Gönderen Konu: Bulgaristan'da Türk gazetesi  (Okunma sayısı 86746 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
Ynt: Bulgaristan'da Türk gazetesi
« Yanıtla #31 : 03 Ocak 2013, 19:26:24 »
Kırım'da ruslar Türklerden fazladır, fakat bu Kırım'ın Türk yurdu olduğu gerçeğini değiştirir mi? Buna rağmen Kırım Özerk Cumhuriyeti vardır.

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
“Tarihe Not Düşmek: 1989 Göçü”
« Yanıtla #32 : 08 Ocak 2013, 07:55:05 »
“Tarihe Not Düşmek: 1989 Göçü”

1984-1989 yılları arasında Bulgaristan Türklerine yönelik uygulanan baskı ve asimilasyon politikaları, 1989 yazında yerini zorunlu göçe bırakmış ve birkaç aylık süre zarfında 360.000’den fazla Bulgaristan Türkü, Türkiye’ye giriş yapmıştır. Diplomatik bir krizden öte ciddi bir insanlık trajedisi doğuran bu uygulamalar, günümüzde toplumsal sonuçlarıyla detaylı akademik araştırma ve değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) bünyesindeki AB Araştırmaları Merkezi Balkanlar Masası tarafından yürütülecek olan ve T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından desteklenen “Tarihe Not Düşmek: 1989 Göçü” projesi kapsamında, 1984-1989 yılları arasında Bulgaristan’da komünist rejim tarafından resmi devlet politikası olarak yürütülen asimilasyon sürecine tanık olmuş ve 1989 Göçü’ne maruz kalmış kişilerin anılarının kaleme alınmasıyla 5 ciltlik bir kitap serisi oluşturulması hedeflenmektedir.

Eserlerin dili Türkçe
olacaktır. Kitap serisi, proje bitiminde yazarların katılımıyla Ankara’da düzenlenecek olan basın toplantısında kamuoyuna tanıtılacak ve başta üniversiteler ile şehir kütüphaneleri olmak üzere, Türkiye ve Bulgaristan’da ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtımı yapılacaktır.

Anılarını kaleme almaya gönüllü kişilerin, en geç 12 Şubat 2013 tarihine kadar kısa özgeçmişlerini ve 300 kelimelik eser özetlerini aşağıdaki adreslere posta veya e-mail olarak göndermeleri gerekmektedir.

Son Başvuru Tarihi:
12 Şubat 2013 olacak

Yazışma Adresi:

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK)
Mebusevleri Mah., Ayten Sokak, No:21
06570, Tandoğan, Çankaya, Ankara.

Tel.:
0090 312 212 28 86
E-mail: [email protected]

* Proje ile ilgili her türlü soru ve detaylı bilgi için e-mail üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK)

Bu haberin altına yapılan zorumlar:

1. yorum:

Sadece baskı ve asimilasyon olsa iyi, silah zoruyla ad değiştirmeler, Türk milletine ve Türkiye'ye küfürler, Türkçe konuşanlara para cezası kesmeler, Türkçe yayınları yasaklamalar, camileri kapatlamalar, "Türküm" diyenleri ya kurşuna dizmeler ya da Belene kampına sürmeler. Bu "baskı" ve "asimilasyon" kelimeleri bunları anlatmaya yetmiyor, öylesine kuru bir laf gibi kalıyor açıkta.

2. yorum:

O 5 ciltlik eserde bugünkü nesillerin bile hala o ezikliği içinden atamadığını anlatmaları gerek.

3. yorum:

Türk Birliği kurulursa Türkler daha güçlü olur. Kimse bize dokunmaya cesaret edemez. Türklere yapılan zulümler sona erer.

KAYNAK: http://ajansb.blogspot.com/2012/12/tarihe-not-dusmek-1989-gocu.html

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
Bu haberin içeri ilgi çekicidir. Türklerin yaşadığı bölgelerle ilgilendiği kadar Arap ülkeleriyle de ilgilendiğini görüyoruz. Türkiye'de Cumhuriyet Bayramını yasaklarken dışarıda ise Atatürk sevdalısı izlenimi bile yaratıyor.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Bulgaristan'ı birlikte gözlemliyoruz, birlikte kucaklıyoruz...



Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "İnanıyorum ki kadının eli pek çok yere değdiğinde nasıl ortalık güzelleşiyor, yeşilleniyor, iklim değişiveriyor ve birden Akdeniz oluyorsa, dünya barışını koruma konusunda da Bursa'da atılan bu adımın, konuşulan sözlerin, varılan kararların iklimi yeniden bahar yapacağını, yaz yapacağını düşünüyorum, Filistin'i Türkiye'yle birlikte düşünüyoruz. Kosova'yı, Makedonya'yı Türkiye'yle birlikte hayal ediyoruz. Kazakistan'ı, Bulgaristan'ı birlikte gözlemliyoruz, birlikte kucaklıyoruz. Atayurdumuzu, ana yurdumuzu biliyoruz" dedi.
 Arınç, Ak Parti Kadın Kolları tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) 15 farklı ülkeden kadınların katılımıyla düzenlenen
"Uluslararası Barış ve Kadın Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada, bu sempozyumun, katıldığı diğer sempozyumların içinde en başarılısı, katılım yönünden en güzeli, konu bakımından da en önemlisi olduğunu söyledi.
Sempozyuma katılan kadınların bir kısmının akademisyen, bir kısmının aktivist, bir kısmının da gazeteci olduğunu belirten Arınç, şöyle konuştu:
"Keşke içlerinde Yemen'den Tevekkül Karman da olabilseydi. Tevekkül Karman kim diyeceksiniz- Hata bendedir, keşke ismini vermek suretiyle onu da davet ettirebilseydim. 2 ay kadar önce Yemen'e gitmiştim.Yemen, biliyorsunuz bir demokrasi geçiş süreci yaşıyor. Yemen'de de olağanüstü kötü olaylar cereyan etmişti. Bu olaylarda genç bir kadın, Tevekkül Karman, hem olayların yönlendirilmesinde hem kadın haklarının korunmasında hem de gençlerin bu eylemlerde müspet hareket etmesinde çok önemli rol oynamış ve Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır. Tevekkül Karman'a Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı da verildi. Sizin kadar Türkiye'yi çok seviyor ve sizin kadar Türk tarihine hayran ve Yemen'de 300 bine yakın şehidimizin hatırasını en canlı yaşayanlardan birisi."
Arınç, sempozyuma Asya, Afrika, Balkan ve Ortadoğu ülkelerinden katılımcılar olduğuna işaret ederek, "Yani bizim coğrafyamız, bizim geçmişimiz. Geçmişte aynı bayrağın altında bulunduğumuz pek çok ülke, aynı kaderi paylaştığımız pek çok insan. Biz, bugün aynı kaderin birbirini kardeş yaptığı insanlarız. Kadınıyla, erkeğiyle, gençliğiyle... Dolayısıyla bugünkü sorunlar, aynı zamanda bizim de sorunlarımızdır.Filistin'i Türkiye'yle birlikte düşünüyoruz. Kosova'yı, Makedonya'yı Türkiye'yle birlikte hayal ediyoruz. Kazakistan'ı, Bulgaristan'ı birlikte gözlemliyoruz, birlikte kucaklıyoruz. Atayurdumuzu, ana yurdumuzu biliyoruz" dedi.

