Gönderen Konu: Moğollar???  (Okunma sayısı 20849 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gokturk556

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 19
  • *TTK!*
    • www.hunturk.net
Moğollar???
« : 25 Kasım 2007, 21:10:10 »
Selamlar!
Okuldaki tarih öğretmenimiz kitabın en son ünitesindeki Moğollar ve Türk Tarihi ünitesini es geçti ve senenin bitmesine çok olmasına rağmen o üniteyi işlemedi.Bazı derslerde de Moğolları sevmediği izlenimini uyandıran sözler sarfetmişti.O üniteyi anlatmamasının sebebi ne olabilir?
Moğollar Türk soyundan değil mi?
TTK!
 :turan:

****Ne MuTLu '' TürküM '' DiYeNe***

Çevrimdışı hikmet 1960

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2007, 22:14:02 »
 kardes moğallar Türk soyludur ama bazı tarihciler sevmez yanlış biliyo olabilirim ama moğallar bağdattaki kütüphaneyi basıp kitapları yakmıştı olarak biliyom... ama kesin bildiğim Türk soylu olması....

Çevrimdışı hikmet 1960

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #2 : 25 Kasım 2007, 22:16:01 »
en güzel bilgi araştırılıp bulunan bilgidir...okul kütüphanesinden lütfen bak olur mu

Çevrimdışı Temir Yalıg

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 184
  • TÜRK'ÜM BAŞKA ÜNVAN İSTEMEM
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #3 : 25 Kasım 2007, 23:46:46 »
"ÇENGİZ HAN" VE "AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA


Millî şuurun ve ilmî tarihçiliğin hâlâ gereğince gelişememesi, dinî taassubun hâlâ ruhlara hükmetmesi dolayısıyla tarihimizin bazı büyüklerine karşı saygısızlıkta bulunmak, yahut Türk ırkının şu veya bu bölümlerini birbirine düşman saymak gibi yanlışlıklar sık sık yapılmaktadır. Bunların arasında en yaygını Çengiz ve Temir düşmanlığıdır. Bu düşmanlığı yapanlar arasında Şarlman'la Şarlken'i birbirine karıştıran felsefeciler bulunduğu gibi tarihçi geçinenler de vardır.

Bu tarihçi geçinenlerden biri Türk soyunun güzelliği hakkında yazdığı bir gazete makalesinde yine dinî taassup sebebiyle Çengiz ve Temir'den "mahlûkat" diye bahsederek onların sarı "Moğol" ırkından olduğunu Türklerin ise beyaz ırkın mümessili olduğunu ileri sürdü.

Artık ilmî bir değeri kalmayan bu eskimiş sarı ırk, beyaz ırk tabirleri yanında muharririn Çengiz ve Moğollar hakkındaki son neşriyattan da habersiz olduğu, bu yazıları kırk yıl önceki ilmin kırıntılarıyla yazdığı anlaşılmaktadır.

Burada tafsilâta girişerek, bazı gençlerin sorularını cevaplandırmak üzere, şimdiye kadar varılan ilmî sonuçların özetini vereceğim:

1- Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. "Hun - Türk münasebetleri" adlı tebliğ ile bunu iddia ve ispat eden Türk, Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain olmuştur. (İkinci Türk Tarih Kongresi, s. 895- 911, İstanbul, Kenan Matbaası).

2- Moğol kelimesini tarihe tanıtan Çengiz Han olmuştur. Kendisinden önce Moğollar'a (yani Moğolca konuşan boy ve uruklara) ne dendiği kesinlikle belli değildir. Sekizinci yüzyıla ait Orkun yazıtlarında görülen "Otuz Tatar" ve "Dokuz Tatar" adlı birliklerin Moğol olduğu ileri sürülmüşse de bu, bir faraziyeden ibaret kalmıştır: Çünkü bugün Moğolistan denilen eski Gök Türk ülkesinin ancak onuncu yüzyıldan başlayarak Moğollar'la dolduğu ortaya konduktan sonra Sekizinci Yüzyılın Otuz Tatar ve Dokuz Tatarlar'ın da Türk olduğu kendiliğinden belli olmuştur. Gök Türkler çağında adı geçen "budun"lardan Moğol olduğu kesinlikle bilinen ancak Kıtaylar'dır ki daha sonraki zamanlarda da tarihe Moğol olarak geçmişlerdir.

