelliğin, sapıklığın kaynağı gibi görülmesi ve algılanmasının yegane sebebi gerici ve yobaz tarikat ve cemaat yapılanmaları ve bunun düşünsel ve fikri omurgası olan siyasal İslamcılıktır.
İnsanlık bir dönem alenen ve fiilen, şimdilerde de örtülü olarak siyasal yahudiliğin, devamında Hristiyan olmayan ve özellikle de Müslümanlara yaşam hakkı tanımayan, sömürgeci, soykırımcı ve emperyalist haçlılık olan siyasal Hrisriyanlığın, şimdi de Yaradan'a şirk koşarca, peygambere muhalefet ederce davranan yobaz ve gerici siyasal İslamcıların pençesi altında inim inim inlemektedir.
Din Yaradan'la kul arasında kaldığı, kişilerin vicdanlarına hitap ettiği müddetçe kişi oğullarına ve topluma huzur, barış ve sükunet vermektedir. Din ne zaman siyasi bir karektere büründürüldüyse insanda ve toplumda ne huzur, ne güven, ne mutluluk, ne barış, ne de iyiye güzele dair bir şey kalmamıştır.
Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!

TTK.
9
GÜNCEL / Ynt: Kobani bahane, provokasyon şahane!
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 27 Eylül 2020, 10:29:08 »

Ancak; CHP'nin bitmek, tükenmek bilmeyen, "Hardcore Aşk" yaşadığı PKK'dan neden vaz geçemiyor.


Baykal'a yapılan kaset operasyonuyla KILIÇTAROĞLU ve ekibine teslim edilen CHP'nin izlemesi gereken politika kürtçülük merkezli olarak kurgulanmıştı. Çünkü AÇILIM SÜRECİ adlı kürtlere özerklik verilmesi sonucuna varacak süreç ve bunlarla eş zamanlı olarak çıkartılan BÜYÜKSEHIR YASASI tümüyle fetö kurgusudur.
Yani şu anki CHP yönetimi fetö operasyonlarının sonunda oluşmuş bir fetö meyvesidir. CHP yönetimi buna itiraz eder ancak gerçek bundan ibarettir.
Kılıçtaroğlu parti üst yönetimini, hdp-pkk yöneticilerini aratmayacak kadar kürtçü kürtlere doldurmuștur. CHP nin kürt aşkını böyle okumak gerekir.


Dikkat edin sırf AKP'ye sözde muhalefetlik adına Kürt Ayaklanmalarına psikolojik kalkan görevini yapıp olayı romantikleşme peşindeler.


Bir şeyin aslı ile benzeri çok farklı şeylerdir. Çoğu insanımız işte bu noktada ciddi bir yanılgıya düşüyor.
Muhalefet etmekle, muhalefet ediyormuş gibi görünmek tam da CHP yi tanımlayan gerçek resmin ifadesidir.
CHP gerçekten muhalefet etmiş olsaydı bu gün akp'si adlı bir parti, bırakın iktidarda olmayı, esamisi bile unutulmuş olurdu.
Türkiye'de tezgahlanan kurguya göre akp'si iktidar, chp'si ana muhalefet mhp'si de koltuk değneği ya da stepne durumundadır.
Yönetim iktidar ve muhalefet olarak siyasi konjonktürde bir bütündür. Chp'si nin yaptığı muhalefet bütünüyle kayıkçı kavgasından ibarettir.
İktidar muhalefetten, muhalefet iktidardan beslenerek varlıklarını muhafaza ediyor.
Türkiye'de sorun iktidar veya muhalefet sorunu değildir.
Sorun sistem sorunudur.
Sorun kuruluş  çizgisinden uzaklaşmak suretiyle bizi var eden değerlerinden mahrum kalma sorunudur.
Sorun Türk Milletinin bekasıdır.

Ortalık yerde sergilenen tiyatrolarla "cambaza bak cambaza" oyunuyla millet görmesi gerekeni değil, gösterileni görmekte ve bu kısır döngü içerisinde kaçınılmaz sonunu hazırlamaktadır.
Sayet bir mucize olup da gidişat tersyüz edilmezse bunun sonu felakettir, yok oluştur!

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
TTK.
10
GÜNCEL / Ynt: Kobani bahane, provokasyon şahane!
« Son İleti Gönderen: [Hun Türk] 26 Eylül 2020, 23:45:13 »
Şimdi yine farklı ısıtıyorlar. Artık alıştık sonradan bazı noktaların üstüne gidilmesine de.. Geç kalınmış olması ayrı bir tartışma konusu, aynı diğer başlıklarda olduğu gibi.

Ancak; CHP'nin bitmek, tükenmek bilmeyen, "Hardcore Aşk" yaşadığı PKK'dan neden vaz geçemiyor. İçinde ki o sözüm ona ulusalcı tabaka sessiz bu tür konularda. Dikkat edin sırf AKP'ye sözde muhalefetlik adına Kürt Ayaklanmalarına psikolojik kalkan görevini yapıp olayı romantikleşme peşindeler. Özellikle Youtube gibi plâtformlarda aşırı derece Fettulahçı yapımlarla beraber hareket etmektedirler.

 "Kürt Ayaklanma" provasının yıl dönümleri fazla. PKK savunucusu olmak için, fazla genç Özgür Özel aşırı heyacan içinde. İnsanın mide bulantısı bunları gördükçe kabarmakta. Bunlarla aynı oksijeni kullanıyor olmamız bile bunlar için ayrı bir şans.

Oksijen ısrafı sadece..


Kendini uydurulmuş düşünce sistemi, Atatürkçülük/Kemalist düşüncede olduğunu sanan Türk Gençleri! *

Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün son noktası!

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!


* ATATÜRKÇÜLÜK MESELESİ-I

* ATATÜRKÇÜLÜK EDEBİYATI-II
Sayfa: [1] 2 3 ... 10