Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10
21
SOYDAŞLARIMIZIN UĞRAŞLARI / Ynt: Şiir-Süveyda
« Son İleti Gönderen: Çağrıbey 18 Eylül 2020, 15:09:41 »

Bu yılın Mayıs ayı başında kansere yenik düşerek, gencecik yaşında, uçmağa varan Türkçü kardeşimiz, Gökbörü Türkçüler Derneği İstanbul kurucularından ve yöneticilerinden olan, aynı zamanda Otağımızda da AĞASAR kullanıcı adıyla yazan; kalem, şiir ve gönül ehli Onur Kutlu Öztürk'ün de "Sûveydâ" temalı şiir ve sözleri vardı.
Bu vesileyle, şu mübarek seher vaktinde, aziz kardeşim Onur Kutlu ÖZTÜRK'ü rahmet, sevgi ve özlemle yad etmiş olalım.
Ruhu şad, durağı; Teñğri Dağları ve Türk Uçmağı olsun!


Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.
                             H. Nihal Atsız


Uçmağa varıșıyla can ocağımıza ateş düşüren dünya ve ahiret kardeşim Onur Kutlu ÖZTÜRK'ün ruhu şad, durağı Türk Uçmağı olsun!
Ölüm hayatın en büyük gerçeğidir. Bu gerçek her faniye ulaşacaktır.
Kimine er, kimine geç.
Onur kardeşimize er vakit uğradı ölüm meleği.
Kalbimizde yaşatacak, davasının takipçisi olarak ruhunu şad edeceğiz.
Milletimiz, davamız sağolsun.

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana...
Saygılarımla.
Çağrıbey.

22
GÜNCEL / Ynt: TÜRKİYE - Yunanistan
« Son İleti Gönderen: Çağrıbey 18 Eylül 2020, 14:55:03 »
Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
'Çanakkale' ufkunda, 'Sakarya' toprağında.


            Uluğ Bilge ATSIZ

Yunanistan'a haddi bildirilmelidir. Haddini çoktan aştı.
Camii duvarına pisleyen köpek gibi tepelenmelidir.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!

TTK.

Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
Onu bütün gücünle vuracaksın çağında.
Savaş... Bunun tadını ey Türk sen bulamazsın,
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...

Helenin gayr-ı meşru çocukları akılları sıra bir kaç ayak oyunuyla, arkasına Almanya'yı, Fransa'yı vs. alarak, kuyruk acılı Mısır kiptilerinin șakșaklari eşliğinde Türkiye'ye diz çöktüreceklerini sanıyorlar.
Helen piçi Yunan hav hav ederek sahibinin sesi olmaktan öteye elinden bir şey gelmez.
Vakitli vakitsiz havlayan köpeğin sesini kesmek gerekir.
Kılıçlar kınlarından çıkmalı, varsa, eksik kalmış hesaplar görülmelidir.

Ne Mutlu Türk doğup Türk gibi yaşayana...
Saygılarımla.
Çağrıbey.
23
GÜNCEL / Ynt: TÜRKİYE - Yunanistan
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 17 Eylül 2020, 18:14:30 »
Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
'Çanakkale' ufkunda, 'Sakarya' toprağında.


            Uluğ Bilge ATSIZ

Yunanistan'a haddi bildirilmelidir. Haddini çoktan aştı.
Camii duvarına pisleyen köpek gibi tepelenmelidir.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!

TTK.
24
GÜNCEL / Ynt: TÜRKİYE - Yunanistan
« Son İleti Gönderen: turania_25 17 Eylül 2020, 18:06:13 »
Hun Türk andam, cümlelerinize katılmakla beraber, her şeyimizi siyasi olarak halletmeye çalıştıkça bataklığa saplanır olduk. Askeri gücü kullanacak olan siyasi bir iradeye değil de, gösteriye müsait bir yönetimle karşı karşıyayız.

Dileğimiz odur ki, Yunan'a diş bilemek değil, diş göstermek, kaçınılmaz bir hal almıştır.

Birilerinin piyonu olan, bu kendini bilmezlere gereken cevabı vermekte sorun yaşayacağız, gibi bir hisse kapılmıyor değil insan.
25
GÜNCEL / Ynt: TÜRKİYE - Yunanistan
« Son İleti Gönderen: [Hun Türk] 17 Eylül 2020, 17:57:45 »
Çatışma ile Askeri güç aynı anlama geliyor bence.