3- Fakat Çengiz'in "Moğol" topluluğu etnik değil, tıpkı "Osmanlı" tabiri gibi siyasî bir isimdir ve aralarında Türkçe konuşan veya Türk olan boylar ve uruklar da vardır.

4- Eserini On Birinci Yüzyılda yazan Kaşgarlı Mahmud, Tatarlar'ı, ayrı lehçeleri olan bir Türk kavmi olarak göstermiştir.

5- On Üçüncü Yüzyılda Büyük Çengiz İmparatorluğunu gezen Marko Polo, "Tatar" kelimesini Türkler'le Moğollar'ın ikisini birden kapsayan bir deyim olarak kullanmıştır.

6- Türkler'in kendileri de "Tatar"ı Türkler'in bir parçası ve belki de Doğu Türkçe'siyle konuşan Türkler olarak saymışlardır. Âşıkpaşaoğlu, tanınmış tarihinde Süleymanşah'la birlikte Anadolu'ya gelen Türkleri "elli bin miktarı göçer Türkmen ve Tatar evi" olarak kaydeder.

7- Osmanlı padişahlarından II. Murad zamanında, hicrî 843'te yazılıp tarafımdan yayınlanan bir tarihî takvimde Çengiz, Ögedey, Güyük, Mengü, Hülegü, Abaka, Keyhatu gibi Müslüman olmayan Çengizli kaanlar rahmetle anılmıştır. (Osmanlı Tarihine ait Tarihî Takvimler, s. 92-94, İstanbul 1961, Küçük aydın Basımevi). Yani On Beşinci Yüzyıl ortalarına kadar Türkiye'de aydınlar arasında bir Tatar düşmanlığı, Müslüman olmayan Türk'e düşmanlık diye bir şey yoktu. Bu müsamahakârlık Doğu Türkleri'ni veya Tatarlar'ı yabancı saymaktan, Çengiz Hanedanını millî bir hanedan saymaktan ileri geliyordu. Umumî bir müsamaha olsaydı aynı hoşgörürlük Bizanslılara, Ermeniler ve Gürcülere, Batılılara karşı da gösterilirdi.

8- Türkler'le Moğollar aynı kökten gelen iki kardeş millet olmakla beraber Çengiz Han, Moğol değil, Türk'tü. Çengiz'in Türklüğü tarihî geleneklerin dışında tarafsız çağdaş Çinlilerin tanıklığı ile de sabittir. Profesör Zeki Velidi Togan, 1941'de yayınladığı "Moğollar, Çengiz ve Türklük" adlı küçük eserinde, (s. 18) ve 1946'da yayınladığı "Umumî Türk Tarihine Giriş" adlı büyük ve değerli eserinde (s. 66) Çengiz Kaan'ı 1221'de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi, Çengiz'in eski Şato Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir. Şatolar ise, bilindiği üzere eski Gök Türkler'den inen büyük bir uruktur. Çengiz'in tipi hakkındaki tarihî bilgiler de (uzun boy, kumral saç, beyaz ten, yeşil göz) eski Gök Türk kağanlarınınkine uymaktadır. Çengiz'in aile adı olan "Börçegin", "Börü Tegin'in Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi "Çengiz" kelimesi de "Tengiz" yani "Deniz" kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçe'de "t" ile başlayan kelimelerin Moğolca'da "ç" ile başladığını Altay dilleri uzmanları söylemektedir.

Çengiz'in ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler üzerinde) beğlik eden bir Eçine Hanedanı kolu idi. Bu hanedanda Türk geleneklerinin devam etmekte olduğu Çengiz'in oğullarından Çağatay ve Ögedey'in adlarından gözükmektedir. "Çağa" ve "Öge" bilindiği üzere, Türkçe kelimelerdir.

9- Aksak Temir Bek'in bir Barlas gibi olması ve Barlasların Moğol uruğu sayılmasında Temir'in Türklüğüne engel değildir. Temir'in ailesi de Çengiz ailesinin bir kolu olup Barlas uruğu üzerinde beğlik etmiştir. Ruslar tarafından Temir'in mezarını açmak suretiyle yapılan incelemeler onun da uzun boylu ve beyaz tenli olduğunu ortaya koymuştur ki eski Arap ve Fars edebiyatlarındaki Türk tavsifine tamamen uygundur. Üstelik Temir'in anadili de Türkçe'dir.

