Gönderen Konu: Eğitim ve Türkçe, siyasetin neresinde?  (Okunma sayısı 1906 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Cebe Noyan

  • Her Şey Türk İçin, Türk'e Göre!
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 319
  • Türk Irkı Sağ Olsun!
Eğitim ve Türkçe, siyasetin neresinde?
« : 20 Mart 2011, 12:25:02 »
Yapılan bütün anketlerde milletin birinci derdi “işsizlik” ... Daha sonra “ekonomi”, “terör” ve “eğitim” yer alıyor. Sandığın geldiği şu günlerde, partilerin çözüm teklifleri önem taşıyor.
Burada bizi ilgilendiren “eğitim” . Eğitimin temel aracı da dil. Dil, anlaşmalar sistemi, düşünmenin aracı. Düşünemeyen insanın fikir üretme şansı yok. 50-100 kelimelik Türkçeyle yatıp kalkanlar, sanatı, kültürü, matematiği, felsefeyi, iletişim teknolojilerini nasıl anlayacak, nasıl kullanacaklar? İngilizce konuşup Türkçe düşünen bir nesil, neyi başarabilir? Dünya dili Türkçenin son yıllarda yaşadıkları, hükümetlerin tutarsız eğitim politikaları, aydınların şuursuzluğu ve eğitimdeki İngilizce salgınından. AKP hükümeti de sekiz senedir, “sigara” için gösterdiği özen ve direnci “Türkçe” konusunda göstermedi!
İlgi göstermek bir yana yabancı dilde öğretim destekleniyor. İngilizce ağırlıklı dil öğretimin Türkçeye menfi etkileri ortaya çıktı. Söz varlığımız ve söz dizimi etkilendi. Dört bir yanımız İngilizce tabela dolu. Televizyonlar İngilizce! Kimsenin “dur” dediği yok! Yıllar önce konmuş bir iki kanun da kaldırılınca müstemlekeye döndü memleket!
Yaklaşık 300 milyon insanın konuştuğu geniş coğrafyada zengin bir kültür, bilim ve sanat dili olan Türkçeden, Türk dünyasının ortak değeri “dil” den bahsediyoruz. “Demokratik, lâik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” diyor Anayasa! YSK da, “ırk, cinsiyet, sosyal sınıf veya dini inançları esas alan yayın yapılamaz, radyo ve televizyon ile yazılı basındaki propagandada, Türkçe esastır” diye karar yayınladı.
Millî birlik ve “üniter devlet” i tehlikeye atan, önü ardı düşünülmemiş “açılım” ile “ana dilde eğitim” yaygarasındaki Kürtçülerden sonra Çerkezler de ana dilde eğitim istiyorlar: “Artık ayağımıza bağlanan asimilasyon prangasını söküp atıyor, dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi korumak ve geliştirmek için ne gerekiyorsa yapacağımızı belirtiyoruz!” K. Irak’a eğitim için kadrolar yollandı, dönüşte önce Kürtçe seçmeli ders olacak sonra Kürtçe eğitime geçilecek. Doğuda yıllarca eğitim seferberliği yapmayan devlet, Türkçe öğretemediği insanlara şimdi ana dilde eğitim vaat ediyor!
Bu vesileyle üç partimizin “program” ına baktık, Türkçe ve dil konusunda hedefleri ne diye. AKP’de şöyle bir madde var: “Resmi dil ve eğitim dili Türkçe olmak şartıyla, Türkçe dışındaki dillerde yayın dahil kültürel faaliyetlerin yapılabilmesini, partimiz ülkemizdeki birlik ve bütünlüğü zedeleyen değil, güçlendiren ve pekiştiren bir zenginlik olarak görmektedir. (\’85) yabancı dil eğitimi modern imkan ve araçlarla kolaylaştırılarak nitelikli hale getirilecektir. Partimiz, yabancı dil öğretimini teşvik ederken, Türkçe’nin bilim dili olarak kullanımını özendirecektir.”
CHP’de şu maddeler var: “Her etnik kökenden yurttaşımızın, kendi ana dilini özgürce kullanabilmelerine, özel dershaneler veya kurslar gibi kurumlar kurarak anadillerini özgürce öğrenebilmeleri ve öğretebilmelerine, kendi ana dillerinde gazete, dergi, kitap yayınlamalarına ve diğer her türlü yazılı ve sözlü yayında bulunabilmelerine, (\’85) kendi anadillerinde yayın yapabilmelerine, Türk dilinin bilim ve evrensel kültürdeki gelişmeler doğrultusunda zenginleşmesi, dilimizin kullanımı ve uygulanmasında yozlaşmanın önünün alınması, (\’85) Atatürk’ün başlatmış olduğu Türk dilinin zenginleştirilmesi, arı, yalın ve özgün yapısını koruyabilmesi; yazın, sanat ve bilimin her alanında yeterli hale gelmesi süreci kararlılıkla sürdürülecektir. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’nun 1980 sonrasında bozulan yapıları düzeltilerek, kurumlar yeniden eski statülerine kavuşturulacaklardır.”
MHP’nin programında şu hususları görüyoruz: “Eğitimin her kademesinde eğitim dilinin Türkçe olması, Türkçeden başka hiçbir dilin, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulmaması ve öğretilmemesi esastır. Türkçenin doğru ve güzel kullanımını teminen iyi bir şekilde öğretimine önem verilecek, ayrıca öğrencilere en az bir yabancı dilin öğretilmesinin alt yapısı oluşturulacaktır. Türk dili araştırmalarına önem verilecek, Türkçenin uluslararası düzeyde bilim, sanat, ticaret ve tele-iletişim dili olarak kullanılabilmesi için çalışmalar yapılacaktır. Türk devlet ve topluluklarıyla ilişkiler; ’dilde, fikirde ve işte birlik’esasına dayandırılacaktır. İktisadî ve kültürel iş birliği geliştirmenin temel unsuru olarak, Türkçe konuşulan ülke ve topluluklara yönelik dil ve kültür araştırmalarına önem verilecek, Türkçenin bütün lehçeleriyle anlaşılabilir ve kullanılabilir olması için şartlar oluşturulacaktır. Türkçe, dünya üzerinde konuşulan en yaygın dillerden birisi olacaktır.”
Evet, eğitim ve Türkçe... Çok önemli... İstikbâl ve istiklâlimiz buna bağlı... Türkçe sevdalıları, iyi düşünün ve ona göre sandığa gidin...

Mustafa Önder
Ümmetinizin bittiği yerde, Türk'ün Kudreti başlar.


"Niye kaçıyoruz? Çok diye niye korkuyoruz? Azız diye niye kendimizi hor görelim? 'Hücum edelim' dedim. Hücum ettik...Savaştık. Bizdeni iki ucu,
yarısı kadar fazla idi. Tanrı lûtfettiği için, çok diye korkmadık, savaştık. Tarduş şadına kadar kovalayıp dağıttık."
(Bilge Tonyukuk - 2. Taş, Batı Yüzü - 3-4-5-6)