Gönderen Konu: Çakma Türkçüler.  (Okunma sayısı 22099 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1940
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #30 : 03 Nisan 2013, 00:34:36 »
Saygıdeğer Arkadaşlar,
Muğla-Denizli taraflarında "sen, ben, bizim oğlan" diye, "yalnızlık ve kimsesizliği" tanımlayan bir deyim vardır.

Yeni bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, kuruluş felsefesi olan Türkçülüğün kimsesizliğini Yolların Sonu adlı o ölümsüz şiirinde:

Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden
Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
İtler bile gülecek kimsesizliğimize.


Dizeleriyle, can yakıcı bir şekilde, dile getiren Uluğ Bilge Atsız Ata'nın bu şikayeti bizim şirin Egelinin "sen, ben, bizin oğlan" deyimiyle ifade etmeye çalıştığı yalnızlık tarifiyle ne kadar da örtüşmekte değil mi?

Türkçü camianın-ki bir camiadan bahsetmek ne kadar doğrudur, doğrusu, bilemiyorum. Zira ortada bir camia filan görmekte zorlanıyorum- en büyük açmazlarından belli başlı olanlarını ana başlıklar olarak sayar, sıralarsak:

1-Örgütsüzlük
2-Ortak fikir ve anlayış
3-Topluma bakış ve uyum
4-Mücadele azmi ve kararlılık
5-İçtenlik ve özveri
6-Metod, yol, yöntem.


Bunlara başkaca maddeler de eklenebilir, elbette.
Bu gün Türklüğe kastetmiş ve bu uğurda ciddi yol almış bölücü ve irticai yapılanmaları analiz ettiğimizde bizim olmadığından yakındığımız, yukarıda sıralanan, maddelerdeki değerlere ileri derecede sahip oldukları gerçeğini görmekteyiz.
Ne kadar acı bir manzara değil mi?

Bana bir Tanrı kulu çıkıp üzerinde bütün Türkçülerin mutabık kaldıkları/oldukları/olacakları bir Türkçülük anlayışı/tanımı/açıklaması yapabilir mi? Ben bu yaşıma dek-ki yaşım elliyi geçti- duymadım, tanık olmadım, rastlamadım. Eğer var da ben bilmiyorsam, affedilmemi ve cahilliğime verilmesini dileyerek bu zamana dek Türkçülük uğruna verilen uğraşlarda, çam sakızı çoban armağanı babından olan, katkı ve katılımlarımı bir kibritle yakıp köyüme çekileceğim.
Allah aşkına mı deyim, Tanrıyı severseniz mi deyim, kim ne dilden anlıyorsa öyle sesleniyorum!
N'olur şu saldırgan, kavgaya davet çıkartıcı, hakaretamiz, ütopik ve lüzumundan çok romantik tavır ve tarifleri bir tarafa bırakarak bir nebzecik de olsa gerçekle (realite-hakikat) kucaklaşalım, yüzleşelim.
Türkçülük Türk toplumuna has bir yaşayış ve düşünüş biçimi midir? Yoksa başka gezegenlere ihraç edilmek üzere kurgulanmış bir sistem midir?
Önce nesnenin ayaklarını yere, başını göğe doğru çevirerek işe koyulalım ki abesle iştigal gülünçlüğünden kurtulmuş olalım.

İçinde yaşanılan toplumun değerleriyle örtüşmeyen bir fikir sistemi kime hitap edecek ve bu fikrin sahiplerinin kimlik ve kişiliklerinden sadır olan hal ve tavırlar kimden kabul görecektir?

