Gönderen Konu: Kürde Fırsat Verilmesin  (Okunma sayısı 15213 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ER

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 31
    • ELÇİBEY
Kürde Fırsat Verilmesin
« : 27 Ekim 2011, 15:24:23 »
İbreti alem olsun,
Tüm dünya bunu duysun
Can alınsın baş kopsun
Kürde fırsat verilmesin

Beyinciği idrak etsin
Aklını başa devşirsin
Kelle alınsın, kol kesilsin
Kürde fırsat verilmesin

Üstüne bombalar yağsın
Şimşek çaksın gök gürlesin
Soysuzlar altında kalsın,
Kürde fırsat verilmesin

Hain ininde vurulsun,
Tel örülsün set çekilsin
Yumruğun üstünde olsun,
Kürde fırsat verilmesin

İnanma hiç bir sözüne,
Duyamasın işitmesin
Şüphe getirme özüne,
Kürde fırsat verilmesin

Büyük milletin evladı,
Bir soysuza dilenmesin
Asın İmralıdaki şeytanı,
Kürde fırsat verilmesin

Kılıç kuşansın ordumuz,
Irak yurduna girilsin
Çapulcudan yok korkumuz,
Kürde fırsat verilmesin

Zerre acı duyulmasın,
Topluca imha edilsin
Türkeline sokulmasın,
Kürde fırsat verilmesin
Taş kırılır tunç erir ama Türklük ebedidir.

Çevrimdışı Akçura

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 18
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #1 : 28 Kasım 2011, 15:12:34 »
Biz Hitler'in torunları mıyız, Stalin'in mi, yoksa Mussolini'nin mi? Türk ırkını her şeyden üstün görüyor olmamız diğer ırklara kin besliyoruz anlamına gelmez. Binlerce yıldır karşımıza çıkan her etnik döküntüyü bozguna uğrattık, lakin hiçbirinin çoluk çocuğuna, karısına, kızına kastetmedik, topyekün katliam yapmadık! Onlar yaptılar. Çünkü biz Türk'tük, onlar değildi. Biz sadece karşımıza çıkabilecek kadar cesarete sahip olan eli silah tutan adama haddini bildirdik. Eğer şimdi imha edelim topyekün zihniyetini takınırsak Apo denen itten ne farkımız kalır? Türk ırkçısı, atasına yaraşır evlat olmak zorundadır. Atasının yapmadığını kendisine reva gören Türk ırkçısı filan olamaz!
Akçura'nun yoldaşları, Mustafa Kemal'in askerleriz!

Çevrimdışı ER

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 31
    • ELÇİBEY
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #2 : 28 Kasım 2011, 19:59:42 »
Biz Hitler'in torunları mıyız, Stalin'in mi, yoksa Mussolini'nin mi? Türk ırkını her şeyden üstün görüyor olmamız diğer ırklara kin besliyoruz anlamına gelmez. Binlerce yıldır karşımıza çıkan her etnik döküntüyü bozguna uğrattık, lakin hiçbirinin çoluk çocuğuna, karısına, kızına kastetmedik, topyekün katliam yapmadık! Onlar yaptılar. Çünkü biz Türk'tük, onlar değildi. Biz sadece karşımıza çıkabilecek kadar cesarete sahip olan eli silah tutan adama haddini bildirdik. Eğer şimdi imha edelim topyekün zihniyetini takınırsak Apo denen itten ne farkımız kalır? Türk ırkçısı, atasına yaraşır evlat olmak zorundadır. Atasının yapmadığını kendisine reva gören Türk ırkçısı filan olamaz!

Hayır kin beslemiyoruz. Hepsini kardeşimiz olarak görüyoruz, Babam ve Oğlum'daki gibi kocaman açıyoruz kollarımızı, hepimiz kardeşiz diye ve ardından Mahsun'dan dağlar oy oy parçası eşliğinde Türküler söylüyoruz. Önce şehidin ailesine taziye ziyaretinde bulunup sonra teröristin ailesine gidiyoruz. Ne de olsa onun ailesi de bu vatanın evladı değil mi? İşte bizim gibi faşistler hep ortalığı bulandıran, ne güzel kardeş kardeş yaşıyoruz.
Yukarıdaki şiiri 24 şehit verdiğimiz saatlerde yazmıştım. Arkasındayım her zaman savunduğum fikirlerin. Doğacak her kürt çocuğu hangi şartlarda ve nerede doğarsa doğsun potansiyel teröristtir. Kanının gereğini yapacaktır. İyi kürt kötü kürt diye bir ayrım yoktur. Mahmut Esat Bey'in de dediği gibi Türk olmayanların bu ülkede hiç bir hakkı yoktur. Onlar sadece kölelik yapabilirler. Fazlasını istedikleri zaman gereğini yerine getirmezseniz böyle şehitler vermeye devam eder dururuz. Kardeşlik masalları söyler ve iyisi de var kötüsü de var diye ayrım yaparsanız başımıza gelenlerin tekrarından başka şey olmaz.
Taş kırılır tunç erir ama Türklük ebedidir.

