Gönderen Konu: TÜRKİYEYİ SOYKIRIMLA SUÇLAYANLAR! SİZ Mİ SOYKIRIMDAN BAHSEDİYORSUNUZ?  (Okunma sayısı 51394 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

tungatonyukuk

  • Ziyaretçi
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #20 : 10 Temmuz 2007, 20:19:29 »
Çok hüzünlü elimiz kolumuz bağlı kalan bir konu;


İnsan okuyunca gerçekten inanamıyor,malesef oluyor eskiden olsa ayaklanırdı birşeyler olurdu.Ama artık millet kendi keyfinin peşinde.Zamanında biz onlara destek vermedik yine vermiyoruz.

Şahsen Türk birliğini kurmak için adımlar atılsa bu milletler katılmaz.

Nedeni ise çok ama çok basit,Zamanında kolundan tutup yardım ettikmi.Birileri yüzünden hep seyrettik.

TANRI TÜRK Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN!

TANRI NIN KIRBACIYIZ AMA ATTİLA LAZIM BİZE!!

yedikule

  • Ziyaretçi
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #21 : 11 Temmuz 2007, 13:19:31 »
Belkide ABD müdahalesine katılsaydık daha iyi olabilirdi Ülkemiz çıkarları yönünden..

Tamam belki ABD kara ordusu Ülkemiz sınırlarından geçecekti.. Belki Lojistik Destek Tesisleri Ülkemizde korulacaktı..

Ama en azından şu anda bizde Irak topraklarında olacaktık..
ABD Barzani ve Talabani'ye muhtaç kalmayacaktı.. Direk bizimle temasta olacaktı.. Hiç birşey olmasa bile Irak topraklarında bulunabilecektik..

Şimdi ise bakınız daha MEŞRU MÜDAFA hakkımızı bile kullanamıyoruz..
Dünkü kıçıboklu barzani bile kafa tutuyor Ülkemize.. Müdahil olupta orada Askeri Birliklerimiz bulunsaydı belki yanılıyorum ama..

Daha iyi olurdu diye düşünüyorum..

Çevrimdışı karatonn

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 38
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #22 : 11 Temmuz 2007, 13:36:44 »
Politikası bu kadar zengin bir ülkenin, "sefil bir saadeti" vardır ve dillerden düşmeyen şarkıları.
"Birlikte yürüdük biz bu yollarda!"
Hangi yollarda?
İşçisinin "Böbreğimi satıyorum" çığlığına, "Burası sakatatçı mı?" diyenlerle, aynı yollarda yürüyorsak, bizim yüzümüz neden gülmez?
Bizim çocuklarımız neden aç, neden işsiz, neden umutsuzdur?
Ve neden Kerkük'e asılan bayraklar, bizim canımızı yakar? hain bombalarda ölen kandaşlarımız için sadece iki uçak o da zar zor bin bir rica minnet   
Meçhul kaderin çizdiği yoldan gideceksin,
Bilmem ki bu meçhulleri hep Tanrı mı yazmış?
Öyleyse bırak,ruh bütün işkenceyi çeksin,
Bin kere ölmeksizin insan yaşamazmış.


TÜRK TANRININ İZNİ İLE DOĞAR,VATANI İÇİN YAŞAR, ŞEREFİ İÇİN ÖLÜR

Çevrimdışı İgdirhan

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 325
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #23 : 11 Temmuz 2007, 14:12:46 »
Belkide ABD müdahalesine katılsaydık daha iyi olabilirdi Ülkemiz çıkarları yönünden..

Tamam belki ABD kara ordusu Ülkemiz sınırlarından geçecekti.. Belki Lojistik Destek Tesisleri Ülkemizde korulacaktı..

Ama en azından şu anda bizde Irak topraklarında olacaktık..

Sayın yedikule ;

O meşhur tezkere çıkmış olsaydı Türkiye toprakları üzerinde (doğu ve güneydoğu) 100.000 ila 120.000 arasıında abd ve müttefiklerinin askeri konuşlanacaktı.

Bu düpedüz Türkiyenin işgal edilmesi demektir.

Zaten abd ve müttefiklerinin amacı da tek kurşun atmadan bu işgali gerçekleştirmekti.

Allah Türk milletinin yüzüne baktı da tezkere çıkmadı.

Yoksa...

Yoksasını ;söylemeye dilim varmıyor...

TTK.


Önemli Not:
Hulki Cevizoğlu'nun "
İŞGAL ve DİRENİŞ " adlı kitabını okumalarını bütün kandaşlarıma öneririm...
Anılan kitapta ,belgeleriyle ,bir çok şeyin gerçek yüzü ,ortaya konulmaktadır.

yedikule

  • Ziyaretçi
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #24 : 11 Temmuz 2007, 14:34:04 »
500.000 ila 700.000 arasıında abd ve müttefiklerinin askeri konuşlanacaktı.


