Gönderen Konu: Mustafa Kemal Atatürk: Bir Kılıç Ustası  (Okunma sayısı 794 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Serdar Yıldırım

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
Mustafa Kemal Atatürk: Bir Kılıç Ustası
« : 21 Ekim 2019, 11:54:51 »

Harp Akademisi'nde derslerden arta kalan zamanlarda sporla uğraşırdık. Jimnastik, koşu ve eskrim favori sporlardı. Eskrimde ilk yıl hariç, epe, flöre ve kılıç müsabakalarında birinciliği kimseye kaptırmadım. Okulda her ay eskrim müsabakaları düzenlenirdi. Bu müsabakalarda birinci olmak için, yoğun çaba sarf ederdik. Devletimiz savaşlardan fırsat bulup da uluslararası yarışmalara katılamıyordu.

Almanların flörede Dünya Şampiyonu olmuş sporcusu Hans'a benim adımı söylemişler. İstanbul Harp Akademisi'nde Mustafa Kemal Bey var. Acar bir eskrimciymiş. Üç dalda şampiyonmuş. Sen onu yenemezsin, demişler. Geldi, beni buldu. Flörede karşılaştık. Alman çok hızlıydı. Karşımdayken bir anda içeri giriyor, bana kılıcıyla dokunmaya çalışıyor fakat ben ani bir refleksle hamlesini karşıladığımda benim hamle yapmama fırsat bırakmadan geri çekiliyordu. Bir an için bile olsa gözümü kırpmama izin vermiyordu. Alman'ın bileğinin hakkıyla Dünya Şampiyonu olduğuna kaniydim. Ama ben de şu son Dünya Şampiyonası'na katılabilseydim, belki bu Alman'la finalde karşılaşırdım. Kendi kendime, final maçı bu, dedim. Haydi, Mustafa Kemal, sen onu yenersin.

Alman'ın rakiplerini müsabaka başlar başlamaz, ilk dakikada sürklase ettiğini biliyordum ama benim de dirençli ve yenilgi kabul etmez bir yapım vardır. Devamlı olarak Almanca bir şeyler söylüyordu. Anladığım kadarıyla, söyledikleri beni tehdit eden bir boyuta ulaşmıştı. Ben de çok iyi bildiğim Fransızcayla tehditvari konuşunca Alman'ın hareketlerinin yavaşladığını fark ettim. Belli ki yorulmaya başlamıştı. Yine Fransızca olarak, bak ben Türküm, ama önümde diz çökeceksin, dedim. Bu cümle Alman'ı bitiren son konuşma oldu. Peş peşe sayı alarak Alman'ı perişan ettim.

Ben Dünya Şampiyonuyum, bu gezegende kimse karşımda duramaz, diyen Alman yenilmişti. Benimle tokalaşmadan, başı önde sahadan yenik ayrıldı. Sonradan ilk gemiyle memleketine döndüğünü öğrendim. İntihar teşebbüsünde bulunmuş ama kurtarmışlar.

Alıntı

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1804
    • http://www.hunturk.net
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk: Bir Kılıç Ustası
« Yanıtla #1 : 23 Ekim 2019, 12:04:05 »

Harp Akademisi'nde derslerden arta kalan zamanlarda sporla uğraşırdık. Jimnastik, koşu ve eskrim favori sporlardı. Eskrimde ilk yıl hariç, epe, flöre ve kılıç müsabakalarında birinciliği kimseye kaptırmadım. Okulda her ay eskrim müsabakaları düzenlenirdi. Bu müsabakalarda birinci olmak için, yoğun çaba sarf ederdik. Devletimiz savaşlardan fırsat bulup da uluslararası yarışmalara katılamıyordu.

Almanların flörede Dünya Şampiyonu olmuş sporcusu Hans'a benim adımı söylemişler. İstanbul Harp Akademisi'nde Mustafa Kemal Bey var. Acar bir eskrimciymiş. Üç dalda şampiyonmuş. Sen onu yenemezsin, demişler. Geldi, beni buldu. Flörede karşılaştık. Alman çok hızlıydı. Karşımdayken bir anda içeri giriyor, bana kılıcıyla dokunmaya çalışıyor fakat ben ani bir refleksle hamlesini karşıladığımda benim hamle yapmama fırsat bırakmadan geri çekiliyordu. Bir an için bile olsa gözümü kırpmama izin vermiyordu. Alman'ın bileğinin hakkıyla Dünya Şampiyonu olduğuna kaniydim. Ama ben de şu son Dünya Şampiyonası'na katılabilseydim, belki bu Alman'la finalde karşılaşırdım. Kendi kendime, final maçı bu, dedim. Haydi, Mustafa Kemal, sen onu yenersin.

