Gönderen Konu: Kılıçlar Parladığı Sürece  (Okunma sayısı 22323 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ATASAGUN

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 168
  • Öğreniyor...
Ynt: Kılıçlar Parladığı Sürece
« Yanıtla #30 : 17 Ağustos 2006, 23:11:36 »
Atasagun, adını andığın kişi çıkardığı Türkçü ve Atatürkçü çizgideki yayınla Mersin'de ülkü ocaklarının, kürtlerin ve nurcuların tüm tehditlerine karşı tek başına Türkçülük yapmaktadır .

Emre Koşak ile ilgili yorumsuz:
Alıntı
Aslını gönderen Konuk
sayın site yöneticisi;
z.gökalp'de bir zaza kürdüydü.
zazaları Türk olarak mı sayıyorsunuz?(ki bence  kürtlerden bir farkı yoktur tanıdığım bir çok zazanın) yoksa
z.gökalp'i türklük ve Türkçülük dairesinin dışında mı tutuyorsunuz?
yayınlarsanız ben de siteye makalelerimi göndermek isterim.
TANRI YARDIMCINIZ OLSUN...
Emre Koşak

Alıntı
Aslını gönderen nihalatsiz.org
Ziya Gökalp bir zaza/kürt (zaza ile kürt aynı şeydir) değil, Türk'tür... Diyarbakırlı olması sebebiyle kendisine bu tür yakıştırmalarda bulunuluyor fakat Gökalp'in doğmuş olduğu 1876 senesinde Diyarbakır bugünkü gibi değildi. O tarihlerde kürt yok denecek kadar azdı, yani katıksız bir Türk şehriydi... 1900'lü yılların başından itibaren nüfus dengesi bozuldu. Bunun sebebi, Diyarbakırlı Türklerin büyük bir kısmının Milli Mücadele yıllarında vatan uğruna savaşarak şehit olmaları, kürtlerin ise askerden kaçarak fare gibi üremeleridir. Cumhuriyet kurulduktan kısa bir süre sonra da İran ve Irak'tan göç eden kürtlerin bölgeye yerleştirilmesi ve hızla üremeleri üzerine Diyarbakır zaman içerisinde bir kürt şehri görünümüne bürünmüştür. Kürtlerin nasıl hızlı çoğaldıkları malumdur, her ailenin 10-15 tane çocuğu oluyor.

Gökalp'in "Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler" adlı bir kitabı vardır, okumanızı tavsiye ederim.

Konuya diğer açıdan bakacak olursak, eğer Gökalp kürt olsaydı ben kendisini Türkçü saymazdım çünkü Türkçü olmak için öncelikle Türk Milleti'nin mensubu olmak gerekir. Bu mensubiyet bazı kesimlerin öne sürdüğü gibi manevi - kültürel değil, genetik bir olaydır... "Kendini Türk hisseden herkes Türk'tür",  "Türkiye'de yaşayan herkes Türk'tür",  veya "Ben Türk'üm diyen herkes Türk'tür" şeklindeki sloganlar benim için hiçbir şey ifade etmez çünkü ırk kavramı hislerle değil, damarda akan kan ve ata mirası genlerle şekillenir... 

Makalelerinizi sitede yayınlama konusuna gelince... Böyle tuhaf bir mantığa sahip olan cahil bir beyin tarafından üretilmiş makalelerin Nihâl Atsız Otağı'nda işi olmaz...

Saygılar...
http://turkcu.net/forum/viewthread.php?tid=195#pid682

Çevrimdışı ATASAGUN

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 168
  • Öğreniyor...
Ynt: Kılıçlar Parladığı Sürece
« Yanıtla #31 : 18 Ağustos 2006, 03:53:48 »
...Senin ise buluşmalara katılmak haricinde müspet bir icraatını görmüş değiliz...

Artı sana kimse Osmanlı'yı sev diye zorlamıyor, sevmek elinde olmayabilir ama sövmemek elindedir... Takılmış plak, papağan gibi aynı teraneleri tekrarlayıp durma! Türk Milletinin, Türkçülerin çözüm bekleyen daha ciddi meseleleri var.. Onlara kafa yorarsan hem Milletimiz hem davamız hemde kendin için daha hayırlı bir iş yapmış olursun..

esen kal

TTK

Türkçü düşünce bakımından gördüğüm eksikleri yazıp düşüncenin temelinde boşluk bırakmamak istememi ve kişisel değil bilimsel Türkçü anlayışı savunmamı yanlış mı buluyorsunuz?

