Gönderen Konu: Tarikat ve Cemaat Gerçeği - Siyasal İslâmcılıkla Yüzleşme.  (Okunma sayısı 17000 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1984
    • https://www.hunturk.net
Türkler, küresel sömürge güçlerinin işgal girişimlerine karşı en büyük yanıtı Gazi Başbuğ Mustafa Kemâl Atatürk önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak vermişlerdir.

Başta Ayasofya'nın minarelerinin yıkılarak kiliseye çevrilmesi olmak üzere Yunanlıların ve haçlı batının bütün hevesleri kursaklarında kaldı.

Belli ki bir de, diyanet işleri başkanlığını işgal eden, vicdanı kirli, Ali Erbaş ve bilcümle siyasal İslâmcıların kursaklarında kalmış.

Haçlı batının işgalinden koca bir şehrin, İstanbul'un, Atatürk tarafından kurtarıldığını görmezden gelen siyasal İslâmcılar, bilinç altlarında yer alan Türk düşmanlığıyla her şeyi Atatürk'e düşmanlık etme ve hakaret yağdırma vesilesi yapıyorlar.
Oysaki Atatürk Ayasofya'yı müze haline getirerek başta Rusya olmak üzere ortadoksların desteğini alarak Boğazların güvenliğini garanti altına alan Montrö antlaşmasını yapmıştır.
Siyasal İslamcılar bu gerçekleri görmezden gelerek, asli vasıfları olan Türk'e ve Türklüğe ait her şeye düşmanlık etme işine koyuluyorlar.

Atatürk'ü Fatih Sultan Mehmet Han'ın vakfını bozmakla suçlayan kara cahiller bizzat Fatih'in onlarca vakfı, amaçlarından saptığı için, bozup bu vakıflara ait mal ve arazileri müsadere ederek hazineye devrettiğini bile bilmezler.
Siyasal İslâmcılar okumaz, araştırmaz, akıllarını çalıştırmaz-zira akıldan yana pek fukaradırlar-, tarih bilmez, hak, hukuk tanımazlar.
Maharetle yaptıkları tek şey, başta Atatürk olmak üzere Türklüğün milli mukaddesatına saldırmaktır.
Yıllardan beri ısrarla Türk Milletinin ve mukaddes dinimiz İslâmın en büyük düşmanının siyasal İslâmcılık olduğunu bunun için söylemekteyiz.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Yüzbaşı Sançar

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 219
İstanbul büyük şehir belediye seçimini kaybetmek akp'sinin ve akp'sini var eden açık-gizli koalisyon ortaklarının bütün denge ve hesaplarını alt üst etti.
İstanbul büyük şehir belediye bütçesinden aylık milyarlarca dolarlık kaynak, çeşitli ad ve namlarla, koalisyonu oluşturan ortaklara - ki bunların tamamına yakını, irili ufaklı, tarikat ve cemaatlerdir- aktarılıyordu.
İktidarın sürekliliği koalisyon ortaklarının memnuniyetiyle ancak sağlandığından bir şekilde bu kaynağın bulunması gerekiyordu.
Çünkü bu koalisyon ortakları direk dinden, imandan girip küfürle suçladılarından akp'sinin bu suçlamaya dayanma gücü olmazdı.
O nedenle ne yapıp edip buldular, elbette.
Akp'sinin başındaki zat boşuna demiyordu, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder, diye.

Tanrı Türkü ve Türk yurtlarını korusun!
Yüzbaşı Sançar Uçmağa varalı on üç yüz yıldan çok oldu. Onun düştüğü meçhul yerde, ay ışıklı yaz gecelerinde hâlâ ıztıraplı kahkahalar ve şeref ilahileri işitilir. Bu ilahiler rüzgârın çıkardığı sestir. Onu herkes işitir. Fakat o ıztıraplı kahkahaları herkes duyamaz. Onun yankılarını uzak, yakın ellerden, ancak içinde Tanrı Dağı’nın odu yanan gönüller sezer. Bu ıztıraplı kahkahalar Yüzbaşı Sançar’ın soyu, onun düştüğü yerde zafer töreni yapıncaya kadar yıllarca, belki yüzyıllarca sürüp gidecek…