10- Ne Çengiz ne Temir Bek, Aryanî tipinde değildi. Klâsik Türk tipi bazı sahtekârların iddia ettiği gibi Hind Avrupa tipi olmayıp Çinlilerle Aryanîler arasında orta bir tiptir. Mezarlardan çıkan kafatasları, eski heykeller, eski duvar resimleri ve tarihî tavsifler bunu gösterdiği gibi Arap ve Fars şiirlerinde de çekik gözlü Türk güzellerinin övülmesine dair birçok örnek vardır. Milâdî 1114'te, yani daha Çengiz'in ve Moğollar'ın ortaya çıkmasından ne kadar önce ölmüş olan Zemahşerî'nin bir Türk güzeli hakkında yazdığı şu şiirlere bakın:

"O ne kutlu bir gündü ki Yâfes kızlarından güzel ve cilveli bir kıza malik olmuştum. O güzel gözleri her ne kadar dar ise de sihir kârlık bakımından geniştir. Baktığı vakit gözlerinin karası görünürse de güldüğü zaman bu siyahlığın hepsi kaybolur."

                                                           * * *

"Türk"' neslinden bir güzel kız beni kendi isteğimle ölüme doğru götürmektedir. O kızın kendi fettan, gözleri de öldürücüdür. Zaten Türk'ün öldürücülüğü meşhur değil midir? Bu kızın kardeşinin kılıcı ne kadar kesici ve öldürücü ise de bu hususta onun gözü erkek kardeşinin kılıcından daha kesicidir. Kardeşi, aldığı esirleri azad ederse de bunun esirleri azad kabul etmez. Kardeşi bazı insanların kanını dökerse de bu herkesin kanını dökmektedir. Kardeşinin elinde kâfirler feryad etmektedir. Bu ise Müslümanları inletmektedir. Ben onun hicranı ile ağladıkça o benim karşımda güler ve güldüğü vakit büsbütün darlaşan gözleri kalbimi yaralar."

                                                           * * *

"Su'dâ (1) ya şöyle söyle: Bizim sana ihtiyacımız yoktur ve biz iri siyah gözlüleri istemeyiz. Dar gözler ve dar gözlüler bizim düşüncemizi ve hayalimizi doldurmuşlardır. Onlar baktıkları vakit yalnız gözlerinin siyahlıkları görünür. Fakat gülecek olurlarsa o siyahlık da görünmez olur. Türk yüzü-ki Tanrı onları kem gözden esirgesin-gökteki ay gibidir" (Atsız Mecmua, Sayı: 15, 15 Temmuz 1932, Sayfa: 66-67.)

11- Oğuzlar'ın da vaktiyle tam klâsik Türk tipinde olduklarının en büyük delili daha Selçuklu devleti kurulmadan önce ölmüş bulunan Mes'ûdî'nin kaydıdır. Mes'ûdî "Oğuzlar çekik gözlüdür. Fakat onlardan daha çekik gözlü olanlar da vardır." demektedir. Genellikle Oğuzlar'ın torunları olan bugünkü Türkiye Türkleri'nin arasında da bu tipin tam veyâ biraz değişik örnekleri çok sayıda göze çarpmaktadır.

12- Aksak Temir'in Türkiye Türkleri ile çarpışmasını bir millî dâvâ haline getirmeye çalışmak millî bir ihanetten başka bir şey değildir. Aksak Temir'in Yıldırım Bayazıda karşı savaşan ordusunda pek çok Doğu Anadolulu Türkmen vardı. Bu savaş gerçekte Osmanlı-Karaman, Osmanlı - Akkoyunlu, Osmanlı - Safevî vuruşmaları gibi bir iç savaştır. Osmanlı - Karaman ve Osmanlı - Safevî savaşlarında gösterilen sertlik Osmanlı - Çağatay savaşındakini bastıracak niteliktedir. Bu çarpışmalar Türk tarihinin oluşundaki bir kader sonucudur. Türk tarihi pek çok iç çârpışmalarla doludur. Nitekim Osmanlı tarihinde de prensler arasındaki kıyıcı savaşlar büyük bir bölüm teşkil eder.