Elbette ki Türkçüleri “Herkesin İçtiği Su”dan(*) içmeye çağırmıyorum. Lakin “bilinmedik aş, ya karın ağrıtır ya da baş” babından milletin bilmediği, anlamlandıramadığı, ne demeye geldiğini kavrayamadığı, kendinden göremediği, kendini bulamadığı, benim istediğim, aradığım budur diyemediği; hal, hareket, davranış, fikir ve sözleri de Türkçülük işte budur diye dayatmak, şayet, bunların sadır olduğu failinin psiko-somatik halinin tezahürleri değilse metotsuzluğundan, yol ve yöntem bilmezliğinden kaynaklanmaktadır ki her halükarda sonuç ve yol almaktan uzaktır.
Daha açık ifade etmek gerekirse "Türkçülük adına Türk toplumuna sunulan, daha doğrusu dayatılan, modeller Türk toplumunca anlamlandırılamamaktadır."
Güçlü ve yaygın Türkçü bir örgütlenmeden söz etmek olanaksızdır.
Ortak bir Türkçülük anlayışı hak getire… Neredeyse kişiye has ve hatta kişinin “a hali”ne, “b hali”ne mahsus Türkçülük anlayışı ve tarifleri vardır.
Özgün gözükmek, hiç kimselere benzemeyen orijinallik amaçlı, gerçekteyse derin psikolojik sorunluluğun yansıyışı olan sivrilikler yıllar yılı en popüler, en birinci, en ulaşılmaz, en ideal Türkçülük olarak görüldü, gösterildi ve çıplak olan krala “kral çıplak” diyenler de en iyimser haliyle çapulculukla itham edildi. Diğer suçlamalardaki yaratıcılık karşısında oldum olası şapka çıkartmışımdır!?
Hakkıyla “Türkçü bir mücadele var mıdır?” sorusu, içinde cevabı da içermekte olduğundan bu maddeye başkaca açıklama yapma gereği duymamaktayım.
İçtenlik ve özveri…
Yukarıda yazılan, çizilenlerin hepsini anlamsız kılan tek gerçek bence budur.
“Taşın altına konulmayan el” hangi davanın zafer bayrağını taşıyacak ve bu bayrağı Tanrıdağlarının tepesine dikecektir?
Sözü daha fazla uzatmadan, Türkçülere, Türk Milletini hakkıyla tanımalarını öğütlüyorum.
Ve….
1919 da Türkçü Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ardına düşen Türk Milleti daha sonraki zamanlarda Türkçülük iddiasında bulunanların peşinden neden gitmemektedir?
Bunun üzerinde düşünülürse bir şeylere ulaşılabileceği kanısındayım.

Türk doğmak büyük şans!
Türk kalmaksa bir erdemdir!
Tanrı Türk olmanın hazzını bütün Türklere tattırsın!

TTK.

(*) Herkesin İçtiği Su Ömer Seyfettin'e ait ibret dolu bir hikayedir. Otağımızda yer alan bu hikayeyi okumak için “TIKLAYINIZ”
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Atçeken Beği

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 227
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #31 : 03 Nisan 2013, 01:37:05 »
Burada yazıp çizmenin artık bir manası olmadığını düşünerek, en kısa zamanda sanal ortamın samimiyetsizliğini ortadan kaldırıp birebir görüşmek, meramımı anlatmak ve hasbihal edebilmek için derneğe geleceğimi arz ederim.

Oturup düşündüğümde yetim olmadığımı gördüm! Oğuz Han gibi atası, Dede Korkut gibi muallimi, Köroğlu gibi ağabeyi, Mahtumkulu gibi akıl hocası olan birisi hiç yetim olur mu?
Saparmurat Türkmenbaşı

Çevrimdışı YALNIZKURTKARAGÜLLE

  • GÖKBÖRÜ SİNOP
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1345
  • TÜRK IRKI SAĞ OLSUN
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #32 : 03 Nisan 2013, 08:42:35 »
Esenlikler,
Başkanımın
İçinde yaşanılan toplumun değerleriyle örtüşmeyen bir fikir sistemi kime hitap edecek ve bu fikrin sahiplerinin kimlik ve kişiliklerinden sadır olan hal ve tavırlar kimden kabul görecektir?
Hastalığın teşhisi ile Andamızın
Burada yazıp çizmenin artık bir manası olmadığını düşünerek, en kısa zamanda sanal ortamın samimiyetsizliğini ortadan kaldırıp birebir görüşmek, meramımı anlatmak ve hasbihal edebilmek için derneğe geleceğimi arz ederim.
tedavinin yönteminin uygulanışını hayata geçirme kararını tüm samimiyetim ile kutluyorum.

Türk doğmak büyük şans!
Türk kalmaksa bir erdemdir!
Tanrı Türk olmanın hazzını bütün Türklere tattırsın!


TTK.
Dört yanım soru, Tanrı'm
Hepsi en zoru Tanrı'm
Soruların zorundan
Soyumu koru Tanrı'm

Sen Tanrı değil misin, adını yargılatma
Sana Tanrı deyince, dinimi sorgulatma
Ya adam et bunları, ya beraber yaşatma
Kanı bozuk olanlar "Türk'üm" diyemesinler
Ve Türk'ün dik başını yere eğemesinler.