Alman'ın rakiplerini müsabaka başlar başlamaz, ilk dakikada sürklase ettiğini biliyordum ama benim de dirençli ve yenilgi kabul etmez bir yapım vardır. Devamlı olarak Almanca bir şeyler söylüyordu. Anladığım kadarıyla, söyledikleri beni tehdit eden bir boyuta ulaşmıştı. Ben de çok iyi bildiğim Fransızcayla tehditvari konuşunca Alman'ın hareketlerinin yavaşladığını fark ettim. Belli ki yorulmaya başlamıştı. Yine Fransızca olarak, bak ben Türküm, ama önümde diz çökeceksin, dedim. Bu cümle Alman'ı bitiren son konuşma oldu. Peş peşe sayı alarak Alman'ı perişan ettim.

Ben Dünya Şampiyonuyum, bu gezegende kimse karşımda duramaz, diyen Alman yenilmişti. Benimle tokalaşmadan, başı önde sahadan yenik ayrıldı. Sonradan ilk gemiyle memleketine döndüğünü öğrendim. İntihar teşebbüsünde bulunmuş ama kurtarmışlar.

Alıntı

Esenlikler Serdar Yıldırım,
Gökbörülerin otağı Huntürk'e hoşgeldiniz!
Güzel paylaşımınız ve bu paylaşımınız vesilesiyle Kutlu Başbuğumuz Atatürk'ün, toplum tarafından pek bilinmeyen bir özellik ve dehasının daha çok kişi tarafından bilinmesine aracılık ettiğiniz için sağolun, varolun!

Gazi Başbuğumuz bir vecizesinde;
Türk çocuğu Atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
buyurmaktadır.
Bizlerde paylaştığınız bu yazıyla; Ulu Atamızı daha iyi tanımış ve kendimizde var olan büyük işler yapma güç ve iradesini daha da pekiştirmiş ve güçlendirmiş olduk.
Başbuğ Atatürk, birilerinin sandığı ve söylediği gibi, yalnızca başarılı bir askerden ibaret değildir. Atatürk her alanda emsalsiz bir deha ve uygulama becerisine sahip, aşılması çok zor, başarılı bir örnektir.

Atatürk, Türk Tarihi’ne büyük önem verdi. O, Türk milliyetçiliği görüşüne dayanan bir millî tarih anlayışını benimsedi. Atatürk, bu görüşünü "büyük devletler kuran Atalarımız büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur "ve" Türk çocuğu Atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır." sözleriyle dile getirmiştir.

Ulu Başbuğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletine millî bir heyecan verip onu haysiyet ve vakarına kavuştururken, uyguladığı devrimlerinin yanında bir millî tarih şuuru da vermeyi becermiş ve bu noktada büyük bir örnek teşkil eden müstesna bir model oluşturmuştur.
Biz buna Türk Aydınlanması diyoruz.

Bugün hepimize düşen görev, her Türk gencinin öncelikli ödev ve görevi milli tarih bilinci ile yetişip, bir ferdi olmanın en büyük şeref olduğu Türk Milletine ve kendisine güven duymasını sağlamaktır.

İletimizi Kutlu Başbuğumuzun bir kaç sözüyle taçlandırarak tamamlamış olalım.

Büyük ölümlere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

Kutlu Başbuğumuz Atatürk ve Türklük uğruna taş üstüne taş koyarak bile olsa Türklüğe hizmet etmiş bütün Türk Ulularını sonsuz saygı, şükran ve rahmetle analım.

TTK.
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Serdar Yıldırım

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk: Bir Kılıç Ustası
« Yanıtla #2 : 23 Ekim 2019, 18:43:30 »
Selamlar.
Mesaj yazmak yürekliliğini gösterdiğiniz için, gönülden teşekkür ederim. Mesajınızı okudum. Her kelimesinin altına imzamı atarım. Paylaşmak istedim. Paylaştım da. Bazı face gruplarında paylaştım. Siz de benim paylaşımlarımı izinsiz paylaşabilirsiniz. Atatürk, Mu Kıtası'nı araştırmak için, bir görevli göndermişti. Ama sonuçlara ulaşmaya ömrü yetmedi. Türk öylesine büyüktür ki, her zorluğun üstesinden gelir. Daima başarılı olur. Ben Cumhuriyet Tarihi'ni Ve Atatürk'ü şu son 30 yıldır araştırdım ve ilk insanların Türk olduğu sonucuna ulaştım. Yani Adem İle Havva Türk'tü. Bunun için, bir dörtlük şiir bile yazmıştım. Sağlıklı ve mutlu kalın.