Gönderen Konu: FETHULLAH GÜLEN DGM DOSYASI FETÖ  (Okunma sayısı 88491 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kurtkaya

  • Otağ Sorumlusu
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 412
Ynt: FETHULLAH GÜLEN DGM DOSYASI FETÖ
« Yanıtla #100 : 31 Ağustos 2020 »

Diyanet işleri başkanlığı makamını işgal eden, Türk düşmanı, Ali Erbaş adlı tescilli fetöcü, fetö davasından tutuklanıp, mahkum edilmedikçe akp iktidarının fetöyle, kararlılıkla, mücadele ettiği soylemleri kocaman bir palavradan ibaret kalacaktır.
Adam(!) bırakın tutuklanmayı, yargılanmayı üstüne üstlük bir de Diyanet İşleri başkanı yapılıyor?
Yoksa bu zerzavatın, Atatürk'e sövme ve Türk Milletine hakaret etmek kaydıyla mı, fetöcülüğü görmezden gelinip, Diyanetin başına getiriliyor?

Size soruyorum eyyy iktidar!
Fetö üyeliği tescilli Ali Erbaş ne zaman tutuklanıp, mahkum edilecek?

TTK.
Bir kişinin fetöcü olduğunun bundan daha güçlü delili olur mu?
Fetö bankasına para yatıran, dershanesine öğrenci olarak bile gidenler fetöcülükten takibata uğrarken Ali Erbaş fetö yapılanmasının tescilli yönetici olmasına rağmen hâlâ neden takibat yapılmaz?
Zaman en büyük ilaçtır.
Bakıp göreceğiz.
Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun!

Çevrimdışı [Hun Türk]

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1346
  • TTK
Ynt: FETHULLAH GÜLEN DGM DOSYASI FETÖ
« Yanıtla #101 : 31 Ağustos 2020 »
Dergi, gazete aboneliği olan memur FETÖ'den atılırken, Fethullahçılığı bu şekilde ispat edilenler için neden bir iş yapılmıyor.

Hatırlarsanız 8 bine yakın Eğitim-Sen'li terörist öğretmen Fethullahçılar gibi yolcu edeceklerdi memurluktan, medya da konusu olmadan aklandılar.

Daha bu meselemiz var, alânen DHKP/C-PKK sempatizanı olanlar için neden yıllardır duruluyor.

İzlemedeyiz..
Bana göre ticanilik, nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi hastalıkların sebepleri, milli ülküden yoksunluktur.
Hüseyin Nihâl Atsız

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2141
Ynt: Fetullah Gülen gerçeği GÖKBÖRÜ izlenti
« Yanıtla #102 : 03 Eylül 2020 »
SİYASAL İSLAMCILIĞIN EN SİNSİ ve TEHLİKELİ ŞUBESİ FETULLAH'IN BATİNİ ve BAHAİ ŞİFRELERİ:

Batini akım önce Zerdüştlüğün içinde proto-sosyalist ve reformcu bir din anlayışına sahip olan "Mazdekçilik" olarak belirmiştir.
Aynı zamanda sıkı bir Pers milliyetçisi tavırlar sergileyen Mazdek’e göre kâinatta; ışık ve karanlığın çekiştiği düalist bir yapı vardır.

    Mazdek'e göre Işık; iyiliği, güzelliği, karanlık ise; şeytanı ve kötülüğü temsil etmektedir. (Fetullahın Işık evlerinin esin kaynağı Mazdekçiliktir)

Batini gizemciliğinin Mazdekçiliği takip eden silsilesi, isimleri değişse de- ki bu isim değişiklikleri hâkim güçlerin (İslam devletinin) Bâtıniler üzerindeki takibatı nedeniyle sık sık kesintiye uğraması sonucunda yeni bir kişi ve adla yeni baştan sahneye çıkmasından kaynaklanmaktadır- amaç ve felsefesi aynı olan "Hürremilik", "Babek", "İsmailiye", "Haşhaşiye" (Hasan Sabah), "Hurufîlik", "Cavidaniye", "Babilik", "Bahaîlik" adlarıyla bir öncekinin daha da geliştirilmiş devamı olarak günümüze kadar devam etme ve yaşama becerisini göstermiştir.