Çevrimdışı TARDU KAĞAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 541
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #33 : 03 Nisan 2013, 11:30:32 »
Burada yazıp çizmenin artık bir manası olmadığını düşünerek, en kısa zamanda sanal ortamın samimiyetsizliğini ortadan kaldırıp birebir görüşmek, meramımı anlatmak ve hasbihal edebilmek için derneğe geleceğimi arz ederim.


Değerli Atçeken beyi kardeşim;Bilge Börü kam ın da belirttiği gibi,edebi makaleler düzerek,Aslında faydası olmayan gereksiz atışmalara girerek birbirimize ve Türk Ülküsüne kazandırabileceğimiz hiçbirşey yoktur.Uzun lafın kısası;bizleri birarada tutan,din ,mezhep,yada ruhani düşünce yapısı değil,Türkçülüğümüzdür.Ne diyoruz her kutlu duada?Her şey Türk İçin;Türk e göre,Türk tarafından.Dolayısıyla Dini konularda yaralayıcı değil,yapıcı,yıpratıcı değil onarıcı tavır göstermek yararımızadır.İtiraf etmeliyimki;bende konuyu en başından okurken,bazı detayları atlamışım ve anlam karmaşası olmuş.Emin olunuz,siz ve diğer arkadaşlar içinde  mümkün olabilir bu durum.Yazılanlardan sizinde istemeden alınganlık gösterdiğiniz ortadayken kırgınlığa gerek olmadığı kanaatindeyim.Bu meseleleri yüz yüze tartışıyor olsaydık;emin olunuz yüz mimikleri ve samimiyetin etkisiyle bu polemiğe ve tartışmaya girmez,birbirimizi kızdırarak gülerdik.Malesef forumda yazışmayla karşılıklı sohpet ve tartışmalar çok ciddi farklılıklar gösterebiliyor.Eminim ki, bir gün tanışma fırsatı bulduğumuzda,aslında birbirimizden hiçbir farkımız olmadığını sizde anlayacaksınız.Esenkalın.TTK!

Aslında durum aşağıdakinden farklı da değildir.Karagülle ağabeyin espirik mizacına bendende küçük bir kare...

Çevrimdışı Yüzbaşı Sançar

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 211
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #34 : 03 Nisan 2013, 12:54:48 »

İçtenlik ve özveri…
Yukarıda yazılan, çizilenlerin hepsini anlamsız kılan tek gerçek bence budur.
“Taşın altına konulmayan el” hangi davanın zafer bayrağını taşıyacak ve bu bayrağı Tanrıdağlarının tepesine dikecektir?
Sözü daha fazla uzatmadan, Türkçülere, Türk Milletini hakkıyla tanımalarını öğütlüyorum.
Ve….
1919 da Türkçü Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ardına düşen Türk Milleti daha sonraki zamanlarda Türkçülük iddiasında bulunanların peşinden neden gitmemektedir?
Bunun üzerinde düşünülürse bir şeylere ulaşılabileceği kanısındayım.

TTK.
Bu saptamaların üzerinde çokça düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.
İçtenlik ve özveri birbirini tamamlayan ve bir dava ve sistem için can, ruh kıymetinde olan kavramlardır. Eğer bir yapılanmada içtenlik ve özveri yoksa o yapılanma hantal bir yığın demektir. Tıpkı ruhsuz ve cansız bedenin kıymetsizliği gibi hiç bir kıymete sahip değildir.
Taşın altına el koyabilmek davasına içtenlikle bağlı özverili kişilerin yapabileceği bir davranıştır.
Tanrı Türkü ve Türk yurtlarını korusun.
Yüzbaşı Sançar Uçmağa varalı on üç yüz yıldan çok oldu. Onun düştüğü meçhul yerde, ay ışıklı yaz gecelerinde hâlâ ıztıraplı kahkahalar ve şeref ilahileri işitilir. Bu ilahiler rüzgârın çıkardığı sestir. Onu herkes işitir. Fakat o ıztıraplı kahkahaları herkes duyamaz. Onun yankılarını uzak, yakın ellerden, ancak içinde Tanrı Dağı’nın odu yanan gönüller sezer. Bu ıztıraplı kahkahalar Yüzbaşı Sançar’ın soyu, onun düştüğü yerde zafer töreni yapıncaya kadar yıllarca, belki yüzyıllarca sürüp gidecek…

