Gönderen Konu: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!  (Okunma sayısı 61591 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2063
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #40 : 24 Şubat 2014, 23:46:26 »
Mühtedi Annemarie Schimmel de, diğer mühtediler gibi, ümmetçiliği ve halifeliği cici gösterirken milliyetçilik karşıtlığında, diğer mühtedilerden, daha da ileri gidiyordu.
Mühtedi Annemarie Schimmel’e göre milliyetçilik ve vatanseverlik; İslam Peygamberinin Mekke’yi fethinde Kâbe’den temizlediği putların, rafine edilmiş, bir başka türüydü.


Milliyetçilik Emperyalizmin yegane korkusudur.
Dikkat edin, Küresel Sermaye bölmek istediği her ülkede, Milliyetçileri hedef alır.
Böylece kendisine bağlı, dinsel ve etnik bölünmenin içinde cılız, güçsüz yeni Ulus-Devletler ortaya çıkar, ilginç olan ise buna sebep olan Liboşların ve Sosyalistlerin, Milliyetçilik düşmanlığı yaparken yeni Milli devletler kurmasıdır.
Göremedikleri şey ise Milliyetçilik ölümsüzdür !
"Türk Milliyetçiliği, Türk Ülkesini yabancılara karşı korumak demektir."

                                                                                         Uğur Mumcu

Çevrimdışı Fatih

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 384
  • Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #41 : 27 Temmuz 2014, 18:20:17 »
Bütün Türkçülerin düşmana karşı mücadele ederken düşmanını iyi tanıması açısından ezbere bilmesi gereken bir konu.
Tekrar tekrar okumakta ve üzerinde düşünmekte yarar var.
Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir.

Çevrimdışı daglargibi

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 251
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #42 : 17 Eylül 2014, 19:00:23 »
Siyasal Islam in beslendigi akynaklar arasinda belkide en önemlisi Türk olmayan etnisite dir. Bu grup  Türk olmadigi icin hicbirzaman Türklüge sicak bakmamis Türklügün her zaman karsisidna olmustur, fakat bu vatan düsmani oldugu anlamina da gelmiyor özellikle vatan a bagli olan Türkiye ye burda yanlis anlasilmamsi gerekilen konu bu grubun bagliliginin Türkiye ye oldugu Türk ün vatanina olmadigi dir , bu grup vatan i kendi vatani olarak gördügü icin Türk ün vatan i kavramina da icten bir neret bir kin duymaktadir, hal böyle olunca akp ve onun gibi muhafezekar sag partilerin ülkede cogunlugu almasi sasirtici olmaz bna Türk kökenli islamcilar da eklenince yüzde 50 ler bile az bence bu grubun bir diger özelligi de koyu Atatürk düsmani olmasidir Türk olmayan bu gruplar her zaman iki pinar dan beslenmislerdir islamci enternasyonalizm ve sosyalist enternasyonalizm bu nedenle akp nin pkk ya bazi konularda sicak bakmasi da kimseyi sasirtmasin.

Çevrimdışı 4_hilal

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 401
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #43 : 27 Eylül 2014, 04:41:10 »
Geçtiğimiz yarım sene iş icabı Almanya'da bulundum. Normalde Hollanda'da yaşıyorum ve yaşım da 40'a merdiveni sağlam sağlam dayamaya başladı.
Almanya'da işten arta kalan zamanımı bol bol Doğu Türkistan derneğinde geçirdim, özellikle ramazan ayında yapılan etkinliklerle çeşitli dernekleri ve cemaatleri pek yakından gözleme fırsatım oldu. Hatta varlığından daha önce haberdar olmadığım cemaat ve toplulukların varlığından haberdar oldum. Gerçekten çok bildiğimi sanıyor ve uzaktan gözlemliyorum zannederken, birşeyin içine girmeden veya çok yakınında olmadan anlaşılamayacağı kanısına vardım. En azından yeterince anlaşılamayacağı demem gerekir galiba.

Bu konu başlığında gerçekten muhteşem tespitler, anlatımlar yazılmış paylaşılmış.