Çevrimdışı Akçura

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 18
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #3 : 28 Kasım 2011, 20:09:33 »
Kimseyle kardeş flan değiliz. Hele tarihi, ne olduğu belli olmayan bir Kürt'le asla bir değiliz. Kürtlük bilincine sahip ve Kürtçülüğe yatkın biri tabiki de tehlikedir ve yeri geldiği zaman gereği yapılır. Ama Kürtlüğünü ön plana çıkarmayan Kürt kökenli birine kin beslemek için neden yok. Evet, Türkiye'de her hak Türk'ündür. Özellikle yönetme hakkı. Ama tehlike yaratmayacak kadar aciz çoluk çocuğa, kadına kıza kin beslemek de pek akıllı işi olmasa gerek.
Akçura'nun yoldaşları, Mustafa Kemal'in askerleriz!

Çevrimdışı ER

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 31
    • ELÇİBEY
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #4 : 28 Kasım 2011, 21:01:25 »

Peki sayın Akçura o it dediğin apo da bir zamanlar çocuktu. Bugün dağlarda dolaşan binlerce terörist te çocuktu, mecliste fink atan vekilleri de çocuktu, kadın tüccarı, uyuşturucu satıcısı, kaçakçısı, mafyası bunların hepsi bir zamanlar çocuktu. Kafasını ezmek için hepsinin büyümesi mi bekleyelim? Ben ateşi harladım sen kazanı getir demiyorum zaten. Çözümün nedir onu söyle.
Beş bin nüfuslu ilçeden kalkan terörist cenazesine elli bin kişi katılıyor. Bunlara demokratik hak mı diyelim, yoksa teröristin tabutunu taşıyan da teröristtir mi diyelim?
Taş kırılır tunç erir ama Türklük ebedidir.

Çevrimdışı Akçura

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 18
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #5 : 29 Kasım 2011, 06:52:34 »
Peki sayın Akçura o it dediğin apo da bir zamanlar çocuktu. Bugün dağlarda dolaşan binlerce terörist te çocuktu, mecliste fink atan vekilleri de çocuktu, kadın tüccarı, uyuşturucu satıcısı, kaçakçısı, mafyası bunların hepsi bir zamanlar çocuktu. Kafasını ezmek için hepsinin büyümesi mi bekleyelim? Ben ateşi harladım sen kazanı getir demiyorum zaten. Çözümün nedir onu söyle.
Beş bin nüfuslu ilçeden kalkan terörist cenazesine elli bin kişi katılıyor. Bunlara demokratik hak mı diyelim, yoksa teröristin tabutunu taşıyan da teröristtir mi diyelim?

Bence çözüm katliyam değil mübadeledir. Kuzey Irak'ta onca Türkmen soydaşımız var. Irak'la anlaşlılıp al kürtleri, ver Türkmenler'i politikasını uygulayabiliriz.
Akçura'nun yoldaşları, Mustafa Kemal'in askerleriz!

Çevrimdışı samedkadir

  • Yasakli
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 8
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #6 : 11 Mart 2012, 18:52:20 »
Kürt Sorunu, Yok Kürt İstilası var. Soydaşlarım  KÜRT uyduyrma bir tarihle meydana çıkıp bizim tarihimizin üstüne çöken etnik bir gruptur. Kardeşimiz dediğiniz kişilere sorarsanız onlar 10.000 yıldır biz burdayız diyerek sizi şaşkınlığa çevirecek ve TÜRK'lerin Kürtlerden önce bu topraklarda olduğunu iddia edeceklerdir, ediyorlarda. Kürt profesörler, ve Kürt aydınlarından bir kişi bizim soyumuz TÜRK'lerden geliyor demez. Kürtler TÜRK'lerin bir kolu/boyu olduğunu avrupadan gelen araştırmacılar bile söylerken Amerika-İsrail-Rusya'lı profesörler siyasetçiler ise Kürtlerin Bizim Atamız olduğunu iddaa ediyor. Kimse kusura bakmasın ama babasına ben senin babanım diyen bir kardeş olmaz !