Çevrimdışı Fatih

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 374
  • Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #35 : 03 Nisan 2013, 15:44:31 »
Gerçek bir aydın ve inanmış bir Türkçü olarak tanıdığımız Osman Hocamıza karşı kullanılan ifadeleri yakışıksız buluyorum. Atçeken Beğini kişisel olarak tanımıyorum ve kendisi hakkında herhangi bir olumsuz önyargıyla da hareket etmiyorum.
Osman Hocamıza ayar vermeye çalışan Atçeken Beği adlı arkadaş bu otağa neredeyse yıllardır uğramamış. Şimdi birden bire ne olmuş da gelip, varlığı etrafındakilere güç ve güven veren değerli büyüğümüze, olmadık laflar edip ondan sonrada hiç bir şey yapmamış edalarına bürünmüştür.
Türkçülükte yola ve sıraya saygı esastır. Büyüklere karşı saygılı olmaksa Türk Töresinin değişmez düsturudur.
Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir.

Çevrimdışı Fatih

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 374
  • Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #36 : 03 Nisan 2013, 15:56:08 »
Herkesin izlediği sanal sayfalarda dini görüş ve yaşayışı açıklamayı şık bulmuyorum. Aynı şekilde insanları inançlarını açıklamaya zorlayan tavırları da yakışıksız buluyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse Yalnizkurt adlı arkadaşımızın yazısında bazı kişileri açıklama yapmaya zorlamak ya da müdahil olmak gereğini hissettirecek bir durum var. Bunu yanlış bulduğum gibi Atçeken Beği adlı andanın yanlışa yanlışla katılmak şeklinde değerlendirilecek yanıtını da yangına körükle gitmek olarak görüyorum.
Bu başlık altında olup-bitenler bize iki yanlıştan bir doğrunun çıkmayacağı gerçeğini ortaya koymuştur.
Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir.

Çevrimdışı motun yabgu

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1566
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #37 : 03 Nisan 2013, 22:02:09 »
Bir bardak su´da kopartilan firtina Otagimiza büyük zarar vermistir. Bundan sonra söylenecek sözünde kiymeti harbiyesi yoktur . Herkes yaptigindan utansin. Andalarimizin büyük bölümü özel görüsmelerimizde kaprisli tartismalardan rahatsizliklarini ifade etmislerdir . Umarim kisa zamanda Osman Öcal agabeyimiz aramiza katilir ve kaldigimiz yerden devam ederiz. Eger kendimize ceki düzen vermeyip pisikolojik rahatsizliklarimizi , gözümüzün kestirdigine saldirarak tatmin yolunu secmeye devam edersek, bir avuc Türkcü ve Türkcü sempatizanini kaybedecegiz. T.T.K.
ÜZE TENGRI TEMÜR CIDA OKLAR BIRLE BIR BULUT

  BASBUGUMUZ TANRIKUTTUR TANRIKUTTUR

                       TANRIKUT.

Çevrimdışı Egenin Efesi

  • Gökbörü'nün izinde Tanrı Türk'ü korusun!
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 154
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #38 : 03 Nisan 2013, 22:33:22 »

Türkçülükte yola ve sıraya saygı esastır. Büyüklere karşı saygılı olmaksa Türk Töresinin değişmez düsturudur.

Bu başlığı bir kaç gündür üzüntüyle izliyorum. Osman Hoca gibi güzide bir şahsiyetin bu otağ ve Gökbörü Türkçüler Derneği içinde yer alması bizler için büyük bir şanstır. Değerli büyüğümüze yapılan saygısızlığı ve bu saygısızlığa gereken tepkinin verilmemesini kınıyorum. Osman Hocamızın olgunluğuyla bu meseleyi büyütmemiş olması bu yapılanların kabul edildiği anlamına gelmemelidir. Dilerim bu tür tatsızlıklar bir daha tekrarlanmaz. Saygıdeğer büyüğümüz Osman Hocamızın o birbirinden güzel, yazı, şiir ve paylaşımlarını sabırsızlıkla beklemekteyiz. Dış kapının mandalları nedeniyle bizleri o engin paylaşımlarından mahrum bırakmayacağını ummaktayım.