Bizler yıllarca -ki özellikle Osmanlı buna aşırı dahil- hep masa da kaybetmişiz. Yıllarca Yunanistan gibi ortalık malı devletler sırtlarını Batı dediğimiz güçlere dayadıkça, savaş alanından kaçan ama masaya da hemen oturmak isteyenler yüzünden hep sıkıntılı günler geçirmişizdir.

Yunan'ın yaptığı klasik durum. Ortalığı galeyane getirip, masa da kazanmak. Malesef siyasi güç bunda diplomasi adına bu kahpe ülkenin, soyu bozuk Yunan milletinin istediklerini yerine getirmemeliyiz. Oruç Reis'in Antalya Limanına çekilmiş olması hoş değil.

Sonuç olarak, diplomasi de kazanamayız. Bizim yanımızda üç-beş devlet var. Onlarda anca kendilerine yetiyor. Masaya oturduğunda bir şeylerde vermelisin.

Tek yol Askeri Güç'tür. Onu da planlı ve etkili yapmak gerek.
26
GÜNCEL / TÜRKİYE - Yunanistan
« Son İleti Gönderen: turania_25 17 Eylül 2020, 15:47:08 »
Türk'ün Gücünü Göreceksiniz! sözü bile yetecektir Yunan'a!
27
SOYDAŞLARIMIZIN UĞRAŞLARI / Şiir-Güvenmek
« Son İleti Gönderen: Abbas Karakaya Bozkurt 17 Eylül 2020, 08:54:22 »
Hayat Bu Kimin Mert Kimin Namert
Kimin Derman Kimin Dert
Olduğunu Bilemezsin
Öyle Bir İz Bırakır Ki
Ömrün Bitse Silemezsin

Silemezsin İzi Kalır
İçinde Bir Sızı Kalır
Çoğu Gitse Azı Kalır
Kim Dost Düşman Bilemezsin

Güvenirsin Çeker Dara
Bakmaz Vara Bakmaz Yoka
Merdiveni İne Çıka
Sesin Çıkmaz Diyemezsin

Heba Olur Senelerin
Geri Dönmez Gidenlerin
Seni Senden Edenlerin
Hesabını Göremezsin

Güvenirsin İnanırsın
İnsansın İnsan Sanırsın
Yavşak Çıkar Anlamazsın
Kimyasını Sezemezsin

Abbas Karakaya Bozkurt
   (TAMGA)




28
SOYDAŞLARIMIZIN UĞRAŞLARI / Ynt: Şiir-Süveyda
« Son İleti Gönderen: Abbas Karakaya Bozkurt 16 Eylül 2020, 16:41:50 »
Onur Kutlu Öztürk Kandaşım Şahsen Tanımasam Da Uçmağa Vardığını Sosyal Medyadan Duymuştum Bu Guzel Dörtlüğü Ona İstinaden Yazmıştım Aziz Ruhuna Hitap Olsun Ruhu Şad Mekanı Tanrı Dağı Olsun...

Esenlikler Dilerim
29
ANDIMIZDIR TÜRK BİRLİĞİ: NE YAPMALI?