Çevrimdışı motun yabgu

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1566
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #7 : 11 Mart 2012, 22:31:25 »
Kürtler TÜRK'lerin bir kolu/boyu olduğunu avrupadan gelen araştırmacılar bile söylerken


                 Sen bu sacmaliga inaniyormusun ? Nerde yaziyor itin kürtün Türk boyu oldugu ?
ÜZE TENGRI TEMÜR CIDA OKLAR BIRLE BIR BULUT

  BASBUGUMUZ TANRIKUTTUR TANRIKUTTUR

                       TANRIKUT.

Çevrimdışı Antepli Bozkurt

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 540
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #8 : 11 Mart 2012, 23:27:19 »
Alıntı bir yazı konuyu büyük ölçüde açıklıyor

’Osmanlının yıkılma süreciyle birlikte, Türkler tarihin en büyük soykırımına tabi tutuldular. Mora Yarımadası, Bosna Hersek, Makedonya, Romanya, Bulgaristan, Girit, Batı Trakya, Kırım, Kafkasya, Musul, Kerkük, Halep başta olmak üzere, Osmanlı topraklarında yaşayan ve Batılıların o zamanlar tek bir kelimeyle Türkiye olarak nitelendirdikleri coğrafyada, 10 milyonun üzerinde Türk katledildi, etnik temizliğe uğradı ve zorla göç ettirildi.
Türklerin son kalesi ve sığınağı olarak Anadolu kaldıktan sonra, nihai hesaplaşma başladı. Artık Batı, Türkleri tamamen tarih sahnesinden silmek ve kutsal topraklar olarak gördükleri Anadolu’yu son bir Haçlı Seferiyle ele geçirmek istiyordu. 1919′da başlatılan isyanla Mustafa Kemal önderliğindeki Türk ulusu, son kaleyi kurtardı ve Haçlıları bozguna uğrattı. Ancak bu dava Batı için asla kapanmadı.
Tam 150 yıldır Batı emperyalizmi, bilinen bütün güçleri ile, bir Krt ulusu ve K.rdistan yaratmak için çalışıyor. Bu süreç bugün de devam ediyor. Türklüğe vurulacak son darbe için, Türkleri Anadolu’dan atmak için başlatılan bir ameliyat ve deneye tanık oluyoruz.
Batı, Anadolu’ya el koymak için sahte bir ulus yaratmaya çalışıyor. Tamamen laboratuar şartlarında, adeta Frankenstein nasıl yapay bir insan, daha doğrusu canavar yarattıysa, Anadolu’da Türklüğe karşı yeni bir ulus, yapay bir şekilde, yaratılmak isteniyor.
Büyük Helen ve Ermenistan davaları başarısız olunca, 150 yıllık K.rt yaratma davası daha da alevlendi. K.rtler, Anadolu’da Türklere karşı kullanılacak yegane kuklalar olarak, Batı’nın gözünde, olağanüstü önem kazandılar.
Ancak 150 hatta 200 yıllık çaba bir türlü sonuç vermedi. Batı, ne yaparsa yapsın, aşiretten millet yaratamadı. Bir K.rtçe oluşturamadılar. Aşiret yığınlarına vatan bulamadılar. Onlara tarih yaratamadılar.
Sonunda, tıpkı Frankenstein’ın canavarı gibi, bir hilkat garibesi çıktı ortaya. Aşiretler yığınından oluşan milyonlarca kukla…
Aynı kuklalar gibi onları oynatan el bıraktığında yere yığılıveren kimliksiz, kültürsüz, dilsiz bez parçaları…
1 milyon km kareden fazla alanda hak iddia eden ama ne atası, ne kökü, ne de bu topraklarda bir tarihi olmayan sahte bir ulus, kullanılan büyük bir güruh…
Köksüz ağaç olur mu?
Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun açığa çıkardığı gerçek
Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun “Türk Yurdu Anadolu: Ermeni, Yunan ve K.rt İddialarına Yanıtlar” isimli son eserinde, ayakta tutulmak istenen bu köksüz ağaca ve K.rt tarih tezlerine büyük darbeler vuran, çok önemli ve tarihi gerçekler bulunmaktadır.