Siyasal İslamcılık bence farklı etnisitelerden ziyade, Türk olanları hedef almaktadır diye düşünüyorum.
Dağlargibi kandaşımızın o tespitine dolayısıyla katılmıyorum.
Türklerin hedef alınmasını çok detaylı anlatabilecek olan kandaşlarımız vardır, benim bunu düşünme sebebim başlıca olarak, Türklerin bir hedefe, menzile yani belirlenen mefkure veya ideale samimiyetle koşabiliyor ve kolayca bağlanabiliyor olmalarıdır.

Diğer taraftan Türklerin adalet anlayışlarının diğer etnik kökenlerden daha yüksek olması, sanki adeta dna'larımıza kodlanmış desek yeridir. Türklerin bu yüksek adalet anlayışını 2-3 tane de hadisle besleyince, işte ortalama bir yağız Anadolu yiğidini, Allah yolunda savaşmaya hazır bir psikolojiye sokabilirsiniz.

Benim tespit edebildiğim naçizane birkaç şey var bizim insanımızı kendi devletine düşman edebilmek için.
Örneğin arapça dilinin Türkçe'den daha önemli ve kıymetli olduğu fikrini o Anadolu yiğitlerimizin aklına iyice oturtmak, zaten bu sayede otomatikman Türkçesine biraz daha yanbakan küçümseyen bir kişi psikolojisi oluşturmuş olmak.
Diğer en çok dikkatimi çeken taktikleri ise bir hilafet sevdası oluşturmak.
Halifenin kim olacağı, hangi ekolden olacağı hiçbirzaman açıklanmasa ve bu sorular yanıtsız bırakılıyor dahi olsa, hemen bir halifeye biat etmeyen kişi kafirdir, kafir olarak ölür gibi aslı astarı olmayan hadisler ile beyinler okşanır ve bu okşama zamanla beyni bir temiz yıkar.

Konuyu çok dağıtmadan gündemle ilgili olan bir konuya getirmek istiyorum, akp iktidarı ile serbest kalmaya başlayan ve eskiden yasadışı kabul edilen birçok İslam'i örgütün mensubunun varlığını hepiniz biliyorsunuzdur.
Bu örgüt mensupları bugün hepsi Işid bünyesinde ve bugünler için hazırlanmışlardı zaten diye düşünüyorum.
Bu konuyu uzatmadan ortaya bir iddia atarak tamamlayayım ki, beyin jimnastiği yapmamıza ve fikir teattisine vesile olmuş olsun.

Hani bizim milli bir politikamız vardı ve bu milli politikamız rafa kaldırıldı veya lağvedildi diyorduk, yani ben diyordum en azından. Bahsettiğim milli politikamız kuzey Irak'ta kurulacak bağımsız bir kürt devleti, Türkiye Cumhuriyeti için savaş sebebidir olan milli politikamızdı.
Bu politikamızın lağvedildiğini ben söylüyordum ve bunu şikayetlenerek söylüyordum, bugün ise aksini düşünmeye başladım ve aslında bu politikamızın gereğidir ki, bugün peşmerge ve pyd ile savaşan birileri var diyebiliyorum, yani Işid'le olan muharebelerine bakarak.
Peki ya nasıl olur, Işid bize pyd'den pkk'dan, peşmerge'den daha mı az düşman derseniz, ki haklı ve yerinde bir soru olur bu.
Ben etik olmasa da bu soruya bir soru ile cevap verip konuyu genişletmek isterim. Sorarım ki, hangisi daha güçlü ülkelerin işidir, kendisi bilfiil savaşan mı, yoksa kendi yerine başka birilerini savaştırabilen mi!?

Siyasal İslam herşeyi kontrol ettiğini ve devleti ele geçirdiğini düşünedursun, Türkiye'de son 50 yılın siyasal islamcıları galiba bu son aylarda yaşanmakta olan muharebeler ile ve bu muharebelerin beraberinde getireceği neticeler ve gelişmeler ile, bu devleti yönetmediklerini, sadece yönetiyorum zannedip nasıl da kullanıldıklarını müşahede edecekler.