Peyami Safa’nın Tercüman’da yayınlanan 9 Kasım 1959 tarihli ‘Maarifimizin Geçirdiği Buhran ‘ yazısında yer alan ‘Mücadelesiz hayat, buhransız mücadele olmaz.” (Safa, 2008, s. 145) sözü, 21. yüzyılın Türk Çağı olması için çalışan gençlere rehber olan sözlerdendir. Ekonomik kriz, kadın cinayetleri, pedofili vakaları, doğa katliamı ve salgın hastalıkla boğuştumuz bu çağda, üretken gençlerin varlığını bilmek Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere Türk Dünyası’nın yetimliğinin son bulacağına dair umutlarımı diri tutuyor. Peki bu yetimliği sonlandırmak için ne yapmalıyız?
2020-2021 Eğitim Öğretim Yılında Türk Dünyasından Türkiye Cumhuriyeti’ne okumak için gelen öğrencilerin Türk Birliğine Bakışları konusunda proje yürüteceğim. Eğitim öğretim yılı başlamadığından henüz soru hazırlamakla uğraşıyorum. Görüşme yapacağım kurum ve kuruluşlar sayesinde çalışmamın Türk dünyası’nın geleceği için önemli bir boşluğu dolduracağını düşünüyorum. Okulamalarım ve araştırmalarım sonucunda fark ettiğim bazı eksiklikleri sizlerle paylaşmak isterim. Önereceğim 6 maddeden bazıları devlet politikalarıyla (°) bazıları ise bizlerin atacağı adımlarla (•) gerçekleşecektir.
1 – ORTAK ALFABE°•
26 Şubat 1926 – 5 Mart 1926 tarihleri arasında Bakü’de gerçekleşen BİRİNCİ TÜRKOLOJİ KURULTAYI’NDA Latin alfabesine geçiş, katılan delegelerin büyük bir kısmı tarafından kabul edildi.
Kurultaya katılan delegelerden Umar Aliyev, kabul edilecek ortak alfabenin özelliklerini:
● Herhangi bir fenom için tek bir damga (harf) kullanılmalı.
● Bu damga Latin harfli olmalı.
● Rusça harfler kullanılmamalı.
● Yerel dile yabancı olan sesler için ayrı bir harf eklenmeli (özellikle Rusçaya özgü sesler için).
● Aynı ses için birden çok harf kullanılmamalı (Arapça’da olduğu gibi).
● Harf üstü işaretlerden kaçınılmalı.
● Bir ses için çift harflerden kaçınılmalı.
● Yumuşak, kalın, uzun ünlü sesler için özel işaretlerden kaçınılmalı.
şeklinde belirtmiştir ( Kocaoğlu, 2017: s. 59).
18-20 Kasım 1991 tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde gerçekleşen Türk dünyasında ortak dil ve alfabe sempozyumlarından birincisinde 34 Harfli Ortak Alfabe (a, b, c, ç, d, e, ä, f, g, ğ, h, x, ı, i, j, k, q, l, m, n, ñ, o, ö, p, r, s, ş, t, u, ü, v, w, y, z) kabul edildi (Rustamov, 2017, s. 81).
Alfabe değişikliği devlet politikaları ile ilgili olsa da ortak alfabe meselesi hakkında okumalar yaparak yazdığımız şiirleri, yazıları, çıkardığımız matbuatları Türk dünyası ortak Latin alfabesi ile yayınlamalıyız. Başlangıçta yazmakta zorlansak da okumalarımız ve pratikler sayesinde zamanla daha kolaylaşacaktır. “Bizler ortak alfabeyle yazsak ne değişir?” demeyin. Haykırışlarınızın Tuva’dan, Hakasya’dan, Kazakistan’dan okunmasını istemez misiniz? Ben isterim. Bu yüzden de ortak alfabe kullanarak kısa yazılar yazmaya başlıyorum. Gelin hep beraber 2020 yılı bitmeden yazılarımızı Türk dünyası ortak Latin alfabesi ile yazalım.
2- ORTAK MEDYA•
Kimilerinin “deccal” dediği internet sayesinde birbirimizden haberdar oluyor, düşüncelerimizi paylaşıyor, gündemdeki olaylara karşı tepkimizi sıcağı sıcağına veriyoruz. Akademik belgelere, fotoğraflara, baskısı biten kitapların pdflerine internet sayesinde ‘bir tıkla’ erişebiliyoruz.
Rumeli’ndeki, Gagauzya’daki bir Türk neden Kazakistan’daki Özbekistan’daki soydaşının derdinden haberdar olmasın? Eş zamanlı bir Doğu Türkistan eyleminin dünya çapındaki yankısını düşünebiliyor musunuz? Aynı göğü paylaştığımız, kilometrelerce ötemizdeki soydaşlarımızın hislerini aktardıkları dizeleri okumak istemez miyiz? Bu ve bu gibi sorulara cevabınız olumluysa ortak medya fikrime de olumlu bakacağınıza eminim. Şiir, makale, deneme, karikatür, müzik, kitap önerileri ve aklınıza gelebilecek her alandan bilgilerin olduğu, fikirlerimizi paylaştığımız ortak bir medya oluşturacağız. Bu medyada da ortak Latin alfabesi kullanacağız. Ortak alfabeye geçiş aşamasına kadar, sitedeki haberleri bilgileri Türk Cumhuriyetlerinde kullanılan alfabeler ile yayınlayacağız. Bu konuda, öncelikle Türk dünyasından ülkemize okumak için gelen öğrencilerle sonra da Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatı bölümü okuyan öğrencilerle iş birliği yapacağız. Uruslaşan, asimileyi özümsemiş gençler var. Onları kazanmak için ortak medya fikri güzel bir fırsat.
3- ORTAK MATBUAT•
Hazırlayacağımız matbuatta da ortak Latin alfabesi kullanacağız. Matbuat kelimesini, başlangıçta internet üzerinden yayınlanacak derginin/gazetenin önümüzdeki süreçte, tıpkı İsmail Gaspıralı’nın Tercüman Gazetesi gibi, Türk dünyasında eş zamanlı basılacağını düşündüğüm için kullanmak istedim. Ortak bir matbuat hazırlamak için öncelikle Türk dünyasındaki fikri mücadeleleri iyi bilmemiz gerekiyor.