Amacımız bu kitabı tanıtmak değil çünkü bu kitapla ilgili belki 100 makale yazılabilir. Bu kitaptan sadece ve sadece K.rtlerin ataları ile ilgili tezlere büyüteç tutacağız. Çünkü bir ulusun bir toprak üzerinde hak iddia edebilmesi için atalarının o topraklarda tarihsel varlığı, mirası ve hakkı olması şarttır. Çulhaoğlu K.rtlerin değil atalarının bu topraklarda hak sahibi olması, herhangi bir atasının bile tarihte izine rastlanamadığını çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
Kitabın en güçlü yanı kaynakçasının, Türk tarihçileri ve tarihsel metinleri değil, bizzat K.rtlerin, azılı K.rtçülerin ve K.rdolojinin kurucusu Batılı yazarların eserlerinin olmasıdır. Kitapta bizzat Kürtçülerin tezleri ele alınmakta ve K.rtlerin kendi metinlerinde bile bir tarih ve tarihsel ata yaratamamaları olgusuna dikkat çekilmektedir.
Bu yüzden Çulhaoğlu’nun eseri çok güçlüdür. Çünkü kitap bir Türkün K.rtçülere itirazı veya polemiği olarak tanımlanamaz. Kitap nesnel bir araştırmacının K.rt tarih tezlerinin ilk kaynaklarına inerek tutarsızlıklar yığınını objektif bir değerlendirmeyle ortaya sürmesidir. Ve sonuçta K.rt tarih tezinin tüm temel metinleri irdelenince ulaşılan tek bir sonuç vardır; bizzat K.rtler, K.rtçüler ve Batılı K.rdologlar tarih içinde K.rdü ve K.rtlerin herhangi bir atasını bulamamaktadır.
Çulhaoğlu’na göre zaten amaç K.rt yaratmaktan çok, tarihteki ve bugünkü Türk’ü yok etmektir. Çulhaoğlu, tarihteki ilk K.rdologlardan, ilk K.rt tarihi olduğu iddia edilen Şerefname’nin çeviricisi ve Rus Ordusunda paralı askerlik yapan Fransız yazar Charmoy’un Şerefname’ye 1864′te yazdığı önsözden alıntı yapmakta ve K.rt tarihinin Türklere saldırmak için uydurulduğu gerçeğine işaret etmektedir:
“Ayrıca yalnızca yıkıcı dehalarıyla ve kana susamış, yağmacı ordularının ayakları altında ezilen bütün ülkelere uyguladıkları kıyımlarla bilinen uluslar da vardır: Attila komutasındaki Hunlar ile ünlü fatihleri Cengiz Han ve Batu önderliğinde muzaffer olarak geçtikleri geniş topraklarda kanlı izler bırakan Moğollar ve Tatarlar böyle uluslardı. Öte yandan, bu kötü üne sahip olmadan, savaşçı dehalarıyla ve onlara birçok Asya ve Afrika ülkesini yönetme onuru kazandıran bazı büyük komutanlarının yiğitlikleriyle ayrıcalıklı bir yer edinen uluslar da vardı; Kürtler böyleydi işte.”
Şerefname’de K.rt yok
Peki Asya ve Afrika’yı yöneten, “savaşçı” ama “barbar olmayan” K.rtler kimdir?
Hangi ülkeleri kurmuş ve yönetmiştir?
İşte bu sorunun yanıtı ne 500 sayfalık Şerefname’de ne de kitabı 1500 sayfalık kendi eki ve “açıklamasıyla” yayınlayan Charmoy’da var.
Hatta öyle garip bir durum var ki ortada K.rt tarihinin ilk ve en önemli kaynağı ilan edilen Şerefname’nin orjinal metninde bir tane K.rt kelimesi bile geçmiyor.
Dahası var. Kitap K.rtçe değil.
Dahası var Şerefhan’ın kendisi kendine K.rt demiyor.
Charmoy’un kitabı Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rus sömürgecilerin işgal ettiği Türk topraklarından ele geçirdikleri, 16.yüzyılda Osmanlı’nın Bitlis’teki yöneticisi Şerefhan’ın kitabının çarpıtılmış hali. Şerefhan kitapta “Ekrad taifesi”nin tarihini anlatıyor.

