Gönderen Konu: ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR!  (Okunma sayısı 1070 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2035
    • https://www.hunturk.net
ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR!
« : 06 Ekim 2021, 00:39:33 »
Eskiden, 2000 li yıllarda, yargıya (adalete) güven, % 70 in üstündeyken şimdi % 20 in altına düştü. (Basın)

Daha Adil Bir Dünya Mümkün diye kitap yazdıran, pardon yazan, akp'sinin başkanına elalem; Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz! demez mi?

Daha adil bir dünya mümkünmüş?
Önce daha adil bir Türkiye oluşturun, ondan sonra dünyaya bakın!
İşgal yıllarında ve buhran dönemlerinde bile. Türk insanı. ülkesini terk etmeyi. aklından bile geçirmedi.
Peki şimdi ne oldu da, gençlerimiz başta olmak üzere, toplumda önemli bir kesim başka ülkelere gitmek için yol arıyor?

Ulu Atalar öğüdünde denmez mi yokluktan, yoksulluktan ülke batmaz ama adaletsizlikten batar!

Yine kutsal metinlerde; devlet küfür ile yaşar ama adaletsiz yaşamaz! denmektedir.

Anayasaya din sokuşturma sevdalıları, devletin dini adalettir! diyen Hz. Ali'den daha mı Müslümanlar, daha mı dindarlar?

Türkiye Cumhuriyeti Devletini Adalet mülkün temelidir! anlayışı ve esası üzerine kuran ve işleten Kutlu Türk Başbuğu Gâzi Mustafa Kemâl ATATÜRK ve kadrosuna sonsuz saygılar, rahmetler, minnetler olsun!

Ne mutlu, Mustafa Kemal'in askerlerine..!

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
TTK
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Yüzbaşı Sançar

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 232
Ynt: ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR!
« Yanıtla #1 : 28 Kasım 2021, 09:15:49 »
Kadinlara karşı yapılan tacizin, tazyikin, tecavüzün ve hatta sonu ağır yaralanma ve ölümle biten bıçaklı, satırlı, silahlı saldırının eksik olmadığı, kadına dünyanın dar edilip, sokağa çıkamaz edilen ülkemizin gündemine dair, başka bir ülkede, İngiltere'den, yaşanan bir olay ve sonucuna dair güzel bir örneği paylaşmak istedim.
Buyurun okuyalım.

(Av. N. Demirboğa'dan alıntı)

Londra'lı genç bir İngiliz kız, havanın iyice karardığı bir saatte, yolunu kısaltmak için Regent Park'tan geçerek evine gitmek istiyor.

Yalnız bizde değil, İngiltere'de de; serseriler, magandalar, kötü niyetli yaratıklar var!

Genç kız, gece sokak lambalarının az aydınlattığı karanlık yolda yürürken, magandanın biri kızın önünü kesip, çirkin lâflar atıyor, kızı çok korkutuyor.

Dehşete düşen genç kız çığlıklar atarak kaçmaya başlayınca, etrafta bulunan ve kızın sesini duyan İngiliz gençler koşup saldırganı yakalıyorlar.

Adam yargılanıyor. İngiliz hâkim ona "7 yıl ve 7 gün hapis cezası” veriyor.

Hâkime soruyorlar:
Adam kıza elini bile sürmemiş, sadece korkutmuş. Bu 7 yıl, 7 günlük ceza çok ağır değil mi?

İngiliz hâkimin cevabı hukuk tarihine geçecek düzeydedir. Şöyle diyor:

Kızı korkutmanın cezası sadece 7 gündür. 7 yıllık ilâve ceza ise İngiliz kızlarının gece parkta dolaşma ve parktan geçme özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır!

İşte demokrasi, hukuk, adâlet, bağımsız yargı, insan hakları, özgürlüğün korunması budur..!

Tanrı Türkü ve Türk yurtlarını korusun!
Yüzbaşı Sançar Uçmağa varalı on üç yüz yıldan çok oldu. Onun düştüğü meçhul yerde, ay ışıklı yaz gecelerinde hâlâ ıztıraplı kahkahalar ve şeref ilahileri işitilir. Bu ilahiler rüzgârın çıkardığı sestir. Onu herkes işitir. Fakat o ıztıraplı kahkahaları herkes duyamaz. Onun yankılarını uzak, yakın ellerden, ancak içinde Tanrı Dağı’nın odu yanan gönüller sezer. Bu ıztıraplı kahkahalar Yüzbaşı Sançar’ın soyu, onun düştüğü yerde zafer töreni yapıncaya kadar yıllarca, belki yüzyıllarca sürüp gidecek…