Hem Sovyetler dönemindeki hem de Sovyetlerin dağılışından sonraki Türk Dünyası Bağımsızlık Mücadelelerini en az o coğrafyada yaşayan Türkler kadar iyi bilmeliyiz.
Ne kadar okursak okuyalım o dönemleri ve sonuçlarını yaşamadığımız için bilgileri aktarmamız eksik kalır. Haberlerin ve bilgilerin ilk ağızdan anlatılması gerektiği gerçeğini göz önüne alarak Kırım-Tatar Sürgünü’nü okumalarımla ne kadar anlatsam da medyada/matbuatta yazan Kırım Tatar Türk’ü arkadaşımız bu sürgünü ve etkilerini ilk ağızdan anlatacaktır. Başka bir örnek vermem gerekirse Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye girmesinin nedenlerini ve sonuçlarını yaşayan Azerbaycan Türk’ü bu konuyu gerçeğe daha yakın olarak anlatacaktır. Bu örnekler ile anlatmak istediğim, Türk dünyası ortak medya sayesinde konuları hem ilk ağızdan öğrenmiş olacağız hem de birbirimizle bilgi alışverişi yaparak eksiklerimizi kavrayacak, atacağımız adımları ise daha iyi analiz etme şansımız olacak.
4 – YOUTUBE KANALI•
Kimi zaman yemek tarifi öğrendiğimiz, kimi zaman boş vakitlerimizde gezindiğimiz Youtube’un hayatımızdaki yerini inkâr edemeyiz. Belgeseller, vloglar, müzikler derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Belli bir izlenmenin üzerine geçildiği zaman para kazandığımız bu sosyal mecrada da faaliyet göstermeliyiz. Hem maddi kaynak olması için hem de Turan Eller başta olmak üzere dünyaya sesimizi duyurmak için Youtube kanalı açmalıyız. Bilgilendirici konular, ders anlatımları, soru cevaplar, röportajlar, kitap önerileri, açık oturumlar vb. birçok konuda videolar çekmeliyiz.
5 – KONUŞTUĞUMUZ LEHÇE HARİÇ EN AZ 1 TÜRK LEHÇESİ ÖĞRENMEK•
Türk Lehçeleri konusundaki eksikliğimiz hepimizin bildiği bir gerçek. Bu yazıyı okuyan kişi eğer Oğuz Türkçesi konuşuyorsa Oğuz Türkçesi grubundaki lehçeleri anlayabilir ancak Kazak Türkçesi’ni anlamakta zorlanabilir. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği okuyan bir Türk genci olarak söylemek isterim ki her Türk gencinin konuştuğu lehçe hariç en az 1 Türk lehçesi öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum. Hem tanışmak, sohbet etmek hem çeviri yapmak hem de diplomasi alanında faaliyet göstermek için lehçe bilgimizin olması gerek. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki mevcut üniversitelerde Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümü okuyan öğrencilerin vereceği derslerle, birlikte öğrenip ileriki zamanlarda birlikte öğretebiliriz. Türk Dili ile ilgilenen arkadaşlarımızla iletişime geçerek lehçe öğrenimimizi hızlandırabiliriz. Burada dikkat etmemiz gereken mesele, lehçelerin seçim aşamasıdır. Örneğin 100 kişilik ekipte 80 kişi Kazakça’yı seçip diğer lehçelere 20 kişi kalırsa hataya düşeriz. Tabii ki lehçe öğreniminde sınırlama yok. Bu konuda bir şeyler üretmek isteyen gençlerimiz istedikleri kadar lehçe öğrenebilirler. Söylemek istediğim, fikri mücadelemizi sürdüreceğim ortak medyalarda her Türk Lehçesinden yazılar olmasıdır.
6- KÜTÜPHANELERDE SÖZLÜK/GRAMER KİTAPLARI BULUNDURMAK•
5. maddede anlattığım gibi Türk lehçelerini öğrenmek için ilk aşama sözlük ve gramer kitapları almaktır. İkinci aşama, öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi yani konuşmaktır. Bir dili/lehçeyi kağıt üzerinde öğrenme ne kadar etkili olursa olsun sahada bu dile dair çalışmalar yapmazsak -konuşmak, okumak, pratik yapmak- öğrendiklerimizi de unuturuz. Öğrendiğimiz lehçelerle yazılmış kitapları, yazıları okuyarak ve her gün en az yarım saat o lehçede konuşarak bilgilerimizi sağlamlaştırmış oluruz. Aslında bir dili nasıl öğrenmeniz gerekiyorsa aynı adımları lehçe öğrenirken de uygulamamız gerekir. Sorularınız olursa paylaşın hep birlikte çözüm bulalım. Sözlerime İsmail Gaspıralı’nın yolumuzu aydınlatan “Dilde, Fikirde, İşte Birlik.” düşüncesiyle son verirken atacağımız her adımın Türk Dünyası için kutlu olacağını biliyor ve yeni çalışmalara yöneliyorum. Esen kalın.
Selin ÖZGÜL
Editör: Merve Vural
| KAYNAKÇA |
KOCAOĞLU, Timur. 2017. “Türk Ülkelerinde Ortak Türk Latin Alfabesinin Onaylanması Konusundaki Son Gelişmeler ve Çözüm Arayışları” Türk Dünyasında Ortak Alfabe: Uygulamalar, Arayışlar, Teknikler İçinde, İstanbul: Ötüken Neşriyat.
RUSTAMOV, Rıfat, 2017. “Ortak Türkçe’nin Oluşumunda Ortak Alfabenin Yeri.” Türk Dünyasında Ortak Alfabe- Uygulamalar, Arayışlar, Teknikler içinde, 85-86. İstanbul: Ötüken Neşriyat.
SAFA, Peyami, “Eğitim, Gençlik, Üniversite”, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2018...
30
SOYDAŞLARIMIZIN UĞRAŞLARI / Ynt: Şiir-Süveyda
« Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam 16 Eylül 2020, 06:25:14 »
Dinle Beni Süveyda Yeryüzünde Dardayım
İnsanlık Kir İçinde Kılıç Gibi Kındayım
Bir Söz Söyleme Bana Anlatılmaz Sırdayım
Türklük Oyuncak Olmuş Hainin Ellerinde
Sevdamı Kavuruyor Zemheri Yellerinde