İlk manalı yorumu da Türkçü bir genç yazmıştır:

1. yorum:
Tabii mazlum Filistinli Arapları da destekleyelim, ama Türkiye için Bulgaristan Türkleri, Dogu Türkistan'lı Uygur Türkleri, Karabağ Türkleri, İran Türkleri, Suriye Türkleri, Türkmeneli (Kuzey Irak) Türkleri daha öncelikli değil mi? Üstelik Araplar, Ulu Osmanlı Devleti'ni Birinci Dünya Savaşı'nda sırtından vurmuştur. Türk askerlerini koyun gibi kesmişlerdir.

2. yorum:
allah korusun git baska yeri gözlemle sen.nereyi gözlediysen böldün.

KAYNAK: http://ajansb.blogspot.com/2013/01/basbakan-yardmcs-bulent-arncbulgaristan.html

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
Ynt: Bulgaristan'da Türk gazetesi
« Yanıtla #34 : 08 Ocak 2013, 08:30:11 »
Bir de kadın haklarına saygılı görünmekten de geri kalmıyor. Daha sevimli görünürüm diye kardeşlik demagojileri de yapıyor tabii.
Şimdi daha iyi anlıyorum milleti bu kardeşlik masallarıyla uyutmanın niye bu kadar kolay olduğunu. Çünkü herkes sevimli görünmek, prestijini artırmak için bu masalı devamlı tekrarlıyor.

Bu masal resmen insanları hipnotize eden bir söz olmuş.

Çevrimdışı YALNIZKURTKARAGÜLLE

  • GÖKBÖRÜ SİNOP
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1351
  • TÜRK IRKI SAĞ OLSUN
Ynt: Bulgaristan'da Türk gazetesi
« Yanıtla #35 : 08 Ocak 2013, 08:45:08 »
Konuyla pek alakası yok ama; Çok komik mel mel bakanlarımız var.. :twisted: :kahkaha01: :twisted:


Sigara ve alkole zam gelmişken tekrar hatırlatayım. Bu resim Bulgaristan Metromarket'e ait.
Yani bizim imal(!) edip ihraç ettiğimiz, gümrük vergisi eklenmiş halde bir büyük 70'lik rakı bulgaristan'da, 15,99 leva.
Yani; Bize 56 TL'ye soktukları rakı, bulgaristan'da vergiler dahil 15,99 x 1,19 = 19 TL.
Durmak yok yola devam kuzucuklarım.  :twisted: :twisted: :twisted:
Sigara içinse diyeceğim şudur; Sigara zammıyla döndük sarma tütüne, sardığımız her sigara girsin Maliye Bakanı'nın dötüne! :kahkaha01:

TTK.
Dört yanım soru, Tanrı'm
Hepsi en zoru Tanrı'm
Soruların zorundan
Soyumu koru Tanrı'm

Sen Tanrı değil misin, adını yargılatma
Sana Tanrı deyince, dinimi sorgulatma
Ya adam et bunları, ya beraber yaşatma
Kanı bozuk olanlar "Türk'üm" diyemesinler
Ve Türk'ün dik başını yere eğemesinler.

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
İlinizde kaç Türk yaşıyor?
« Yanıtla #36 : 08 Ocak 2013, 09:36:53 »
Ben çok az bir kısmının "Bulgarlar bize iş vermez" diye gizlemiş olabileceklerini düşünüyorum. Bunu da 1984-1989 yıllarında yaşanan yulümlere borçlu olduğunu düşünüyorum. %90'dan fazlası bu korkuyu yavaş yavaş atmaya başlasa da hala izlerini taşır.
Öte yandan komünist dönemde çok çocuk yapmanın ilkellik olduğunu, cahillik olduğunu öğretirlerdi; eskiden insanların cahil olduğunu, kendilerini koruyamadıklarını, bu yüzden çok çocuk yaptıklarını öğretirlerdi. Daha sonra komünist dönemde bile aşırı ırkçı politikala geçtiler, Bulgar nüfusunu artırmak için doğumu teşvik etmeye giriştiler, fakat fazla başarılı olamadılar. Bulgarlar sigara rakı keyfini bırakıp da çok da rahatını bozup da çok çocukla uğraşamayacaklarına kanaat getirdiler.

İlinizde kaç Türk yaşıyor?