Türk Ülküsü'ne elimden gelen katkıyı yaptığımı düşünüyorum. "Müspet icraat" yapamıyorsam yapacak olanları düşünce anlamında desteklememem mi gerekir?
"Müspet icraat"ları çürük düşünceli kişilerle yapmayı mı tercih edersiniz?
Bence ülkücülerden farkımız kalmaz. Onlar da icraat yapıyorlar ama konu hakkında derinlikleri yok.

"Türkçülerin çözüm bekleyen daha ciddi meseleleri" konusunda da yazıyorum ama yazmamış olsam bunun ne gibi bir sakıncası olabilir. O konulardaki düşüncemi söylememin bir yararının olmayacağını düşündüğüm için söylememiş olamaz mıyım?
Örneklerini her zaman gördüğümüz "kürtleri yok edelim..." gibi "teraneleri" söylememi mi tercih edersiniz?

Ayrıca, Osmanlı Ailesi konusundaki düşüncelerim yukarda yazılıdır. Bu başlıkta o konuda bir daha açıklama yapmayacağım.

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2182
Ynt: Kılıçlar Parladığı Sürece
« Yanıtla #32 : 18 Ağustos 2006, 11:43:54 »

Türkçü düşünce bakımından gördüğüm eksikleri yazıp düşüncenin temelinde boşluk bırakmamak istememi ve kişisel değil bilimsel Türkçü anlayışı savunmamı yanlış mı buluyorsunuz?

Türk Ülküsü'ne elimden gelen katkıyı yaptığımı düşünüyorum. "Müspet icraat" yapamıyorsam yapacak olanları düşünce anlamında desteklememem mi gerekir?
"Müspet icraat"ları çürük düşünceli kişilerle yapmayı mı tercih edersiniz?
Bence ülkücülerden farkımız kalmaz. Onlar da icraat yapıyorlar ama konu hakkında derinlikleri yok.

"Türkçülerin çözüm bekleyen daha ciddi meseleleri" konusunda da yazıyorum ama yazmamış olsam bunun ne gibi bir sakıncası olabilir. O konulardaki düşüncemi söylememin bir yararının olmayacağını düşündüğüm için söylememiş olamaz mıyım?
Örneklerini her zaman gördüğümüz "kürtleri yok edelim..." gibi "teraneleri" söylememi mi tercih edersiniz?

Ayrıca, Osmanlı Ailesi konusundaki düşüncelerim yukarda yazılıdır. Bu başlıkta o konuda bir daha açıklama yapmayacağım.

1) Böyle bir iddiam yok... Türkçülüğün, Türkçülerin pek çok eksiği var... Örgütlenememek, dağınıklık, birbirimize bağlılığın olmayışı, etnik özürlüler, ülkücüler, yobazlar vs vs.

2) Çürük kişileri zaten bünyemize almıyoruz... Bunu sizde gayet iyi biliyorsunuz. Öyleyse neden bizi ülkücülerle kıyaslama gereği duydunuz ?. Kimse ortada Türkçülük için müspet bir kavga vermezken, çaba göstermezken; koskoca siyasi partiye ait resmi bir teşkilatı karşısına almaya tek İLTERİŞ göze aldı.  Umarım bizide sırf bu yüzden ilmi derinlikten yoksun bulmazsınız:)

3) Yukarıda saydığım sorunlar daha evvel çözüm bekliyorlar... Eğer siz yalnızca bir boşluğu doldurarak; diğerlerini de kapatabileceğinizi zannediyorsanız; bence  yanılıyorsunuz...  Çünkü diğer elzem sorunlar ne yazık ki kaybolmuyor, aksine daha fazla büyüyor.. Size bunlar içinde fikirleriniz varsa belirtiniz dedim, ki fikirlerinizin gayet yararlı olacağınızı düşündüğüm için söyledim, bunun için sizden şahsi ve maddi bir menfaat sağlayacağım için değil .Bunun bir sakıncası yok herhalde?

Nihayetinde her gün dev sandığı yel değirmenlerine saldıran, Don Kişot gibi anılmanızı istemem. 

4) İsabet olur

esen kalın

TTK