    Batınîliğin en belirgin özelliği; yasak kimliklerini saklayarak, “takiyye” yapmalarıdır. Batınîler tarih boyunca “takiyye” yaparak gerçek "inançlarını gizlemiş", "Müslümanlarla kaynaşmış" ve "devleti içten içe fethetmeye çalışmışlardır". (Bu gün Fethullahçıların yaptığı gibi...)


           İngiliz destekli olarak kürt Said'in başlattığı ve Gülen'in ABD desteğiyle sürdürdüğü nurculuk; dini, kitabı, peygamberi, vahiyi, mehdisi olan başlıbaşına ayrı bir dindir. Bu çakma dinin son hedefi Müslüman Türklerin ulusal kimlik bilincini ortadan kaldırarak, Türkiye Cumhuriyeti'ni Batılı sömürgecilerin açık hedefi haline getirmektir.       

.
Batini geleneğin en derin iz bırakan kollarından olan "Cavidaniye" tarikatın kurucusu olan Fazlullah’ın "Cavidanname"si ve Babilerde şeyh Muhammed Bab’ın kitabı olan "Kitab-ün Nur" Kur’an kabul edilmektedir.

    Ne hikmetse, Saidi kürdinin Risale-î Nur’u; gerek isim olarak ve gerekse cemaatin gösterdiği saygı bakımından ve daha önemlisi de içerik olarak Babilerin Kitab-ün Nur adlı kutsal kitabına çok benzemektedir.

Türkiye’deki Nurculara göre, Kuran anlaşılması zordur. Bu nedenle müritlere Nur Risaleleri önerilir.
Risalelere adeta ikinci bir Kuran muamelesi gösteren Fethullah ve avanesi, bu anlayışlarıyla daha işin başından Kur’anın tek kitap olma özelliğine aykırı hareket etmiş olmaktadır.
Fethullah’ın; “İlimler sahasında meselenin temel esprisini ise Bedîüzzaman’ın (Saidi kürdinin) mülahazasında buluruz. Şöyle der Bediüzzaman: Allah’ın iki kitabı vardır. Biri kâinat kitabı, diğeri Kur-an’ı” sözleriyle “kainat kitabı” olarak Saidi kürdinin risalelerini kastetmektedir.
Nurcu-Fetullahçı anlayışın bu uygulaması nurculuk içinde İslam’ın en temel kaynağı olan Kur’anı ikinci plana atmakta ve neredeyse gereksiz kılmaktadır.
Çünkü Nurcu-Fetullahçı yol için lazım gelen her şey üstatların (saidi kürdi ve Fetullah) kitaplarında mevcuttur.

İslam âlemine “Amerikan şeriatı” adını verebileceğimiz “ılımlı İslam modeli”ni dayatmaya çalışan CİA’nın kucağındaki yosma, sarıklı kardinal Fetullah Gülen’in taşıdığı "Fetullah" adı da Batini-Bahaî şifrelerden bir tanesidir.


Zaman, gelişmeler ve yaşadığımız olaylar Türkçülerin ne kadar doğru ve isabetli tespitler yaparak, milleti uyandırmaya çalıştığını gün gibi ortaya çıkarmıştır.