Umarım aksini düşünenler vardır, ki fikir alışverişi bahanesi ile gündem hakkında analizlerinizi okuyalım.
TTK

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #44 : 05 Kasım 2014, 23:17:55 »

Muhammet Esed, gerçek adıyla Leopolde Weiss adlı Avusturya Yahudisi:
Yolların Ayrılış Noktasında İslam, Mekke’ye Giden Yol ve İslam’da Yönetim Biçimi adlı kitaplarıyla İslam âleminde âlimliğini(!) tescilleyen Muhammed Esed ya da gerçek adıyla Leopolde Weiss adlı mühtedi bu kitaplarının eksenini milliyetçiliğin kötülenmesi esası üzerine oturtuyordu.
Muhammet Esed, ya da gerçek adıyla Leopolde Weiss adlı Avusturya Yahudisi mühtedisi milliyetçiliği karalama ve köreltmekle kalmayıp işi bir adım daha ileri götürerek:


    “Hükümetler şeriatın omuzlarına yüklediği amaçları gerçekleştirdiği müddetçe bütün vatandaşların ona bağlı kalması konusunda mutlak hak sahibi olur ve halk üzerinde kolaylıkla ve zorlukla, hoşa giden veya gitmeyen her konuda itaat istemeye hakkı vardır. Müslüman’a düşen şer’i hükümetle bir ve beraber olmak, onu devamlı desteklemek, ona yardımcı olmak ve bu birlik uğruna tüm fayda, zevk ve dünya mallarını ve gerektiğinde hayatlarını feda edebilmektir.”

Diye siyasal İslamcı yöneticilere ışık tutuyordu.

Börü Kam


Yıllar önce yazılanlar, gelinen nokta itibariyle, birer birer hayata geçmemiş mi?

TTK.

Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #45 : 05 Kasım 2014, 23:22:54 »
Muhammet Esed, ya da gerçek adıyla Leopolde Weiss adlı Avusturya Yahudisi mühtedinin fikirleriyle en çok etkilediği kişilerin başında yer alan başbakan Erdoğan’ın söylem ve eylemleri hocası ve akıl danesininkiyle birebir örtüşmüyor mu?
Ne diyordu başbakan?

“Ulemaya danışılacak. Ulema ne diyorsa o olur!”
“Buna mecelle (şeriat hukuku) karar verecek!”


Börü Kam


Yıllar önce yazılanlar, gelinen nokta itibariyle, birer birer hayata geçmemiş mi?
Türkiye sesizce rejim değiştirdi de kimselerin haberi bile olmadı. Bir şeyler yapmasını beklediğimiz birileri için de özlenen sonuç AKP si yani tayyip eliyle işletilen yoldu belki de.
Sanırım biz boş beklentiler içerisinde olduk. Yani Türk Milletinin güvendiği dağlara karlar yağdı.

TTK.

Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #46 : 05 Kasım 2014, 23:27:31 »
Muhammet Esed, ya da gerçek adıyla Leopolde Weiss adlı Avusturya Yahudisi mühtedinin:

    “Allah ve Resulü adına insanları yöneten ve şeriatın emirlerini yerine getiren hükümet, halkın ve devletin selameti böyle bir uygulamayı gerektirecek olursa, kişilerin hayatları ve malları dâhil olmak üzere, halkın sahip olduğu her şeye el koyabilir”

fetvası anında Türkiye’de ki siyasal İslamcılarda yankı bulmakta, bu fetva temeline dayalı olarak kendilerinden olmayan ya da yanlarında bulunmayan herkesin malları üzerinde kendilerini hak sahibi olarak görebilmektedirler.

Börü Kam


Gelinen nokta itibariyle, yukarıda sıralan şeyler sessiz sedasız ve hiç bir dirençle karşılakmaksızın birer birer hayata geçmiyor mu?
Dahasının da olduğunu söyleyelim ki birilerinin nereye doğru tepe taklak gittiğini çok daha geç kalmadan anlamasına, belki, yararı olur.

TTK.

Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #47 : 05 Kasım 2014, 23:33:51 »
Muhammet Esed, ya da gerçek adıyla Leopolde Weiss adlı Avusturya Yahudisi mühtedi verdiği fetvalar zincirlerin bir tanesinde de:
“başkanlık sisteminin İslami bir uygulama”
olduğuna hükmedecek ve bu fetva başbakanda anında yankı bulacaktı.

TTK.

Börü Kam


Ta başından beri tayyip eksenli akp sinin bir haçlı batı projesi olduğunu söylemekten dilimizde tüyler bitti.
Yüzlerce canın, asgari ücret karşılığında, bir lokma ekmek uğrunda diri diri maden çukurlarına gömüldüğü bir memlekette milyarlarca dolar paralar dökülerek firavun sarayları yaptırmak gayretini tetikleyen tek şey: Cumhuriyetin feshedilerek ne olduğunu sadece tayyibin patronlarının bildiği ve adına başkanlık sistemi denilen, asla Türk'e göre olmayacak, bir yönetim ve rejim oluşturulmasıdır.

TTK.
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #48 : 06 Kasım 2014, 00:08:49 »
Milletimiz çok büyüktür.
Hiç korkmayalım.
O esaret ve aşağılığı kabul etmez.
Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine:
"Ey millet! sen esaret ve aşağılığı kabul eder misin?"
Diye sormak lazımdır.
Ben, milletin vereceği cevabı biliyorum.
Ben, milletin büyüklüğünü biliyor ve bu sual karşısında, onun, o suali soran çocuklarını canı gibi seveceğini ve alınlarından öpeceğini biliyorum.
Ben biliyorum ki bu millet, kendisine bu suali soran çocuklarının, hep o esasa dayanan çare ve hazırlıklarını canla, başla kabul edecektir.
Onun için işte ben şimdi bu yoldayım, onun çok sağlam bir yol olduğuna kani olarak...!

Gazi Başbuğ M. Kemal ATATÜRK - Ankara - 1920

----------------------------------------------------------------------------

Türk Milleti bağrından çıkarttığı oğullarından, tıpkı Ulu Bağbuğ Atatürk Ataları gibi:
"Ey millet! sen esaret ve aşağılığı kabul eder misin?"
Diye sorarak, önüne geçip, yol göstermesini beklemektedir.

Türk oğullarının mayasında bu vardır, biliyor ve inanıyorum.
Artık davranmak vaktidir.
Haydi Türkoğlu davran!
Tarihi görevin seni bekliyor!

TTK.

Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2005
    • https://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #49 : 16 Nisan 2015, 22:54:19 »



Emperyalizmin Silahsız Kuvveti Siyasal İslamcılıktır.

Büyük dinlerin değişmez ilkelerinin sayısı, sonradan eklenip bitiştirilen yığınlarca dinsel literatürle kabartıldıkça, din ile siyaset arasındaki kalın çizgi gittikçe incelmiş, ufalmış ve son yüzyılda iyice yok olmaya yüz tutmuştur.
Bu durum özellikle İslam dünyası için geçerlidir.
Siyasal İslamcılık, en kestirme deyimle Tanrı’ya bir ahlak otoritesi payesini az görüp siyasal bir otorite bağışlamak kaygısını taşır.
Bu kaygının başını çekenler, siyasal örgütlenmeye varan sözde “sivil toplum kuruluşları” aracılığıyla cemaatten tarikata, oradan da siyasete terfi ettirilen siyasallaşmış bir din yaratırlar.
İşte bu son yüzyılda İslam dünyasında yaratılan bu dinin adı, siyasal İslamcılıktır. 
Bu aşamadan sonra hem din, hem de onun bağlıları için yatay ve dikey sömürü evresi başlamıştır.
Yatay, kendi içinde sömürü çarkıdır.
Dikey de,  emperyalizmin siyasal İslamcılık sayesinde kurduğu sömürü düzenidir.
Siyasal İslamcılığın sivil karakolları olan cemaatler artık ister istemez emperyalizmin silahsız kuvvetlerine dönüşmüştür.

Prof. Dr. Şahin FİLİZ

Bu çok önemli akademik yazının tamamı İçin: gazete2023 sayfasını ziyaret ediniz.

TTK.

Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!