Bundan böyle ömrüm boyunca hiçbir Türkçü teşkilat içerisinde yer almadan kendi kavgamı kendim vereceğim.




Gökbörü'nün izinde Tanrı Türk'ü korusun!
Dün Efe'ydik, Zeybek'tik; bu gün: GÖKBÖRÜ'dür Adımız!

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1940
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Çakma Türkçüler.
« Yanıtla #39 : 10 Ağustos 2020, 10:34:53 »
Çakma Türkçüler...

Türk'ün en büyük düşmanı kendisidir. Türkleri bölmek isteyen Türk soylu mankurtlar iş başında. Bunlardan (Çakma Türkçüler) günümüzde bir hayli mevcut, özellikle sanal acunun her yerinde bu köpekleri görebilirsiniz. Şimdi size kısaca bunların nasıl Türkçülüğe su kattığını ve Türkçüleri nasıl böldüğünü anlatacağım.

İslamcı / Dinci Türkçüler: Bunlar Türkçülüğü din ile sulandırarak ve dini sömürerek amaçlarına uğraşmaya çalışırlar. Son zamanlarda farkındaysınız Şeriatçı Türkçüler türedi ortalıkta. Bunlar genelde müslüman olmayan Türkleri zoraki olarak benimserler. Türklerin Şeriat ile yönetilmesini ve ülkede sadece müslüman olan Türklerin olmasını isterler. Bunların hristiyan olanlarıda mevcuttur. Bunlar ise misyonerlik yaparlar ve tek amaçları Türkleri hristiyan yapmaktır. (Not: Dindar ile dinci kavramlarını karıştırmayalım)


Dinsiz Türkçüler: Bunlarda dinsizliği kendilerine siper yaparak Türkçülük yaparlar. Bunların Türkçülükle alakası yoktur. Gece gündüz Amerikan-İsrail askerlerine dua ederler, sırf müslüman öldürüyorlar diye. Her hangi bir dine inananlarıda "Yobaz" ilan ederler.

Mezhepçi Türkçüler: Bu şerefsizlerde kendilerini ilk başta her türlü mezhebe karşıyız diye tanıtılar, fakat sonra bir bakarsınız bunlar ya Alevicilik ya da Sunnicilik yaparlar. Alevicilik yapanlar her önüne gelen "Yezit" der. Sunnicilik yapanlar ise başka mezhebe inananları kafir ilan eder. Bunlarında Türkçülükle alaksı yoktur. Türk başbuğlarını bile kendi mezhebine göre değerlendirir ve Türkçüler arasına fitne sokarlar.

Solcu Türkçüler: Bunlarında Türkçülükle alaksı yoktur. Bunlar Deniz Gezmişleri, CHe'leri kahraman ilan eder. Başbuğ Atatürk'ü de solcu diye tanıtırlar. Nihal ATSIZ Ata'yı da hiç sevmezler. Türk ırkçılığına karşıdırlar. Fakat Kürtlere karşı ırkçılık yaparlar.

Partizan Türkçüler: Bu gerizekalıların amacı ise Partizanlıktır. Bunlar, şu partiye oy vermeyen Türkçü değildir, diye ortalıkta dolaşırlar ve insanların kafalarını bulandırırlar. Bunların genelde CHP'li ve MHP'li olmak üzere 2 çeşidir vardır.

Atsız Ata'yı kendilerine maske yaparak Türkçülüğü sulandıranlar: Bunların tek amacı sabah, akşam Türk imparatorluğu Osmanlı'ya küfür etmektir. Başka bir şey bilmezler. Sürekli din karşıtlığı yapanlarıda mevcuttur. Bunların yüzünden millet ATSIZ Ata'yı din düşmanı bir yobaz zannetmektedirler.

Osmanlıcı Türkçüler: Bunlarda içlerindeki Osmanlıcılığı atamayan Türkçülerdir. Türk tarihini Osmanlı'dan ibaret sanırlar. Osmanlı ile savaşan bütün Türkleri (Örneğin Timur) hain ilan ederler.