Lügatlerde SÜVEYDÂ

Alıntı
( ﺳﻮﻳﺪﺍﺀ– ﺳﻮﻳﺪﺍ) i. (Ar. sevād “siyahlık, karartı”dan suveydā’)
1. tasavvuf. Kendisiyle, mümin kalbine tecellî eden Cenâbıhakk’ın müşâhede edildiği ve kalbin tam ortasında bulunduğu kabul edilen siyah nokta, insan varlığında ilâhî tecellînin odak noktası: Süveydâya hayâl-i tal’atin cânâ sığıştırmış / Gönül bir zerreye mihr-i cihân-ârâ sığıştırmış (Fıtnat Hanım). Sevdân ile zindedir süveydâ / Rûh-i dil-i nâ-tüvânım oldu (Muallim Nâci’den). Müminin kalbi Tanrı’nın tecellî ettiği yerdir, Tanrı onunla bilinir; bu noktaya süveydâ derler (Ali N. Tarlan).
2. mec. Kalpte gizlenen günah.
3. bota. Tohumun içindeki embriyonu çevreleyen ve gelişinceye kadar beslenmesini sağlayan kısmı, besi dokusu.
ѻ Süveydâ-i kalb – Süveydâü’l-kalb:
1. Kalbin ortasındaki bütün damarların birleştiği kara nokta, sevâd-ı kalb.
2. tasavvuf. Kalpte rûhun ve hayâtın merkezi olduğu kabul edilen nokta.

Alıntı
Süveyda yürekte siyah bir noktadır ki, insanın tüm varlığının hakikati oradadır. Bu öyle bir özdür ki maddi ve uhrevi alemin tümünü kuşatır. Nasıl ki bir meyvenin çekirdeğinde kendi ağacı toplu bir şekilde mevcut ise aynı şekilde bu süveyda adı verilen noktada da bütün kainat bir öz şeklinde mevcuttur. Aslında suveyda için gönül noktası dense yeridir.
Zira ilahi namenin nüshası gönüldür. Sırların taşıyıcısı gönüldür. Bu itibarla her kim ki kendi gönlüne girmiştir, su ve toprak zahmetinden kurtulup can ve gönül sohbetini bulmuştur.


Türk Dil Kurumu sözlüğünde süveyda:

Alıntı
(süveyda:), Arapça suveydā
1. isim, eskimiş Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek.

2. isim, eskimiş, mecaz Kalpteki gizli günah.


Ve Onur Kutlu ÖZTÜRK kardeşimizin bilge kaleminden Sûveyda'nın tarifi:

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10