Ancak Charmoy’un çevirisi ve yeni basımlarda “K.rt ulusunun tarihi” olarak başlık atılıyor.
Ekrad el çabukluğuyla K.rde, taife de ulusa dönüştürülüyor.
Bundan sonrası kolay…
Ekrad kelimesinin görüldüğü her yere K.rt yazın, alın size tarihte yeni bir halk…
İddiaya göre Ekrad, K.rdün Arapça çoğul hali… İyi de bir kelimenin tekil hali yani K.rt neden bir kez olsun metinlerde geçmez de hep çoğul hali karşımıza çıkar.
Oysa hem Şerefname, hem de dönemin Osmanlı, Fars ve Arap metinleri Ekrad’ın K.rdün çoğulu olmadığını, tersine tüm halklar için kullanılan ve göçebe anlamına gelen bir kelime olduğunu ispat ediyor.
 “ekrad-ı aşayir”, “ekrad-ı Türkman”, “ekrad yörükanı taifesi”, “Türkman ekradı yörükanı taifesi” v.s…
Düşünsenize “Türkmen K.rtleri” diye bir tanım olabilir mi?
Nitekim AB’nin en önemli Kürdologlarından Hollandalı Bruinessen bile Arap ve Osmanlı metinlerindeki bu gerçeğe işaret edip “Ekrad-ı Arap” gibi ifadelerin ekrad kelimesinin etnik K.rtlükle bir bağlantısı olmayabileceğine kanıt sunduğunu itiraf etmektedir.
Ancak Kürtçü tarihte tek bir yerde bile K.rt kelimesine rastlayamadığı için türlü türlü kelimelerden K.rt türetmektedir. Tıpkı bir Türk filmindeki babasız çocuk gibi:
“Amca size baba diyebilir miyim?”
Şerefname’nin kaynağı Dede Korkut
Dahası var!
K.rtlerin K.rt tarihinin atası dedikleri Şerefhan’ın kitabında K.rtler (ekrad) için iki olası kökenden bahsedilmektedir.
Birinci iddia K.rtlerin şeytanın çocukları olabilecekleri yönündedir. Hatta Hz. Muhammed güya bu özelliklerinden dolayı K.rtlere lanet okumuştur.
Ne kadar bilimsel bir iddia değil mi?
Tarihte Kürdün kökenini ararken bulabildiğimiz cinler, periler, şeytanlardan başkası olmuyor.
Acaba K.rtlere böylesine hakaret eden Şerefhan bugün K.rtçülerin kendisine K.rt tarihinin atası dediğini bilseydi ne yapardı?
Bitmedi!
Çulhaoğlu’nun ortaya çıkardığı çok önemli bir gerçek daha var. Bizzat Şerefhan K.rtlerin kökenine ilişkin ikinci bir iddia atıyor ve diyor ki, K.rtler Oğuz Türklerinden gelmektedir. Oğuz Han’ın torunu Boğdoz K.rtlerin atasıdır.
İnanılmaz değil mi?