Son nüfus sayımında etnik dağılım yapısına göre, 588.318 kişi kendini Türk olarak tanımladı.  Sayım formlarında doldurulması "tercihe bağlı" olan etnik köken hanesine ‘Türk’ yazan vatandaşların sayısı il dağılımına gore ise şöyle:

Blagoevgrad-  17027
Burgas- 49354
Varna- 30469
Veliko Tırnovo- 15709
Vidin- 85
Vratsa- 565
Gabrovo- 6464
Dobriç-  23484
Kırcali- 86527
Küstendil- 105
Loveç- 4337
Montana- 171
Pazarcik- 14062
Pernik- 231
Pleven- 8666
Plovdiv- 40255
Razgrad- 57261
Ruse- 28658
Silistra- 40272
Sliven- 16784
Smolian- 4696
Sofya il- 422
Sofya şehir- 6526
Stara Zagora-15035
Tırgovişte- 38231
Haskovo- 28444
Şumen- 50878
Yambol- 3600

AJANS BG


Bu haberin altına yapılan yorumlar:

1. yorum:
haydi soydaşlar uremeye devam eski nufusu yakalayın en az 3.000.000 turk bg de.

2. yorum:
en az 5 çocuk

3. yorum:
Bu rakamlar gerçek değil. Smolyan'ın Borino köyünde 5 bine yakın nüfus yaşamakta. 4000 türktür. Ayrıca Gövren köyü de 3000 bine yakın tümü Türk ve Grohotno köyü - 1000 civarında Türk, ve Çelikli köyü - 250 - 210 Türk.ayrıca Devin ve başka yerleşim yerlerinde de Türkler yaşamaktadır.

4. yorum:
Kardes, haberde de belirtilmis zaten, 'tercihe bagli' Turkum diyen insanlarin sayısını gosteriyor. Sayımda ırkını belirtmeyen cok insan var.

KAYNAK: http://ajansbg.blogspot.com/2013/01/ilinizde-kac-turk-yasyor.html

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
Elif Şafak'ın romanları Bulgaristan'da ilgiyle takip ediliyor
« Yanıtla #37 : 11 Ocak 2013, 00:50:14 »
Bu gazetenin en büyük özelliği de Bulgaristan Türklerini ilgilendirecek her olayı haber yapar. Star gazetesinde "Elif Şafak'ın romanları Bulgaristan'da ilgiyle takip ediliyor" diye başlık atılmış. Ajans Bg de haber olsun diye kaynak belirterek sayfasında bunu haber yapmıştır. Bulgaristan'da pek çok kişi Elif Şafak'ın gerçek yüzünü bilmez, ama az da olsa uyanık bilinçli Türk gençleri Elif Şafak'ın gerçek yüzünü anlatmıştır yazdıkları yorumlarla.

Sevgili Irktaşlar,
Türk Irkının bu konularda aydınlanmasına siz de katkı sağlayın Türkçü bakışla lütfen!

İşte haber:

Elif Şafak'ın romanları Bulgaristan'da ilgiyle takip ediliyor



Elif Şafak'ın romanları Bulgaristan'da ilgiyle takip ediliyor. Helikon Kitabevi'nin hazırladığı listeye göre 2012'de en çok Elif Şafak'ın Aşk romanı satıldı. Bulgaristan'da en çok satılan ilk 10 kitap arasında Şafak'ın İskender romanı üçüncü, Baba ve p... romanı ise 9. sırada yer aldı.
Aşk'ın Bulgarca tercümesi 2010 yılında yayınlanmıştı. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören kitap, listede ilk sıraya yükselmeyi başardı. Elif Şafak, geçtiğimiz yıl kitap tanıtımı için geldiği Sofya'da "Bulgaristan okuru benim için çok özel." demişti. Şafak, yüzlerce kişiye imza dağıtmıştı.

Bu arada Helikon Kitabevi'nin otobiyografik kitaplar listesinde değerlendirdiği Siyah Süt de geçtiğimiz ay en çok satılan üçüncü kitap oldu. Elif Şafak'ın şu ana kadar 5 eseri Bulgarcaya çevrildi.

stargazete.com

Bu haberin altına yapılan bilinçli yorumlar:

1.yorum:
Elif Şafak'ı daha tanımak için Elif Şafak hakkındaki yorumlari izlemek gerek. Yalçın Küçük'ün 2 dakikalık konuşmasını (eserleri hakkında) ve Nihat Genç'in Elif Şafak hakkında açılan dava ile ilgili 10 dakikalık konuşmasını lütfen izleyin (klipin altındaki açıklamayı da okuyun):

https://www.youtube.com/watch?v=XbNTLn4ertg

https://www.youtube.com/watch?v=4o5vSFhNSsk

2. yorum:
Elif Şafak'a "Baba ve p..." romanından ötürü dava açıldı. Ben okudum "Baba ve p..." romanını. Bakın niçin dava açıldı Elif Şafak'a:

"Bütün akrabalarını 1915'te kasap Türklerin ellerinde kaybetmiş soykırımzede bir sülalenin torunuyum. Köklerime ihanet etmeyi öğrenip, soykırımı inkar etmek üzere yetiştirildim." (63. sayfa)

"sen kalk gel Orta Asya'dan, dal dosdoğru Anadolu'nun bağrına, sonra bir bakmışsın her yerdeler! Orada yerleşik olan milyonlarca Ermeni'ye ne oldu peki? Asimile edildiler! Eridiler! Yetim bırakıldılar! Sürüldüler! Mal mülklerinden oldular! " (65. sayfanın 4. paragrafı)

"... Sıradan Türklerle ne konuşacaksın? Eğitim görmüşleri bile ya milliyetçi ya cahil. Sıradan insanlar tarihi gerçekleri kabul eder mi sence? Sizi KATLİAMDAN geçirip sürdüğümüz, sonra da bütün bunları inkar ettiğimiz için özür dileriz mi diyecekler sanıyorsun? " (130. sayfanın 7. paragrafında)