13- Son zamanlarda Kül Tegin anıtının bulunduğu yerde keşfedilip Kül Tegin'e ait olduğu iddia edilen heykelin tipi arkaik Orta Asya tipidir. Herhalde Kül Tegin'in veya Gök Türkler'in de "Moğol" olduğu iddia edilemez.

14- Selçukluların İranlı saray şairlerinden "Dih Hudây Ebu'l-Ma-âlîyi'r Râzi" Selçuk sultanının sarayındaki Türk kölemenlerden bahsederken şöyle demektedir: "Hepsi Kırgız ve Çin kökünden olan servi boylular, hepsi Yağma ve Tatar tohumundan olan gül yüzlü güzeller. Aralarında gümüş çeneli Oğuz ve Kıpçak güzelleri, mis yüzlü ve ay gibi Kay ve Kimekler de var. Tanrım, bu Türk çocukları ne güzel şeyler ki onlara bakan insanın gözleri bahar gibi olur."

Buradaki Çin'den maksat uzakdoğu Türkleri ve belki de Moğollardır. Tatarlar'ın Yağmalarla birlikte gül yüzlü güzeller olarak gösterilmesi onların su katılmamış Türklüklerine en büyük delildir.

15- Bugün özellikle "Tatar" denilen Türkler Kazanlılarla Kırımlılardır. Kazanlılar eski Bulgar Türklerinin, Kırımlılar da Kıpçakların torunlarıdır. Yani bugün siyasî ve hatta coğrafi bir anlamı olan Tatar kelimesini bir Moğol uruğu, yahut Türk'ten başka bir şey diye düşünmek imkânsızdır.

Bu şartlar içinde Türk tarihinin iki büyük şahsiyeti olan Çengiz Han ile Temir Bek'i Türk'ten gayrı ve hele Türk düşmanı olarak görmek, göstermek ve düşünmek tarihi tahrif etmekten başka bir şey değildir. Özellikle Tatar kelimesini Moğol veya gayrıTürk bir millet anlamında kullanmak hiçbir şey bilmemek demektir.

Türkler, Türk tarihinin birinci sınıf insanlarından bazılarını tenkit etmek, beğenmemek, sevmemek hakkına maliktirler. Fakat hanedanlar arasındaki rekabetler dolayısıyla bunlardan birini tutarak onun hasmını millî düşman diye ilan edemezler. Irk davalarında coğrafyanın hiçbir değeri yoktur.

Türkler'den bazılarını millî düşman diye göstermek hem tarihi değiştirmek, hem de yarınki Türk birliğini baltalamak olur. Bu baltalama, tarihî düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmektir.


(1) "Su'dâ", Zemahşerî'nin Arap sevgilisinin adıdır. Bu şiirleri o zaman Kelâm Tarihi profesörü, sonra Diyanet İşleri Başkanı olan Şerefeddin Yaltkaya tercüme etmişti.


Ötüken, 23 Temmuz 1966, Sayı: 31 - 32
 


Hüseyin Nihal Atsız Beğ'in eklemiş olduğum bu makalesi sizin de sorunuza tam anlamıyla cevap veriyor.Târih öğretmeniniz Moğollar'ı sevmiyor ise bu onun yüksek ihtimalle dini taassubundan kaynaklanmaktadır.Türkler ve Moğollar iki kardeş millettir.Ancak kültürel anlamda farklar hayli mevcuttur.

Esen olsun.
TÜRK IRKI SAĞOLSUN!