K.rtçülerin meşhur atası Şerefhan K.rtlere “siz Oğuzsunuz” diyor.
Ve işin en komik yanı “en önemli tarihsel metnimiz” dedikleri Şerefname’yi günümüz Türkçesine çevirirken K.rtçüler Oğuzlardan geldikleriyle ilgili bölümü sansürlüyorlar. Ancak şeytanlardan geldikleri bölüme dokunmuyorlar. Onlara göre ataları şeytan bile olabilir  :-D :evil:
Şerefname K.rt tarihi değil. Kitap aslında bir intihal… Üç esas kaynağı var. Arap tarihçi Mesudi’nin yazdıkları. 11.yüzyılda Fars şair Firdevsi’nin yazdığı Fars tarihi Şehname ve yine aynı tarihlerde kaleme alınmakla beraber binlerce yıllık Dedem Korkut hikayeleri…
Dolayısıyla K.rtlere buradan bir ata çıkmadığı gibi çıka çıka Fars  kökleri çıkıyor.
Örneğin bugün K.rtçülerin ulusal efsane ilan ettikleri Demirci Kava, bir Fars efsanesi ve Şehname’den alıntı…
Şerefname’de anlatılan diğer öykü ve efsaneler ise Dedem Korkut’tan alıntı yani K.rtçüler milli tarih adına Şerefname’yi hatmederken bilmeden Türklerin ve Türk boylarının tarihini öğreniyorlar.
K.rdologların bitmeyen çilesi
K.rtlerin atasızlığı ve köksüzlüğü Batılı K.rdologların en büyük çilesi…
Bu konuda K.rdolojinin kurucuları olarak bilinen Rus Minorsky ve Nikitine örnek olarak verilebilir. K.rdoloji dediğimize bakmayın bu ikisi ne tarihçi, ne arkeolog ne de dil bilimcidir. Bu isimler Çarlık Rusya’sında dışişlerinde görevli ajanlardır. Nikitine elinde kese kese altın, Osmanlı’ya isyan etmeleri için K.rt aşiretlerine dağıtan bir askeri görevlidir. İşte Türk tarihini resmi tarih diye eleştiren K.rtlerin tarihi böylelerince yazılmıştır.
Ancak Batılı K.rt efsanesini yaratırken sürekli duvara toslamaktadır. Çünkü tarihsel bir kaynak asla bulamamaktadırlar. Bu sorundan bunalan Minorsky bakın ne demektedir:
“Böylece Arap yayılmasının başladığı dönemde Kurd deyimi İranlı ya da İranlılaştırılmış aşiretler karışımını belirtmek için kullanılıyordu… K.rtlerin kökeni sorununun çözümünde K.rt gelenekleri ve İslam kaynakları yeterli olmamaktadır… Bilimsel araştırmalar K.rt adıyla örtülen bir tabaka altında birçok eski kavmin varlığını ortaya çıkaracaktır.”
Aynı Minorsky bugün Türkiye’de kendilerine K.rt denen en biyik iki topluluğun Zaza ve Gurmançilerin K.rtlükle alakasızlığını itiraf etmektedir:
“XX. yüzyılda K.rtler arasında, bu kavime bağlı olmayan İranlı bir öğenin (Guran-Zaza topluluğu) varlığı ortaya çıktı.”
Demek ki maksat Türkiye’de K.rt yaratıp bunları K. Irak’takilere bağlamaktı.
Tarihte K.rt yaratmak isteyen Batılı, bu sefer aslında sadece dağlık bölge anlamına gelen Kürdistan kelimesinin izine düşmekte ancak yine çaresiz kalmaktadır. Bakın Massignon ne diyor:
“K.rt sorunuyla ilgilenen birçok uzman yıllardır bu konularda düzenli bir incelemeye girişmiş olmakla birlikte, K.rdistan’ın neresi olduğu daha kesin olarak bilinmemektedir.”
K.rtlerin atasızlığı ve köksüzlüğü Batılı K.rdologların en büyük çilesi…
Bu konuda Kürdolojinin kurucuları olarak bilinen Rus Minorsky ve Nikitine örnek olarak verilebilir. K.rdoloji dediğimize bakmayın bu ikisi ne tarihçi, ne arkeolog ne de dil bilimcidir. Bu isimler Çarlık Rusya’sında dışişlerinde görevli ajanlardır. İşte Türk tarihini resmi tarih diye eleştiren K.rtlerin tarihi böylelerince yazılmıştır. Izady’nin tezleri diğer K.rdolglarınkinden farklı olarak Amerikan emperyalizminin aceleciliğiyle açıklanabilecek bir çocuksuluk ve uydurukçuluk içeriyor. Izady hiç diğer K.rdologlar gibi kasmıyor. Tarihte K.rtlere ata filan aramıyor, direk mağara insanına ve hatta maymunlara gidiyor:
“Esasen K.rt yaşamının kimi izleri,  Erbil şehrinin kuzeydoğusunda bulunan Şanidar Mağaralarında yaşayan insanlar tarafından 50 bin yıl önce icra edilen gömme törenlerine de gider.” Oysa 50 bin yıl önce daha ortada bugünkü insan soyu olan Homo Sapiensler bile yok. Sapıtan K.rtçü tarihte kendine bir ata bulamayınca maymunlara sarılıyor.
Doğal olarak insan maymundan geldiği için herkes K.rt…
K.rtler hakkında ciltler dolusu kitap yazan Nikitine de K.rtlerin kökeni konusuda biçare kalmakta ve sonunda şunu itiraf etmektedir:
“K.rtlerin kökeni çok tartışmalı bir sorundur ve yukarıda özetlediklerimize oranla çok daha doyurucu sonuçlara varmak için bu konuda daha bir yığın çaba gereklidir.”
Sovyetler Birliği’nin K.rt tarihi yaratması için görevlendirilen Ermeni yazar Lazarev de ne arkeolojinin ne de dil biliminin K.rtlerin atalarıyla ilgili bir ipucu veremediğini itiraf etmektedir:
“Bunun asıl nedeni, güvenilir, özellikle güvenilir yazılı kaynakların bulunmayışıdır. Arkeologlarca elde edilmiş olan maddi kültür kaynakları, bir kere çok az sayıdadır, ikincisi, çeşitli ve çoğu kez çelişik yorumlara yol açmaktadırlar. Dolaylı (etnografik, lingüistik ve diğerleri) kaynaklar, çok değişik versiyonludur ve kimi zaman yeteri kadar inandırıcı değildir.”
Bu kadar basit! “İnandırıcı değildir” sözü her şeyi özetliyor. Bugün başta teröristbaşı olmak üzere K.rtçüler Medler’den Karduklara, Sümerlerden Asurlara kadar K.rtlere ata yaratmaktadır.
Kanıt ne?
Hiç!
Beyefendilerin keyfi ne isterse o gün K.rdün atası o kavim oluyor.
Bu zihniyete iki yanıt verilebilir: Nazikçe “inandırıcı değil” ya da daha doğrudan “ufak at da kuşlar da yesin…”
CIA ajanı Izady K.rtleri “piçleştiriyor”
Çulhaoğlu çalışmasında en son olarak Kuzey Iraklı Kürt kökenli Izady’nin tezlerini ele alıyor.
İşin ilginci kitapları yine K.rtçe değil çünkü Izady K.rtçe bilmiyor. Dahası kitapları en çok Türkçe basılıyor çünkü Izady’e göre K.rtlerin anlayabilmesi için bu şart.
Komediye bakın! Aynı Izady daha kendine bir dil bile yaratamayan bu tayfayı insanlık medeniyetinin en eski ve kurucu halkı ilan ediyor.
Izady’nin tezleri diğer K.rdolglarınkinden farklı olarak Amerikan emperyalizminin aceleciliğiyle açıklanabilecek bir çocuksuluk ve uydurukçuluk içeriyor. 200 yıl boyunca Kürt tarihi yaratılamadı. Baba ve oğul Bush bunu bekleyecek değildi ya! Bu yüzden tarih bilimi açısından Izady tam bir fütursuzluk örneği sergiliyor. Eğer tarih ve arkeoloji Kürde yer vermiyorsa o zaman bu bilmleri yok ederiz olur biter. Bakın Izady ne diyor:
“Gerçekten de, bugüne kadar dünyanın hiçbir yerinde hiçbir müzede tek bir arkeolojik objenin, tek bir kırık ok başlığının, bir çömlek parçasının veya bir mozaik tanesinin bile ‘K.rt’ olarak tanımlanmamış olması son derece şaşırtıcı ve düşündürücüdür.”
“Şaşıran” ve “düşünen” Izady sonunda bir çözüm buluyor. Tüm tarihsel sorunu kafasında birden ampül yanan bir çizgi film karakteri gibi ilginç bir teoriyle hallediveriyor: Ortadoğu K.rdistan’dır. K.rdistan’da yaşayanlar ise K.rttür. O zaman Ortadoğu’da tarih boyunca ve bugün yaşayan herkes Kürttür.
Bunu inkar edebilirler. K.rtçe konuşmayabilirler. Hatta kendilerine başka isimler verebilirler.
Ama madem ki ABD’nin ve sevgili memuru Izady’nin K.rdistan diye kestirip attığı coğrafyada yaşıyorlar. O zaman mecburen hepsi K.rttür.
Böylelikle Kürt bir halkın veya ulusun adı olmaktan çıkıyor adeta düşünsel bir kategori ya da hayvan türüne dönüşüyor.
Nitekim Izady hiç diğer K.rdologlar gibi kasmıyor. Tarihte K.rtlere ata filan aramıyor, direk mağara insanına ve hatta maymunlara gidiyor:
“Esasen Kürt yaşamının kimi izleri, Orta Kürdistan’daki Erbil şehrinin kuzeydoğusunda bulunan Şanidar Mağaralarında yaşayan insanlar tarafından 50 bin yıl önce icra edilen gömme törenlerine de gider.”