"... Ayaş'ta sağ kalan olmamış. Çankırı'ya götürülenler de peyderpey öldürülmüşler. Sopalarla, balta saplarıyla dövülmüşler.?" (170. sayfanın 1.paragrafı)

"...bazıları açlıktan ölmüş, bazıları da öldürülmüş." (171. sayfanın 6. paragrafı)

"Türkler yapmış, dedi Armanuş, söylediklerinin ucunun nereye vardığına dikkat etmeden...." "...Türklerdi 1915'te bunları
Ermenilere yapanlar.? (172. sayfanın 3. ve 7. paragrafı)

"... 1909 Adana katliamlarından ya da 1915 tehcirinden.. Bunlar sana bir şey hatırlattı mı? Ermeni soykırımı diye bir şey duymadın mı? Hiç..." (185. sayfanın 10. ve 186. sayfanın 1. paragrafı)

".... toprağımızdan kovulduk, eşyalarımızdan olduk, hayvan muamelesi gördük, koyun gibi kesildik. Doğru düzgün haysiyetli bir ölüm bile esirgendi bizden...? (192. sayfanın 1.paragrafı)

"...Erkek bırakmıyorlar ortada. Silah arama bahanesiyle Ermenilerin evlerine girip, sonra da yağmalıyorlar..." (238. sayfanın 3. paragrafı)

3. yorum:
Elif Şafak'ı gözünde fazla büyütüyorlar. Elif Şafak'ı ve eserlerini iyi tanımayanlar bilsin diye anlatıyorum:
"Baba ve p..." romanında Türkleri kötüler. Türklerin ermenileri, Ermenilerin de Türkleri öldürdüğünü anlatır, ama Elif Şafak'ın gözünde Türkler suçludur.
Uydurulmuş ermeni soykırımı çok konuşulduğu dönemlerde bu roman devamlı gündeme getiriliyordu. "Baba ve p..." romanında Türklere hakaret ediyor diye mahkemeye verilmişti.
Elif Şafak'ın eserlerini Zaman gezetesi (Fethullahçılar) tercüme ettirdi, bu şekilde Elif Şafak'ı ünlü yaptılar. Özellikle Aşk romanını tercüme ettirerek popülerleştirdiler. Aşk romanını okumayanlar bir erkekle bir kadının aşkı olduğunu sanır. Okumadan önce ben de öyle olduğunu düşünüyordum.

Mevlȃna Şemsi Tebrizȋ'ye şiir yazmıştır sevilen bir kadına şiir yazar gibi. Orada bunlar anlatılır. Mevlȃna ak sakallarıyla dans eden, Farça şiir yazan biridir. Eski Türkçe tek yazdığı şiir şudur:

Kiçkinen oğlan hey bize gelgil!
Dağdanan dağnan hey geze gelgil!
Ay bigi sensin, gün bigi sensin!
Bî-meze gelme, bâ meze gelgil!

Günümüz Türkçesiyle:

Küçük oğlan hey bize gel!
Dağdan dağa geze geze gel!
Ay gibisin, gün gibisin!
Mezesiz gelme, mezeyle gel

Şimdi "İskender" romanına gelelim. Romanın kapak yazısı şöyle başlar "Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır…"

Romanda kürtlerin erkek çocuk istemelirini anlatır. Hediye kocaya kaçar. Sonra kocası onu ortada bırakır. Hediye de babasının evine döner. Babası Berzo namus davası yüzünden kızı Hediye'yi kendisine asmaya zorlar. Romanın ana karakteri (glaven geroy) İskender bir ana katilidir. Esma romanda ağabeyi (agası) için şöyle der "...İskender. O benim ağabeyim. O bir katil."
İskenderin annesi Pembe'dir. Romanda sıkça geçer. İskender'in ninesi hep kız doğurduğu için üzülen bir kadındır. İskenderin annesi Pembe'ye de bulaşmıştır bu hastalık (erkek evlat merakı). Pembe'nin ilk evladı İskender erkek olduğu için doğuştan kıymetlidir. İskenderin Yunus adında bir de kardeşi vardır. Yunus'un arkadaşları hep evsizdir, devlete düşman komünist, anarşisttir, saçlarını pembeye, yeşile boyarlar. İskender sünnet olacağını öğrenince ağaca çıkar, annesi Pembe de insin diye kandırır sünnet olmayacaksın sözü verir ama gene sünnet ettirir. Annesinden nefret etmeye başlar İskender kendisini kandırdığı için.

İskenderin gözünde kadınlar şöyledir "cilve yapan, naz eden, asla güvenilmemesi gereken, sahip olunan, ihanet ettiği düşünüldüğünde cezalandırılması gereken kancıklar"

Türk soylu öğretmenleri de aşağlamıştır romanda. Kürtçe konuşan öğrencilere bir ayağının üstünde durma cezası veren Türk öğretmen imajını çizmiştir.

4. yorum:
Elif Şafak, 2007-2008 yıllarında Fethullah Gülen'in Zaman gazetesinde köşe yazarlığı da yapıyordu. O zamanlar Amerikan destekli liberal politikalarla Türkiye'de bile Türklüğü yıkmak istedikleri en şidetli dönemdi.
Fethullah Gülen'cilere şu soruyu sormak lazım: Madem Osmanlı hayranısız niye Osmanlı'ya "soykırımcı" diye hakaret eden birinin köşe yazılarına gazetenizde izin veriyorsunuz. Yoksa Amerika istedi diye mi?

