Gönderen Konu: TÜRK DİLİ MESELESİ  (Okunma sayısı 3871 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı balakatun

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 41
TÜRK DİLİ MESELESİ
« : 22 Temmuz 2007, 18:37:41 »
   

                                                                                        TÜRK DİLİ MESELESİ

    Dil, bir milletin anlama aracı olmakla beraber, milli şuur ve milli bütünlüğün de temelini teşkil etmektedir. Dillerini kaybeden topluluklar, maalesef  milli benliklerini koruyamazlar. Mesela, bir zamanlar Türk Diline  sahib bulunan Bulgarlar bir Türk boyu idi. Amma sonradan dillerini kaybettiler ve başka bir millet haline geldiler. Bunların bugünkü halleri ortadadır. Dilini savunamayan bir millet hiç bir değerini savunamaz.

    Dil meselesi, bugün Türk'ün varlığını tehdit eden belki de en mühim ve en büyük tehlike haline gelmiştir. Rusların SovyetlerdekiTürk lehçelerine yapamadığı tahribatı, maalesef biz kendimize yapmaktayız. Dilimizi bir kabile dili haline sokmak isteyen mikropların ekmeğine adeta yağ sürmekteyiz.Balkanlardan Çin'e, Urallardan Afrika'ya uzanan sahalarda, 150 milyonu aşkın Türk'ün mevcudiyeti düşünülecek olursa, Türk Dili'nin ifade ettiği mana daha iyi anlaşılacaktır. Hülasa, Türk Dili meselesi resmi hudutlarımızdan uzaklara taşan bir mevzudur.

    Türk Dili,dünya dillerinin en köklülerindendir.Türk Dilinin bugün içine düştüğü halde,T.C.'nin bir Türk Dili politikasının olmayışında rolü büyüktür.Dilimize en büyük tahribatı,Türk tarihi ile Türk Dilini aynı değerde tutmak,Türklük şuurunu uyandırmak gayesi ile kurulan Türk Dil Kurumu yapmıştır.Amma yıkıcı ellere alet olurcasına faaliyet göstermiştir.Bugün dilimize zorla sokulan uydurukça kelimelerle dilimiz kabile diline döndürülmek üzeredir.TRT,gazeteler ve Türk düşmanları adeta bu uyduruk kelimelerin oturlulması için bütün güçleriyle çalışmaktadırlar.

    Hiçbir Türkçü  veya Türk Milliyetçisi,kendi dilinde kelimeler dururken başka diilerdeki kelimeleri kullanmamalıdır,milletinin diline malolmuş ve illi şuurla kaynaşmış olan kelimeleri çıkartıp,yerine öztükçe diye yutturulmaya çalışılan uydurukça kelimeleri kullanmamalıdır ve kullanılmalarına da müsaade etmemelidir.Ziya Gökalp da öztürçe diye birşeyin tamamen hayal olduğunu belirtmiştir.Milletin kullandığı ve anladığı kelimelerin Türkçe olduğunu kabul etmiştir.

    1881 yılında gelen bir ses bakın ne diyor:  '' Biz, dili bir milletiz. Moskova bizi parçalıyor. Bizim bir dilimiz var. Moskova dilimize uydurma kelimeler sokarak birbirimizi anlamayacak şekilde bizi ayırıyor. Türkçülüğü bölmek, içimize nifak sokmak istiyor. Düşman uyumaz. Uyanık olalım... ''. Kırımlı İsmail Gaspıralı yüz yıl öncesinden hakikatleri görebilmiştir.Fakat bunları biz maalesef bugün görememekteyiz. İstiklal Marşımızı  '' Ulusal Düttürü '' diyebilen bir zihniyetle kesin bir mücadele gerekir. bu böyle biline, düşünüle...
 


                                                                                                                                    GENÇ TÜRK

                                                                                                                                                                                                                                                                                      YENİ ORKUN DERGİSİ KASIM 1988/ 9. SAYI
Dilek yolunda  ölmek Türklere olmaz tasa,
Türke boyun eğdirir yalnız türeyle yasa;
Yedi ordu birleşip karşımızda parlasa
Onu kanla söndürüp parçalarız, yeneriz.
                H.NİHAL ATSIZ