Çevrimdışı Kurtkaya

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 369
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #4 : 26 Kasım 2007, 12:06:58 »
Moğolların gizli tarihi adlı, 1240’lardan kaldığını sanılan anonim eser Cinggis (Cengiz) han’ın soyu hakkındaki efsanelerle başlar.
Eserin başlangıç cümlesini oluşturan bu efsaneye göre Cengiz Han’ın soyu, “Yüce Tanrı tarafından kut ile yaratılmış börte-çino (boz kurt) idi; eşi ise güzel maral (ala geyik)” idi.
Eserin ikinci cümlesi ise; “onlar denizi geçerek geldiler” şeklindedir. Bu cümle ile de Cengiz Han’ın atalarının batıdan doğuya gitmiş olduklarına işaret edilmektedir. Ancak bu aşılan denizin hangi deniz ya da göl olduğu konusunda farklı görüşler vardır.
14. yüzyıl İlhanlı veziri ve tarihçisi Reşideddin tarafından toplanmış olan Oğuz Destanı’nda da bu görüş tekrarlanır. Orada Oğuz Han Tanrı’ya inanıp onun birliğini kabul etmeyen amca oğullarını hem yener hem de Karakurum’a sürer. Oğuz onlara her zaman kaygılı olunuz anlamında “muval” diye ad verir.

Kısacası, Reşideddin’deki Oğuz Destanı’na göre Oğuz’un amca oğulları Oğuz evlâdından ve Türkistan’dan ayrılır, doğuya gider ve orada Moğol olurlar.
Diğer bir deyişle, hem Moğolların Gizli Tarihi’nde hem Reşideddin’de Türk ve Moğolların tarihlerinin birbirinden keskin hatlarla ayrılamayacağı vurgulanmış olur.

Gerçekten de tarihin daha önceki devirlerine boy ve toplulukları bugünkü “milliyet” anlayışımız çerçevesinde birbirinden ayırmak zordur.
Bu erken devirlerde daha Moğol adı bile yoktur. Moğol adı bir siyasi birliğin adı olarak, 12. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
Cengiz Han’la birlikte anılan Moğollar siyasi birliğin adı olurken, bu gün Tibet bölgesinde, Moğolistan'da yaşayan Moğollar'la bir alakası yoktur.
Bu günkü Moğollar da Cengiz Han’ın oluşturduğu siyasi birliğin içinde yer almış küçük bir topluluk olup, daha sonraki yüzyıllarda tamamen ayrışarak Moğol  kimliğiyle ortaya çıkmışlardır.
Bazı tarihçiler günümüzdeki Moğolların bir kısmının Moğollaşmış Türkler olduğunu, aynı şekilde bazı Moğol kabilelerinin de Türkleştiğini ileri sürmektedir.

Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun.

Çevrimdışı HanTengri

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 51
  • İL BASIMIS HÜLAGÜ HAN.
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #5 : 26 Kasım 2007, 12:59:42 »
MONGOL-MOĞOL 
yerınde bır mesajmıdır bilemiyorum ama yöneticilerin affına sığınarak bu başlığın altında vermek istedim. Mongol yani Moğol insanın yaşam serüvenini anlatan Temoçin'in nasıl Cengiz Han'a dönüştüğünü anlatan bir filmi sizlere tanıtmak isterim. Bu film Ruslar tarafından çekilmiş ve bölge insanından alınan bilgiler ışığında gerçeğe uygun olarak sahnelenmeye çalışılmış bir yapıttır. Şaman geleneklerinin müziklerinin titizlikle vurgulandığı Temoçin'in GökTengri ile olan diyaloglarına Bozkurdun kendisine görünüp inançlarını yaşayışına kadar oldukça etkileyici sahnelerle dolu güzel bir yapıt.

Filmden Kareler












Filmi bilgisayarınıza indirmenizi sağlayacak köprü (Link) http://isohunt.com/download/27535145/mongol
Yukarıdaki link bir torrent linkidir. Bilgisayarınızda FlashGet tarzı bir proğrama ihtiyacınız olacak.


Türkçe Altyazı:http://www.divxforever.us/index.php?s=6d04b1a39031c0b7f34cf39b46c9e939&act=subz&CODE=09&id=59625
Filmin Orjinali Moğolcadır Ancak rusca seslendirme var.
YouTube deki tanıtım videoları
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=D6VCcJe9gyE" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=D6VCcJe9gyE</a> #Gecersiz YouTube Bağlantısı#
İL BASIMIZ HÜLAGÜ HAN, İLHANIMIS HÜLAGÜ HAN, JERDE AYITTI KÖKTE AYITTI, ŞIKIP KETTİ HÜLAGÜ HAN

Çevrimdışı TiginNoyan

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 549
  • Inançu Apa Yargan Tarkan Köl Tigin
    • Steppe History Forum
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #6 : 26 Kasım 2007, 22:00:50 »
Moğollar Türk değildir. Moğollar Moğol'dur. Tunguzların Tunguz olması gibi.