Medya onu abartarak masum saf Türk milletine "büyük yazar", "romancı" diye dayatıyor. O yazı yazarken bile imla hatası yapıyor. Herkes hata yapabilir, ama kendisine büyük yazar denmesine itiraz etmeyen biri imla hatası yapmaması gerek. Hele şu aşırı derece kaba bir hata: Türk gençlerin (Türk gençleriNİN).
Başka eserinde "aklımı kurcalayacak" yazmış. Güzel Türkçemizde "aklını kurcalamak" diye bir deyim yoktur, "kafasını kurcalamak" deyimi vardır. İsteyen Türk Dil Kurumu'nun 2009 yılında basılmış Türkçe Sözlük'ün 1031. sayfasında soldaki sütuna (kolonaya) bakabilir. Orada şöyle açıklanmıştır:
kafasını kurcalamak
zihnini meşgul etmek, düşündürmek

Türkiye'den sözlük getirme imkanı olmayanlar şu linke girip ( http://www.tdk.gov.tr/ ) arama motoruna "kafasını kurcalamak" yazabilir.

5. yorum:
Bu haber Ajans Bg'nin değil, Star gazetesinin. Ajans Bg, Bulgaristan Türkleriyle ilgilenir. Bu haber Ajans Bg'nin olsaydı böyle reklam yapar gibi haber yapmazdı. Madem Elif Şafak'ı bize tanıtmak istiyorlar biz de onu her yönüyle tanıyalım.

6. yorum:
Türkiye'nin ekmeğini yiyip de Türkleri aşağlamak çok ayıp.

7. yorum:
İnsanlar okuyorlar ama ne okuduğunu araştırıp sorgulamıyorlar, kimin, nasıl bir insanın eserlerini okuduklarını sorgulamıyorlar. Gerçi çok okudukları da şüpheli.

8. yorum:
Elif Şafak deyince aklıma komik bir olay geldi.
Kısa boylu bir bayan sınıf arkadaşım vardı (bu yüzden de çok kompleksliydi). Her yeni tanıştığı insana okumuş, akıllı, modern görünmeyi seviyordu. Medeni, entelektüel gözükmek için "kitap okuyorum" demeyi de seviyordu. Bir arkadaş ona "hangi kitapları okuyorsun" diye sorduğunda böyle çok komik ağzını kıvırarak "Elif Şafak" dedi.

O gittikten sonra arkadaş da şöyle dedi onun hakkında: Acaba "Elif Şafak hakkında ne biliyorsun" diye sorsan ne derdi deyip güldü geçti. Herhalde "çok entelektüel b yazar. Ben onun eserlerini öok seviyorum" derdi.

9. yorum:
Bakıyorum da Elif Şafak'ın eserleri Türk milletine pek güzel şeyler öğretmiyor. Pek ahlak öğretmiyor. Soyuna, diline, kültüne bağlılık öğretmiyor. Anlamıyorum, zaman gazetesi onu niye bu kadar popülerleştirmeye çalışıyor.

Namık Kemal gibi, Mehmet Emin Yurdakul gibi, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, Mehmet Akif Ersoy gibi, Ömer Seyfettin gibi vatansever yazarlar, şairler dururken niye Elif Şafak gibi dünyada popüler olmak için Türklüğü bile aşağlamaktan çekinmeyenlerin reklamını yapıyorlar?

Yusuf Akçura gibi, İsmail Bey Gaspralı gibi, Mehmet Ziya Gökalp gibi, Zeki Veledi Togan gibi, Sadri Maksudi gibi, Ahmet Ağaoğlu gibi (bugünkü Türk iş adamı Ali İbrahim Ağaoğlum ile bir alakası yok), Nejdet Sançar gibi, Hüseyin Nihal Atsız gibi Türkçü yazarları, büyük şahsiyetleri popülerleştirecekleri yerde Elif Şafak'ın reklamını yapıyorlar.

Tıpkı bir zamanlar sırf komünist diye Sabahattin Ali ile Nazım Hikmet'in reklamını yaptıkları gibi. Nazım Hikmet'in Türk olmadığını Bulgaristan'da bilmezler ya da bilerek gizlerler. Nazım Hikmet'le Sabahattin Ali de Atatürk'e hakaret eden şiirler yazmıştır, bakın neler yazmışlar:

    28 Kânuni Sâni

    Trabzondan bir motor açılıyor
    Sahil-de ka-la-ba-lık
    Motoru taşlıyorlar
    Son perdeye başlıyorlar
    Burjuva Kemal’in omuzuna binmiş
    Kemal kumandanın kordonuna
    Kumandan kâhyanın cebine inmiş
    Kâhya adamlarının donuna
    Uluyorlar
    Hav-hav-hav-tu.

    Nazım Hikmet
    .....................
Sabahattin Ali'nin "Kel Ali’den hesap sorulmuş mudur?" beyti var elimde.
    ==================
Neyse! Bu büyük şahsiyetlerin eserlerini nerede bulacağız diyorsanız, işte size birkaç belgesel ve site, gerekirse daha da ekleyeceğim:

    http://www.nihal-atsiz.com/yazi/turkculuk-uzerine-makaleler.html
    http://www.nihal-atsiz.com/yazi/h-nihal-atsizin-tum-makaleleri.html
    http://www.kulturelbellek.com/ziya-gokalp-kimdir/
    http://www.nihal-atsiz.com/yazi/ulu-onder-ataturkten-turkcu-sozler.html
    http://www.huseyinnihalatsiz.com/

Okumak yerine belgesel izlemeyi tercih edenlere de şunları önerebilirim:

    https://www.youtube.com/watch?v=h6xLU7gbGfA
    https://www.youtube.com/watch?v=OeyxuFDawqE
    http://www.youtube.com/watch?v=DYbb6mfSkp0
    https://www.youtube.com/watch?v=SDcUlut4Uyw
    http://www.youtube.com/watch?v=Qiny2dYamY0
    https://www.youtube.com/watch?v=cbatKDlPhrQ
   
10. yorum:
Bir arkadaş şu yorumu yazmış "Şimdi "İskender" romanına gelelim. Romanın kapak yazısı şöyle başlar "Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır…"

Eğer gerçekten de Elif Şafak'ın "İskender" romanındaki kapak yazısı öyle başlıyorsa bu da Elif Şafak'ın Türkçeyi iyi bilmediğini gösterir. Güzel Türkçemizde "sevdiklerini üzer" ya da "sevdiklerini incitir" denir, "sevdiklerini acıtır" denmez.