Verdiğiniz asker sayısını abartılı buldum.. Benim bilgim 65.000 askerin Irakın Kuzey (Bizim Güney) sınırımızdan Irak'a gireceği.. Tabiki Lojistik Destek Tesislerinin kurulacağı..

Türk Ordusununda yaklaşık 100 km Irak içine girip İhtiyat Hattı oluşturacağı yönünde..
Yani devamlı yabancı asker bulunmayacak.. Devamlı bulunacak olanlar Lojistik Destek Tesislerindeki Depo ve Ulaştırma birimleri olacaktı ( Galiba )

Yoksa bugün bile ırak işgalinde 100-120 binli rakkamlar yok..


Bu düpedüz Türkiyenin işgal edilmesi demektir.



Ülkemiz topraklarında bulunacak Lojistik ve Ulaştırma birimlerinin ne gibi işgal hereketi olabilir..?

Oysa işgal edilen KERKÜK oldu..

Belkide bir kukla olarak kurulmasına çalışılan bir devletciğin.. Gelir kapısı olarak peşkeş çekilecek.. Belkide işgale yardımcı olduklarından dolayı kukla olarak kurulmasına çalışılan devletciğe teşekkür nişanı olarak verilecek..

3-5 arap gücenecek diye olaya girişilmedi.. Bence meşhur Özal Politikası olan 1 koyup 3 almak asıl şimdi mümkün olabilirdi.. IRAK'da bizde pastadan dilim alabilirdik..

Şimdi ise daha zor durumdayız..
Girilseydi bir Kolordumuz bulunacaktı Irakda..

Yani benim düşüncem bunlar..
Tanruya Emanet Olunuz..

Çevrimdışı İgdirhan

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 325
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #25 : 11 Temmuz 2007, 15:32:30 »
Verdiğim bilgilerin tamamı belgelere dayalıdır.

İşin görünen yüzü başka ,gerçek ise çok daha başkadır.

Tezkere çıkmış olsaydı bakın Türkiye ne hale gelecekti.

Tezkerenin çıkmaması abd nin bütün hesaplarını ters yüz etmiştir.

ABD ve müttefiklerinin 1.Dünya savaşı sonrası yarım kalmış projelerinin tamamı hayata geçirilecekti.

Tezkere konusunda Türkiyenin tavrı abd yi bölgede güç duruma düşürmüş ,hem operasyon maliyeti trilyon doları aşmış ,hem asker ve ekipman kaybı artmış ve hem de sonuç alabilme süresi uzamıştır ki ,bu onlarca yıl devam edebilecektir.Büyük olasılıkla da sonuç alınamayacaktır

Sayet tezkere çıkmış olsaydı BOP (büyük ortadoğu projesi) başarıyla hayata geçirilebilecekti.

BOP içerisinde nelerin ve hangi ülkelerin olduğunu sanırım anlatmaya gerek yoktur.

BOP aynı zamanda ,verimliliği düşmüş ,tabiri caizse posası çıkmış Ortadoğu (mezopotamya) enerji havzası üzerinden ,bakir ve paylaşım çekişmeleri soğuk savaş taktikleriyle yürütülen Avrasya (Turan Havzası) enerji havzasının anahtarı ve bekrauntu olacaktı.

Anlaşılacağı üzerine BOP un amacı Ortadoğudan ziyade Turan enerji havzasıdır.

Ortadoğu enerji havzası için iki büyük dünya savaşının yapılmış olduğunu hesaba kattığımızda ,Turan Havzası gibi ,Ortadoğu havzasının onlarca kat büyüklüğünde ,enerjiye sahip olan bir yer için neler yapılabileceğini ,varın siz hesap edin.

100.000 -120.000 rakamlarının ne anlama geldiğinide böylece anlayabilmekteyiz.

Bunları söyleyen ben değilim .Bunlar işgalci devletlerin ve bölge ülkelerinin gizli belgeleridir.

Şimdilik bildiklerimiz bunlar..
Bilmediğimiz daha neler var neler .

Dün Türk Milliyetçisi aydınların söyledikleri paronoya olarak değerlendirilirken ,bu gün bir çoğunun ortaya çıktığını görmekteyiz.
Paronoya suçlaması ,düşünmeyi ve bu düşünmenin getireceği tebdir almayı ,peşinen ortadan kaldıran oldukça etkili bir psikolojik savaş taktiğidir.