Türük Oguz begleri bodun eşid: üze teŋri basmasar asra yir telinmeser Türük Bodun iliŋin törügün kim artatı utaçı erti? Türük Bodun ertin, ökün!

Çevrimdışı ULUTÜRK

  • Türkçü-Turancı
  • ***
  • İleti: 87
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #7 : 04 Ocak 2008, 16:36:21 »
TiginNoyan kardeşime katılıyorum mogollar Türk değildir şüphesiz bizimle en fazla temasta bulunmuş bir kavimdir akrabalık da söz konusudur dayıoğlu gibi bir şeydir lakin genede Türk diyemeyiz çünkü orta asya insan tiplerinde mongoloid ırk ayrıdır gözlerinde moğol çentiği denen genetik bir özellikleride vardır ki bu bizde yoktur.

Çevrimdışı tuğrul

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #8 : 06 Ocak 2008, 18:04:36 »
moğolları neden Türk gibi gördüğünüzü anlamıyorum moğollar çok acımasız barbar bir kavimdir pek çok Türk arap rus kanı dökmüşlerdir türkler ise moğollardan çok daha merhametlidir moğolların Türk olduğunu savunmak moğol katliamlarınıda tarihimize almak demektir o yüzden moğollar Türk değildir bence.

Çevrimdışı Temir Yalıg

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 184
  • TÜRK'ÜM BAŞKA ÜNVAN İSTEMEM
Ynt: Moğollar???
« Yanıtla #9 : 06 Ocak 2008, 18:44:09 »
moğolları neden Türk gibi gördüğünüzü anlamıyorum moğollar çok acımasız barbar bir kavimdir pek çok Türk arap rus kanı dökmüşlerdir türkler ise moğollardan çok daha merhametlidir moğolların Türk olduğunu savunmak moğol katliamlarınıda tarihimize almak demektir o yüzden moğollar Türk değildir bence.

Bizim fikriyatımızı bilmediğin,Türkçü-Turancı ideolojiye vâkıf olamadığın ve tarihi vakâlardan bîhaber olduğun için böyle âcizane bir yorumda bulunduğunu tahmin ediyorum.
Yukarıda;Türkçülüğün Evliyası,Yolbaşçısı Hüseyin Nihâl Atsız Atamızın Türklük ve Moğolluk kavramları hakkındaki görüşlerini aktardığı makâlesini ekledim.Zahmette bulunup bu makaleyi okusaydın,Türk Tarihinin bir parçası olan kardeş millet Moğollar hakkında artık iptidâileşmiş köhne fikirleri sarfetmeye lüzum görmezdin.
Burada kat'i bir şekilde 'Moğollar Türktür!' iddiasında bulunan yok.Kendince uydurup,ideolojik ispattan uzak,alelâde suçlamalarda bulunmuşsun.Türkler ve Moğollar iki kardeş millet olup,Turanid topluluklardır.Turancılığın ana kâidesi bütün Türk-Turan topluluklarını bir bayrak altında birleştirme nazariyesidir.Bu nazariyeye aykırı olan kişi ne Türkçü olabilir,ne de Turancı.

Atsız Beğ'in makâlesini üşenip okumayacağın tahmininde bulunarak parça parça aktarım yapma suretiyle sana konuyu izâh etmeye gayret göstereceğim.Bak bakalım Atsız Beğ ne demiş ;
'Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. "Hun - Türk münasebetleri" adlı tebliğ ile bunu iddia ve ispat eden Türk, Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain olmuştur. (İkinci Türk Tarih Kongresi, s. 895- 911, İstanbul, Kenan Matbaası).'

Gördüğün gibi Altay grubu denen akraba milletler içtimâsının en ehemmiyetli milletlerinden birisi de Moğollardır.

Atsız Beğ aşağıdaki ifadesinde de Moğolluk tabirinin bir etnisiteyi değil ,Osmanlı tâbiri gibi siyasi bir teşekkül adı olduğundan söz ediyor :

'Çengiz'in "Moğol" topluluğu etnik değil, tıpkı "Osmanlı" tabiri gibi siyasî bir isimdir ve aralarında Türkçe konuşan veya Türk olan boylar ve uruklar da vardır.'