Ajans Bg'deki linki: http://ajansb.blogspot.com/2013/01/elif-safakn-romanlar-bulgaristanda.html

Star gazetesindeki linki: http://haber.stargazete.com/sanat/bulgaristanda-1-numara/haber-717751

Biz Türkçüler de yorum yazalım da Türk gençlerini bilinçlendirelim!

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
Ynt: Bulgaristan'da Türk gazetesi
« Yanıtla #38 : 13 Ocak 2013, 03:12:07 »
Şu işe bakın, Elif Şafak "p.c" kelimesini kulanmıştır. Romanının adını "Baba ve P.c" koymuştur. Site ise sansürlüyor romanın ismini. hahahahaha

Elif Şafak davadan beraat ediyor, Türkçü siteler ise kapatılıyor.

Çevrimdışı Atsızcı Türk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 302
Ynt: Bulgaristan'da Türk gazetesi
« Yanıtla #39 : 13 Ocak 2013, 06:13:52 »
(1)

Bulgaristan'da HÖH milletvekili Ahmet Hüseyin'in makalesini ve makalesinin altına yazılan yorumları sunarım

Tüm suç HÖH'ün mü?

Ahmet HÜSEYİN



Değerli kardeşlerim, siyaset dalgalarında yüzmek anlayın çoook yorucu. Doğdumuz ülkemiz VATANIMIZDA TÜRK asıllı olarak siyaset yapmak ister kabul edin, ister etmeyin yorucu ve ezici. Bizlere karşı her zaman siyasi partiler ön yargıyla davranmışlardır, davranıyorlar.
 Öyle gözüküyor ki, gelecekte de bizleri OSMANLI TORUNU olarak görecekler.
 Evet, bizler OSMANLI torunuyuz. Asırlarca vatanımızın gelişmesi için dedelerimiz, babalarımız ve bizler mücadele etik. Bulgaristan'ın birligi ve bütünlüğü için dedelerimiz kan döktü.
Anlayın ki Bulgaristan'ın AB ve Dünya kurallarını kabul etmesi bir şey degiştirmiyor. Bizlere karşı alerji devam ediyor. Bu manzarada siyasi parti kurup ve hükümet ortağı olmak büyük bir başarı. Anlar mısınız bilmem?
Bulgaristan Başbakan Yardımcısı Emel Etem, Bakanlar Nejdet Mollov, Mehmed Dikme, Filiz Hüsmenova, Nihat Kabil, Cevdet Cakırov ve Bakan Yardıncıları...
 Hızmetler için ayrı konuşuruz. Böyle ortamda çalışıpta yanlışlıklar yapmamak mümkün değil. Utanacak yerimiz umarım azdır. Fakat TÜRK asılı bir kardeşiniz olarak bu başarıları görmeyenlere MAALESEF kırılıyorum. Bulgaristan'da basın maalesef dürüst değil. Burada onyargıyı görüyorum. Üç yıldır idarede değiliz. Şu anda Bulgaristan olarak Avrupa Birligi ülkeleri arasında en büyük işsizlik bizde. Milli gelir olarak kuyruktayız .Tüm suç HÖH'ün mü? Gelecekte benim bacılarım, kardeşlerimden birilerinin bakan olmasını istemiyor musunuz? Benim bu düşüncelerime katılanlara sevgi ve saygılarımı sunarım. Katılmıyanlara da saygım tamdır, onlar da bizim kardeşimizdir Değerli kardeşlerim, siyaset dalgalarında yüzmek anlayın çoook yorucu. Doğdumuz ülkemiz VATANIMIZDA TÜRK asıllı olarak siyaset yapmak ister kabul edin, ister etmeyin yorucu ve ezici. Bizlere karşı her zaman siyasi partiler ön yargıyla davranmışlardır, davranıyorlar.
 Öyle gözüküyor ki, gelecekte de bizleri OSMANLI TORUNU olarak görecekler.
 Evet, bizler OSMANLI torunuyuz. Asırlarca vatanımızın gelişmesi için dedelerimiz, babalarımız ve bizler mücadele etik. Bulgaristan'ın birligi ve bütünlüğü için dedelerimiz kan döktü.
Anlayın ki Bulgaristan'ın AB ve Dünya kurallarını kabul etmesi bir şey degiştirmiyor. Bizlere karşı alerji devam ediyor. Bu manzarada siyasi parti kurup ve hükümet ortağı olmak büyük bir başarı. Anlar mısınız bilmem?
Bulgaristan Başbakan Yardımcısı Emel Etem, Bakanlar Nejdet Mollov, Mehmed Dikme, Filiz Hüsmenova, Nihat Kabil, Cevdet Cakırov ve Bakan Yardıncıları...
 Hızmetler için ayrı konuşuruz. Böyle ortamda çalışıpta yanlışlıklar yapmamak mümkün değil. Utanacak yerimiz umarım azdır. Fakat TÜRK asılı bir kardeşiniz olarak bu başarıları görmeyenlere MAALESEF kırılıyorum. Bulgaristan'da basın maalesef dürüst değil. Burada onyargıyı görüyorum. Üç yıldır idarede değiliz. Şu anda Bulgaristan olarak Avrupa Birligi ülkeleri arasında en büyük işsizlik bizde. Milli gelir olarak kuyruktayız .Tüm suç HÖH'ün mü? Gelecekte benim bacılarım, kardeşlerimden birilerinin bakan olmasını istemiyor musunuz? Benim bu düşüncelerime katılanlara sevgi ve saygılarımı sunarım. Katılmıyanlara da saygım tamdır, onlar da bizim kardeşimizdir onlara da saygım büyüktür.