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1984
    • https://www.hunturk.net
Benim nazarımda ve gerçekte de siyasal İslâmcılık gericilik ve bağnazlığın bile ötesinde, nicelik ve niteliği toplum tarafından gereğince bilinmeyen, melanet bir zihniyettir.
En müşahhas ve deşifre olmuş halini fetöcü yapılanmada gördük ki bu görünen kısmı bile gerçek yapının tamamını yansıtmıyor.
Maalesef siyasal İslâmcılık yeterince kavranamamıştır.
Bu nedenle de, CHP ve İYİ partide de dahil, gelecek planlamaları oluğunu iddia eden siyasi oluşumlarda buna dair, kayda değer, bir program yok.
Bu melanetin içeriğini ve ölümcül yapısını kavrayabilmiş ve gereğince mücadele ederek belini kırmış tek lider Kutlu Türk Başbuğu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'tür.
Maalesef Atatürk'ün bu mücadelesi, hepimizin bildiği, talihsizlikler nedeniyle, kesintiye uğramış ve süreç yaşadığımız bu günlere kadar, tersine işleyerek, hayatiyetiyetimizi tehdit eden noktaya gelmiştir.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimiçi Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1984
    • https://www.hunturk.net
Akp'si; irili ufaklı onlarca, belki yüzlerce, farklı tarikat, cemaat, vakıf, grup, klik vb. yapının, cumhuriyeti ilga etmek ortak paydasında, bir araya geldiği koalisyondur.
Normal şartlarda, laik cumhuriyete ve Atatürk'e düşmanlıkları kadar, birbirleriyle de kan davalı ve kavgalı olan bu şer birliğini bir arada tutan iki temel yapıştırıcı var.
Birincisi; Atatürk düşmanlığı odaklı laik cumhuriyeti yıkmak, ikincisi ise her türlü yol ve yöntemle helal, haram demeden devleti ve milleti soymak.

Laik Cumhuriyetten açtıkları gedik; milli bayramları iptal, Atatürk'e alenen hakaret, TC yi silmek, andımızı kaldırmak, Türküm demeyi yasaklamak, anayasanın ilk dört maddesini değiştirmeyi teklif edecek raddeye geldi.

Akp'sinin iktidarını sürdürmek için koalisyon ortaklarını memnun etmesi gerekiyor.
Bu memnuniyet devlet peşkeş çekilerek sağlanabiliyor.
Bakanlıkların, bir çok kamu iktisadi kuruluşlarının tarikat, cemaat ve vakıflara paylastırıldığı herkesin malumu.
Bu kaynak önceden, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi üzerinden, sağlanıp ilgili yerlere aktarımı buradan sağlanıyordu.
İstanbul'u kaybetmek bütün kurguyu ve düzeni alt-üst etti.
Akp'sinin başkanı; İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder, sözüyle, tam olarak, bunu kastediyordu.
İstanbul kaybedilince bu kaynak; vakıflar, fonlar, kamu ihalelerinden alınan komisyonlardan vb. sağlanmaya başlandı.
Kamu ihalesi alan firmalardan peşin peşin %10 ila 40 arasında değişen komisyonların, daha işin başında alındığını, işin sonunda da, devlete vergi olarak verilmesi gereken kâr üzerinden, %2,5 yani 1/40 zekat miktarınca bir tutarın akp'sinin belirlediği bir vakıfa veya fona bağışladığı, söylentileri ortalıkta dolaşıyor.

Anlaşılacağı üzere akp şemsiyesi altında toplanan yüzlerce tarikat, cemaat, vakıf, sivil toplum kuruluşu ve benzeri yapının oluşturduğu koalisyon böyle sürdürülüyor.

Akp yönetimince beklentileri karşılanan bu yapılar tabi olarak; talip, mürit ve taraftarlarına, dini vaaz adı altında, fakirliği kutsayarak, sabır ve şükür tavsiyesiyle; soğan, patates, ramazan kolisi ve cüzi miktarda yardıma razı olmayı öğretiyor.
Ve hatta bu yardımlar için minnet duydurarak akp'sine bağlılıklarını pekiştiriyor.
3. Dünya ülkelerinde bile bu duruma karşı isyan edilirken Türkiyede, iktidara karşı kitlesel olarak bir başkaldırı veya yüksek sesli ortak itirazın olmayışının, yapılamayışının sırrı budur.

Akp'si ortak olduğu grupların liderlerini ve üst düzey yöneticilerini memnun ettiği sürece, onlar eliyle yoksul halk kitleleri susturulmaya, hallerine rıza göstermeye ve hatta yaşadıklarının Tanrı tarafından tayin edilmiş bir kader ve sabır sınavı olduğuna, karşılığında cennetle ödüllendirileceklerine inandırılarak düzen sağlanmaktadır.
Türkiye'de kimse siyasal İslamcı organizasyonu ve bu organizasyonun sürekliliğini sağlayan mali akışı bozmadan akp'sini sandığa gömeceğine inanmasın!

Gazeteciler, yazarlar ve fikir insanları durumu formülüze ederek topluma ve siyasete yön verenlere ışık tutarlar.
Bu formülü uygulamak üzere yol, yöntem ve stratejiler geliştirerek, akp'sini sandığa gömecek hamleleri yapacak olanlar, muhalefet cephesidir.
Muhalefetin elinde akp'sini sandığa ve tarihe gömecek binlerce yolsuzluk dosyası, kötü yönetim, adaletsizlik vs. malzeme var.
Yani, amiyane deyimle, top muhalefet blogundadır.

Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!
TTK.
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!