Halkının çoğunluğu müslüman olan ve dini bir devlet hüviyetinde olan Osmanlılar bile Türk-Moğol Devleti Kağanı Ulu Cengiz Kağan'ı abideleştirmiştir.Bak bakalım Atsız Beğ bununla ilgili ne demiş :

'Osmanlı padişahlarından II. Murad zamanında, hicrî 843'te yazılıp tarafımdan yayınlanan bir tarihî takvimde Çengiz, Ögedey, Güyük, Mengü, Hülegü, Abaka, Keyhatu gibi Müslüman olmayan Çengizli kaanlar rahmetle anılmıştır. (Osmanlı Tarihine ait Tarihî Takvimler, s. 92-94, İstanbul 1961, Küçük aydın Basımevi). Yani On Beşinci Yüzyıl ortalarına kadar Türkiye'de aydınlar arasında bir Tatar düşmanlığı, Müslüman olmayan Türk'e düşmanlık diye bir şey yoktu. Bu müsamahakârlık Doğu Türkleri'ni veya Tatarlar'ı yabancı saymaktan, Çengiz Hanedanını millî bir hanedan saymaktan ileri geliyordu. Umumî bir müsamaha olsaydı aynı hoşgörürlük Bizanslılara, Ermeniler ve Gürcülere, Batılılara karşı da gösterilirdi.'

Makalede ayrıca iki Ulu Hakan olan Cengiz'in ve Aksek Temir'in Türk olduğu ispatlı bir şekilde gösterilmiş.Bu iki önemli şahsiyetin Türklüğünü de ayrıca Ord.Prof.Dr. Zeki Velidi Togan Beğ ispat etmiş ve neşretmiştir.

Bu şartlar içinde Türk tarihinin iki büyük şahsiyeti olan Çengiz Han ile Temir Bek'i Türk'ten gayrı ve hele Türk düşmanı olarak görmek, göstermek ve düşünmek tarihi tahrif etmekten başka bir şey değildir. Özellikle Tatar kelimesini Moğol veya gayrıTürk bir millet anlamında kullanmak hiçbir şey bilmemek demektir.

Türkler, Türk tarihinin birinci sınıf insanlarından bazılarını tenkit etmek, beğenmemek, sevmemek hakkına maliktirler. Fakat hanedanlar arasındaki rekabetler dolayısıyla bunlardan birini tutarak onun hasmını millî düşman diye ilan edemezler. Irk davalarında coğrafyanın hiçbir değeri yoktur.

Türkler'den bazılarını millî düşman diye göstermek hem tarihi değiştirmek, hem de yarınki Türk birliğini baltalamak olur. Bu baltalama, tarihî düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmektir.

Moğolları genellikle, İslami sentez afyonu yutmuş olan yobaz kimseler barbar olarak deklare ederler.Çünkü Moğollar,yüzbinlerce Arap ve İraniyi hakettikleri gibi itlaf etmiştir.
Moğollar pek çok Arap,Rus kanı dökmüşler demişsin.Ne oldu?Arap ve Rus kanının dökülmesi canını mı acıttı?

Bilirsin ki eski tarihlerde savaşlarda her şey mübahtı.İstanbul'u fetheden ceddimiz Ulu Fatih Sultan Mehmed Han,Bizans'ı çiçeklerle mi fethetti? Yahut gülünç İslamcı yobazların söylediği gibi istanbul'un surlarını Akşemseddin'in gözyaşları mı yıktı? Savaşlarda kan dökülmesi normaldir.Moğollar da fetih politikalarında doğal bir biçimde kan dökmüşlerdir.Türkleri ve Moğolları barbarlıkla suçlayan hristiyanların dedeleri Haçlı Ordularıyla gelip talanlarda bulunmadılar mı? Kan dökmediler mi? Gerçi ceddimiz Haçlıların haçını da paramparça etmiş ve Anadolu'da Türk hakimiyetini sağlamışlardır..

Sonuç olarak bütün bu açıklamalar ve aydınlatmalara rağmen yanlış görüşlerinde ısrar ediyorsan seninle vedalaşmamız gerekecek tuğrul Bey.

Selam ile.Esen kal.
TÜRK IRKI SAĞOLSUN!