Makalenin altına yazılan yorumlar:

1. yorum:
HÖH eski Dışişleri Bakanı Yardımcılarından Çavuşev'i unutmuş... Neydi onun adı Petır Çauşev miydi... Saydıklarının her tarafı bakan olsa ne yazar... Alayı iyi yetiştirilmiş birer yeniçeri gibi... Bunlardan genel olarak Türkler ne fayda gördü ki? Üç beş yandaşa bir kaç ihale dışında... Ha haklarını yemeyelim Ahmet Hüseyin'e belki faydaları olmuştur, çünkü kızı İstanbul Bulgaristan Başkonsolosluğunda çalışıyordu...

2. yorum:
Sayın milletvekilimiz Ahmet Hüseyin Bey,sizde mi bizler kadar şikayetçisiniz? Ekonomiyi bırakalım bir yana,zaten buhran içinde cümle dünya. Küreselleşmeden boyuna göre her devlet kapmış payını almış başını gidiyor...Cümle gençlerimiz gurbette, eğer gurbet sözünün neydiği tam olarak bilinirse...
Siz 1990'lardan beri miilletvekilleri,hükümet ortakları,bakan yardımcıları,vali yardımcıları ,belediye başkanları, belediye meclis üyeleri,köy muhtarları olarak,ne yaptınız,neler yaptınız okul çağındaki 200 000 Türk çocuğunun ana dilde eğitim alabilmeleri için...Hangi amaçla kuruldu o Hak ve Özgürlükler Hareketi?
O gayet zor günlerde , ağır şartlar altında çıkan bir Türkçe gazeteyi bile çok gördünüz Bulgaristan Türküne,abone olmuyorlar,okumak istemiyorla,para yok diyerek. Ve şimdi Bulgaristan'da Türkçe tv yok, Türkçe radyo yok,okullarda Türkçe eğitim yok,yok da yok...Ne var o zaman? Ne mi var? O Todor Jivkov'un "soya dönüş" sürecinin farklı bir şekilde devamı var ? Aha bilemedik... Bir de "Öyle gözüküyor ki, gelecekte de bizleri OSMANLI TORUNU olarak görecekler" diye bir korkunuz varmış.Kaygılarınız Osmanlı torunu gibi görünmemek ise ,devam edin "çağdaşça yeniçerleşmeye"...Zaten 1956'lardan bu yana:"bıdete sıvremenni yeniçeri (çağdaş yeni çeri olun)" diye hep tavsiye edildi bizlere...Yola devam,ama ağlanmadan,şikayet etmeden,siyaset yapmadan...

3. yorum:
Sayın Ahmet bey ben bu DPS Türklerin ve Müslümanların haklarını koruyan parti olarak görmüyorum.Aslında 23 yılda ortaya çıkan gerçekleri bir bir sayalım.Müslümanlara ve Türklere yapılan suçlar ile ilgili hiç bir şey yapmaması, en çok komunist ajananın bu partide olması,asıl gayenin Jivkovun yaptığı asimilayasonu barışçıl yolla devam ettirmesi ve uzun vadede gerçekleştirmesi.Bu gün ahalinin durumuna bakarsak,yoksulluk,cahillik, açlık,geçimsizlik DPS nin belediyelerinden bahsediyorum.Topunuz bakan olsa başbakan olsa ne olur sadece kendilerine faydası olur daha çok çalarsınız ama halka faydanız olmaz.Başkanınız on yıldır işe gitmiyor hala zenginleşmeye devam ediyor bunun formulünü biliyorsanız halkımıza da söyleyin yolunu bulsunlar.Bir soru sorayım ama yorumlara cevabını yaz Ahmet bey siz kaç para maaş alıyorsunuz????????????????????????

4. yorum:
Kimlermiş o siyasi partiler, biraz açık konuşsana. Dur ben söyleyeyim: Bulgarlar dimi? HÖH'ün en büyük suçu komünizmden kalma kafadan kurtulamamak.

Daha büyük suçları da var:
1. Türklerden oy alıyor ama Türk soylu vatandaşlara hizmet etmiyor.
2. HÖH, hep ezikçe Bulgarlara sevimli görünmeye çalışıyor. "Aman Bulgarlar bize kızmasın, bize kötü gözle bakmasın, yoksa tepki gösterirler" diye "Türk, Türkçe" kelimelerini kullanmaya bile korkarlar. Bu durum da Bulgaristan'da Türk kanı taşıyan vatandaşları rahatsız ediyor.
3. 1990 yıllarının başında Bulgaristan'da Türkçe okuyan öğrenci sazısı 100 binden fazlaydı. Şimdi ise bu sayı 8 bine düşmüştür. Bu da HÖH'ün pasif kalması yüzünden. Koalisyon ortağıyken Türklüğü yaşatmak, Türkçeyi diriltmek için çok şey yapabilirdi, ama HÖH parmağını bile kımıldatmadı bu konuda.
4. HÖH, kendi çocuklarını, arkabalarını ya da Bulgarları memur koltuklarına yerleştirir, kendi çocuklarını yurt dışına okumaya gönderir; Türklere de tepeden bakar.
5. Edirne'den talimat gelmeseydi General Vasil Delov'u Kırcaali'nin "fahri hemşehrisi" ilan edecekti. Kendi aklından bulup da yapmadı bunu, Edirne'den gelen talimatla yaptı.
6. HÖH Türkçülüğe hizmet etmek yerine sadece alacağı oyları düşündü, oysa Türkçülük yapsaydı Türklerin gözünde değeri artacaktı.

5. yorum:
Türklerin tarihini fakir göstermeye çalışanlar Sadece Ulu Osmanlı Devleti'yle (Devlet-i Osman-ı Aliye) sınırlarlar. Biz Türklerin devlet tarihi, Hun Türklerine dayanır.