TTK.
Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Kurtkaya

  • Otağ Sorumlusu
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 412
Ynt: FETHULLAH GÜLEN DGM DOSYASI FETÖ
« Yanıtla #103 : 16 Nisan 2021 »
Fetö soruşturmaları devam ediyor.
Giren, çıkan, ceza alan, beraat edenleri görüyoruz.
Enson Taraf paçavrasının yazarı Ahmet Altan ile fetönün prensesi Nazlı Ilıcak tahliye edildi.
Soru işaretleri ve kafalardaki istifhamlar devam ediyor.
Fetöcüler hesap filan vermiyor.
Göz boyamak babından medyatik şeyler yapılıyor.
Fetöcülerin hesap verdiğine;
Melih Gökçek, ağlak Arınç, Bekir Bozdağ, Ab-d-ullah Gül, mevcut meclis başkanı, Hulusi Akar ve akp'sinin geçmiş ve halihazırdaki kurmay ekibinin en az % 75-80 inin doğrudan fetöyle iltisakli ve işbirlikçi olarak yargılandığında, ancak, inanırım.

Malum mustekbirin işlediği suçların yanında, fetö işbirlikçiliği, sıradan suçlardan birisi gibi kalır.
O'nun verilebilecek hesabı, yatacak yeri, Allah'ın ve Peygamberin huzuruna çıkacak yüzü yok!

Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun!

Çevrimdışı Bozkurt42

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1842
Ynt: FETHULLAH GÜLEN DGM DOSYASI FETÖ
« Yanıtla #104 : 25 Aralık 2021 »
Gökçek şu aralar ona verilen görevleri yerine getiriyor medyada. Gökçek ve Gökçek gibilerine sorulduğunda kendilerince belirledikleri miladı baz almakta.

Türk Milletinin, O'na yapılan hainliğin bir miladı yok ama. Olabilir mi? Göz göre göre gelen tehdit.

Amma velakin görüyoruz ki boy boy fettoşla fotoğrafı olan hep bir koltuğa gelmiş. Hâlâ geliyor.

Fetoşun ya da onun gibi terör yuvası şeklini almış tüm yapıların, şu meşhur iltisak kelimesine münhasır olan kim varsa topluca biyolojik ortamdan
doğal seçilime uğratılmazsa nasıl bitecek.

Bugün tüm terör örgütleri kafalarına geçirdikdikleri Siyasal İslâm ya da sözde Atatürkçülük kılıfı ile ortada dolaşmakta.

Bizim Bahçeli de anca şak şak...
'Ben ve milletim Tanrı'nın Kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir'

Başbuğ Attila

Çevrimdışı Egenin Efesi

  • Gökbörü'nün izinde Tanrı Türk'ü korusun!
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 178
Ynt: FETHULLAH GÜLEN DGM DOSYASI FETÖ
« Yanıtla #105 : 15 Ocak 2022 »
FETÖ ve MİLLİ MUTABAKAT.

DEVLET BAHÇELİ KOALİSYON HÜKÜMETİ DÖNEMİ:

18 Haziran 1999'da atv'de yayınlanan bir kaset üzerine Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı Nuh Mete Yüksel, Gülen hakkında soruşturma açtı.

Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen hakkında 10 yıla kadar ağır hapis istemi ile yargılama başlatıldı ve gıyabi tutuklama kararı alındı.

21 Aralık 2000 tarihinde Rahşan affı ile 23 nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlar kanun kapsamına alınıp dava 5 yıl süre ile ertelendi.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN İKTİDARI DÖNEMİ

5 Mayıs 2006'da 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "terör tanımı" başlıklı 1. maddesinde yapılan değişiklik ile terör örgütü tanımına cürüm işleme ve silahlı eylem şartı getirildi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi af nedeniyle daha önce 5 seneliğine ertelenmiş olan ve tekrar görülen davada Terörle Mücadele Yasası gereğince suçun oluşmadığı hükmüne vararak BERAAT kararı verdi.

Mart 2007 de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından ONAYLANDI.

HEPİNİZ ORADAYDINIZ.!

TENCERE DİBİN KARA, SENİNKİ BENDEN KARA...


Gökbörü'nün izinde Tanrı Türk'ü Korusun!
Dün Efe'ydik, Zeybek'tik; bu gün: GÖKBÖRÜ'dür Adımız!