Oysa 50 bin yıl önce daha ortada bugünkü insan soyu olan Homo Sapiensler bile yok. Sapıtan K.rtçü tarihte kendine bir ata bulamayınca maymunlara sarılıyor. Doğal olarak insan maymundan geldiği için herkes K.rt…
Sümerlerden tutun Perslere kadar Ortadoğu’da hangi devlet ve kavim varsa Kürt. Hatta Romalılar bile K.rt. Çokça rastladığımız hayali K.rdistan haritalarından Izady’nin çizdiği ise Balkanlara kadar uzuyor.
Herkese K.rt, K.rde herkes diyen Izady farkına varmadan K.rde çok babalı demiş oluyor:
“Bugün yaşadıkları ülkenin yerli halkı olan K.rtlerin tarihi hakkında hiçbir ‘başlangıç’ yoktur. K.rtler ve tarihleri, binlerce yıllık kesintisiz içsel evrimin, ülkelerine dağınık biçimde gelen halkların ve düşüncelerin asimile edilmesinin ürünüdür. K.rtler kültürel ve genetik olarak, tarih boyunca gelip K.rdistan’a yerleşmiş tek bir halkın değil, tüm halkların torunlarıdır. Hurri, Guti, Kurti, Kaldi, Mard, Zela, Karduçi ya da Ari Medleri, Sagartyanlar, Mitanniler ve Kassitler tek başına Kürtlerin atasını ve onların kültürünü değil, yalnızca bir atayı temsil etmektedir. Gerçekten de K.rt halk kültürünün bazı izleri, arkeolojik kalıntılar aracılığıyla 50 bin yıl öncesine, Neanderthal insanlara ve açıkça isimsiz bir kültüre dek sürülmüştür.”
Sadece yukarıdaki paragrafta Izady K.rtler için ata olarak tam 11 kavim sayıyor.
Oysa biyolojik olarak bir insanın tek bir babası olabilir.
İster istemez Anadolu’da bir söz akıllara geliyor: “Anası belli. Babası yüz elli…”
İşte CIA ajanlığı böylesine bir bela…
Sözde haklarını savunduğu halkı Kürtçü Izady adeta “piçleştiriyor.” K.rt denilen kitleye en büyük hakareti K.rtçüler kendileri yapıyor.
“Ulusun, korkma!”
Ermeni, Yunan ve K.rt tarih tezlerini yıkan Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun eseri biz Türkler için sadece bir başucu kaynağı değil, aynı zamanda manevi bir cephanelik, bir bilinçlenme silahı…
Türk milleti çok karanlık günler yaşıyor. Ekonomik imkânlar düşmanın elinde…
Siyasi iktidar düşmanın elinde…
Askeri tehdit devasa…
Bizim askerlerimiz ise hapse atılıyor, ordumuz 1918′deki gibi tasfiye ediliyor…
Hepsinden önemlisi Türkler olarak nüfusumuzla oynanıyor. Sayımız azaltılıyorken, Türklüğe karşı kullanılan unsurlar çoğaltılıyor. Bir istila hareketiyle topraklarımıza yerleştiriliyorlar.
Bu olumsuz gelişmeler karşısında ortalama Türk önce umutsuzluğa kapılıyor. “Acaba bu süreç engellenemez mi?
Bölünme kaçınılmaz mı?
Nerede bu Türkler?” diye insanımız hayıflanıyor.
Oysa Çulhaoğlu’nun rakamlarla ortaya koyduğu bir gerçek var. 1919′da durum çok daha kötüydü. Ancak o zaman bile Anadolu ezici olarak Türk’tü.
Nitekim en namüsait şartlara rağmen, Batı’nın tüm desteğini ve hatta bilfiil işgalci ordusunu arkasına alan silahlı Rum ve Ermeniler tarihin en büyük hezimetine uğradılar.
Çünkü bu topraklarda 5000 yıllık Türk varlığı var.
Türk’e karşı onlarca Haçlı Seferi bozguna uğramış.
Çünkü kökleri binlerce yıldır vatan toprağına tutunmuş büyük bir Türk medeniyeti dev bir çınar gibi ayakta.

Çevrimdışı Aze Bozkır Savaşçısı

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 223
Ynt: Kürde Fırsat Verilmesin
« Yanıtla #9 : 11 Mart 2012, 23:44:46 »
Kürtler TÜRK'lerin bir kolu/boyu olduğunu avrupadan gelen araştırmacılar bile söylerken


    Tövbə... Tövbə...

    Ulan o araşdırmacılara da.... antropoloqlara da...   

    Həmişə çamur atıp durarlar bu ariyanistlər. Bir neçə gündür sosial sitələrdə bu xiyarlarla savaşıram! Biri "Azeriler ermeni ve farsdır."; digəri "Kazaxlar ve Türkmenler hintdir." başqa biri də "Anadolu insanı yunandır" deyərək mızıldanırlar! Amma söylədikləri sadəcə olaraq "laf sürüsüdür!"