6. yorum:
HÖH'ten birkaç milletvekili bakan oldu da ne oldu. Bulgaristan'da yaşayan Türk soylu vatandaşlara, Türkçülüğe ne faydanız dokundu. Siz Türklük adına bir şeyinizi feda ettiniz mi? Türklük adına neyinizi feda ettiniz? "Türklük adına onu bunu feda ettim" diye övünebilir misiniz?

7. yorum:
Kimse sizi Bulgaristan'ın fakir bir ülke olduğu için suçlamıyor, Türklerden oy alıyorsunuz, Türklük adına hiçbir şey yapmıyorsunuz? Artık "Türklük, Türkçülük adına ne yapıyorsunuz?" diye sizi sorgulama vakti geldi.

Siz asıl hesabı sadece Bulgaristan'da yaşayan Türklere değil, bütün dünyada yaşayan Türklere vereceksiniz. Bakalım gelecekteki bilinçli Türkçü nesiller sizi bağışlayacak mı?

8. yorum:
Ben Türklerin bakan olmasından çok milli bilincin yükselmesini istyorum. Bakanlık gelir geçer. Ebedi olan Türklüktür, Türk Birliği'dir.

9. yorum:
Ziya Gökalp'in şu sözünü bir oku da ondan sonra konuş

    “Deme bana: “Oğuz, Kayı, Osmanlı..”
    Türk’üm, bu ad her ünvandan üstündür.
    Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı
    Türk milleti, bir bölünmez “bütün”dür.”

Hay Allah unutmuşum; siz HÖH'lüler, Mehmet Ziya Gökap'i, Yusuf Akçura'yı, Zeki Veledi Togan'ı, Hüseyin Nihâl Atsız'ı, Nejdet Sançar'ı okumazsınız. Belki de o isimleri ilk defa duyuyorsunuz! hahahahaha

Fakat arazızdan biri öğrenmeye karar verirse şu linklere girsin (bunu sadece sizin için yapmıyorum, bütün Bulgaristan Türkleri için yapıyorum), bunlar çok zengin kaynaklardır, her Türk mutlaka azar azar okumalı, Microsoft Word'una kaydetmeli, okuduklarını belirlemeli, sistemli okumalı:

    http://www.nihal-atsiz.com/yazi/turkculuk-uzerine-makaleler.html
    http://www.nihal-atsiz.com/yazi/h-nihal-atsizin-tum-makaleleri.html
    http://www.kulturelbellek.com/ziya-gokalp-kimdir/

Okumak yerine belgesel izlemeyi tercih edenlere de şunları önerebilirim:

    https://www.youtube.com/watch?v=h6xLU7gbGfA
    https://www.youtube.com/watch?v=OeyxuFDawqE
    http://www.youtube.com/watch?v=DYbb6mfSkp0
    https://www.youtube.com/watch?v=SDcUlut4Uyw
    http://www.youtube.com/watch?v=Qiny2dYamY0
    https://www.youtube.com/watch?v=cbatKDlPhrQ

10. yorum:
Yazık çok Yazık. Ahmet Hüseyin keşke HÖH olmasaydı bu gün Bulgaristan Türkleri kendi haklarını kendileri arayacaklardı. Ne oldu HÖH/DPS oldu da. Bugün anadilde eğitim var, Türk tiyatroları çalışıyor, Türk gazeteleri birkaç tane basılıyor işsizlik yok ve en önemlisi Kırcaali bölgesi TÜRKLERDEN ARINDIRILMIYOR v.s.
Hele sen Ahmet Hüseyin konuşmaya hiç mi hiç hakkın YOK.Sen ve senin gibi bazı HÖH yöneticileri ve milletvekilleri 1984 yılı öncesi öz geçmişinizi kesintisiz yazabilir misiniz.
Son olarak lütfen ortaya çıkma gülünç hal alıyorsun REZİL OLACAKSIN.Seni sayanlardan

11. yorum:
Sayın Ahmet Hüseyin Bey, ne sanıyordunuz, NATO'ya, Avrupa Birliği'ne girince her şey güllük gülistanlık olacak, Bulgarların bize olan alerjisi bitecek. Bir çocuk bile buna inanmaz, fakat Bulgarlara sevimli görünmeye çalışan yeni çeri psikolojisiyle bakarsa bir insan olaylara tabii ki inanır bu çocuk aldatmacalarına.

Biz Evlad-ı Fatihan'ız, biz Karamanoğlu Akıncıları'yız, biz Ulu Osmanlı Devleti'nin devamı yeni Göktürkleriz, yeni Hunlarız, genç Atsızlarız; Bulgarlara sevimli görünmeye çalışan ezikler takımı değiliz.

https://www.youtube.com/watch?v=ioBWjBA1hVE

12. yorum:
HÖH'ün suçu Türklerden oy alıyor, Türklük için hiçbir şeyini feda etmiyor. Onlarda TÜRKÇÜLÜK YOK. Bundan büyük suç ya da kusur mu olur?

13. yorum:
Biz Türklerin 23 asırlık devlet kültürü vardır. Bulgarlar bize devlet kültürünü unutturdular, milli bilincimizi sakatladılar; HÖH ise bunu düzeltmek için hiçbir şey yapmadı 23 yıldır.

14. yorum:
Sayın AHMET AĞA herşeye raĞmen birlik ve beraberlik tir başarının yolu.BG de Türk olmak çok zor, bu gidişle daha zor olacak görünuyor.Onu için birlik kelimesi çok önemli bizler için.Yorum yapan kardeşlerimizin istekleri çok net.
HÖH Partisi gerçek görevi olan Hak ve özgürlükler için çok çaba göztermesi gerekir.Yok sa 20 yıl sonra önce olduğu gibi T.C. yolarına düşecez.
Saygılar herkeze:

KAYNAK: http://ajansbkose.blogspot.com/2013/01/tum-suc-hohun-mu.html