Yahudi sempatizanı Türkçüler: Bu nasıl bir mankurtluktur tam olarak anlamış değilim. Fakat bunlar Yahudiliği tamamiyle benimsemiş olanladır. Neden benimsemiş diyorum, çünkü bu gerizekalılar Yahudileri Türk zannetmektedir. Hatta Hazar Türkleri sırf musevi inancına sahip diye bu salaklar tarafında Hazarlar Yahudi ilan edilir. Bunlara göre İsrial en büyük müttefikimiz olmalı ve sabah akşam Araplarla savaşmalıyız.

Ulusalcı Türkçüler: Bunlar ise sabahtan akşama kadar ABD karşıtlığı yaparlar. Başka bir şey bilmezler. Bunlara göre Türkleri katleden Rusya ve Çin düşman değildir. İçlerinde Doğu Perinçek'i bile Atatürkçü ilan eden beyinsizler vardır.

Boycu Türkçüler: Bunlar ise boyculuk yaparak Türkçülüğü sulandırlarlar. Bunların Oğuz Boyculuğu ve Kıpçak Boyculuğu gibi 2 çeşidir vardır. Kıpçak Boyculuğu yapanlar bütün Oğuzları devşirme ilan ederler. Oğuzculuk yapanlar ise Kıpçaklar için Çinlilerle karıştı derler. Bunlarda böyle hasta fikirlidir işte.

Kandaşlar; Türkçülük sadece Türkçülüktür. Şu Türkçülük ya da bu Türkçülük diye bir şey yoktur. Gerçek Türkçüler; İnançlarını içinde yaşar, partizan olmaz, Türk Irkının üstünlüğünü kabul eder, olaylara Türkçü bir bakış açısıyla yaklaşır, Türkler arasına boy, din ve mezhep ayrımı sokmazlar. Son Başbuğun Atatürk olduğunu kabul ederler ve Nihal ATSIZ'ı yol gösterici olarak benimserler. Gerçek Türkçüler bilgidir ve cahil değildir. Gerçek Türkçüler Türkçülüğü bildiği gibi diğer düşman fikirleride bilirler. Bu tür hasta fikirlere bulaşmamak için Atsız Ata'nın tüm kitaplarını okuyun. Tehlikeler nereden gelirse gelsin, ne kadar büyük olursa olsun, tek çare ve tek ilacı "Türk ülküsüdür".

Ne Mutlu Türk Doğana..

Alıntı yaptığım yazıdaki fikir, tanım ve çözüm önerilerinin, ana fikrine katılmakla birlikte, tamamına katılmamakta, bazı ifade ve yaklaşımları eksik ve muğlak bulmama rağmen, ana hatlarıyla dikkate alınması gereken çok önemli bir soruna parmak bastığından, konuyu, güncellemek istedim.

Konuyu açan Yalnızkurt kullanıcı adlı andaya da sağlık ve esenlikler dilerim.

Konuya dönersek...
Sosyolojik bir gerçektir:

Bir şeyin orjinalinden gelecek tehlikeyi bertaraf etmenin en emin ve kestirme yolu sahte modeller üretmektir.

Ne kadar çok sahte model üretilirse orjinaline yöneliş ve gerçekle buluşma o nispette azalacaktır. Tıpkı çoktan seçmeli test sistemi gibi. Şıklar ne kadar çoğalırsa doğruyu bulma olasılığı o nispette azalmaktadır.
Maalesef Türkçülük Ülküsünü bütünüyle ortadan kaldıramayacaklarını iyi bilen Türklüğün açık ve gizli düşmanı odaklar çeşitli adlarla ürettikleri sahte modelleri piyasaya sürmektedir.

Bu memlekette kanı ve vicdanı kirli mahlukatlar bu milletin kanı temiz çocuklarının vicdanlarını, ürettikleri sahte modellerle, kirletmektedir.

Hem dini mukaddesat ve hem de milli mukaddesatımız çok yoğun bir saldırıya maruz kalmıştır.
Sanal alem ve sosyal medya denen çöplük de bunun için bulunmaz bir iklimdir.

Türk çocukları bu tuzaklara düşse bile kanların hükmüne uyarak kendilerini bu illetlerden kurtarıp Türklüğe ait değerlere sarılarak kutlu Türk Başbuğu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Uluğ Bilge ATSIZ Ata'nın çizgisine dönmek zorundadır.

Ulu Atamız Bilge Kağanʼın çağlar ötesine hitap eden haykırışını tekrar ediyorum:

Ey Türk!
Titre ve kendine dön!


TTK.
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!