TTK

Çevrimdışı TATARTÜRK

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 26
  • ATIN İRİSİNE DORU,YİĞİDİN İYİSİNE DELİ DERLER
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #26 : 11 Temmuz 2007, 15:33:42 »
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA

Irak konusundaki endişe verici gelişmeler çok hızlı bir seyir izlemekte ve kriz ortamı giderek ağırlaşmaktadır. Sorunun barışçı yollarla çözümü yönündeki çabalar bugüne kadar ümit edilen sonuçları vermemiştir.

58 inci Cumhuriyet Hükümeti gelişmeleri başından beri yakından ve hassasiyetle izlemiş, barışçı çözüme katkıda bulunmak amacıyla yoğun çaba harcamıştır. Bu amaçla başta bölge ülkeleri olmak üzere ilgili tüm ülkelerle ve uluslararası kuruluşlarla temas ve istişarelerde bulunmuştur.

Irak'a ilişkin gelişmeler 6 Şubat 2003 tarihli kapalı oturumda,TBMM tarafından değerlendirilmiş ve her ihtimale karşı gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması ve hazırlıkların yapılması amacıyla Hükümete yetki verilmiştir. TBMM, bu çercevede, Türkiye'deki askeri üs ve tesisler ile limanlarda gerekli yenileştirme, geliştirme, inşaat ve tevsi çalışmaları ile alt yapı faaliyetlerinde bulunmak amacıyla ABD'ye mensup teknik ve askeri personelin 3 ay süreyle Türkiye'de bulunmasına, bununla ilgili düzenlemelerin Hükümet tarafından yapılmasına Anayasa'nın 92 nci maddesi uyarınca izin verilmesini kararlaştırmıştır.

Hükümet gerekli hazırlıkları buna uygun olarak sürdürmüş ve bu faaliyetlerin hukuki ve teknik çerçevesini belirleyen Mutabakat Muhtırası, ABD ile 8 Şubat 2003 tarihinde sonuçlandırılarak alt yapı çalışmaları başlatılmıştır.

Öte yandan, Türkiye için güvenlik riski oluşturan olumsuz gelişmelerin yoğunluk kazanması üzerine NATO Andlaşmasının 4 üncü maddesi çerçevesinde gerekli iştişareler başlatılmış ve NATO Savunma Planlama Komitesi 19 Şubat tarihinde Türkiye'ye NATO desteği verilmesini kararlaştırmıştır.

Bu kapsamda, Türk hava sahasının bütünlüğünün korunması ve gözetimi için savunma amaçlı olarak NATO havadan erken ihbar uçakları ile NATO harekat alanı füze savunma sistemlerinin Türkiye'de konuşlandırılması ve kimyasal ve biyolojik silahlara karşı koruma desteği sağlanması kararlaştırılmıştır.

Bugün gelinen noktada, bölgede hüküm süren krizin bir çatışmaya dönüşmesi ihtimali giderek güçlenmektedir. Ağırlaşan ortam ve şartlar karşısında Türkiye'nin güvenliğine yönelik tehdit ve risklerin ciddi boyutlar kazandığı bir sürece girilmektedir.

Türkiye'nin milli birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan terör unsurlarının bölgede yuvalanmaları Irak'taki durumun Türkiye için teşkil ettiği güvenlik tehdidinin çok önemli bir boyutunu oluşturmaktadır.

Aynı şekilde Irak'ta etnik, din ve mezhep temelinde bir parçalanmaya yol açabilecek gelişmeler de çok ciddi bir endişe kaynağıdır.

Bunun yanı sıra geçmişte yaşanan müessif tecrübeler Kuzey Irak'tan ülkemize toplu göç hareketi ihtimaline karşı da hassas ve hazırlıklı olunmasını gerekli kılmaktadır. Bu amaçla sınır bölgelerimizde muhtemel yığılmaları önlemek ve insani mülahazaları dikkate alarak bu göçün sınırlarımızın mümkün olduğunca ilerisinde uygun bir bölgede durdurulmasını sağlamak için gereken tedbirlerin alınması kaçınılmaz olacaktır. Bu konuda başlatılan hazırlıklar sürdürülmektedir.

Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasına ve sorunun barışçı yollardan çözüme kavuşturulmasına büyük önem vermektedir. Kuvvet kullanımı son çare olarak görülmelidir. Giderek tırmanan krizin bir savaşa dönüşmeden çözümü için zaman giderek azalmaktadır. Savaşın önlenebilmesi için Irak yönetiminin tam ve etkin silahsızlanma konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarında yer alan yükümlülüklerini tam icaplarıyla yerine getirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Irak'ın, durumun vahametini idrak etmesi ve sorunun barış ortamı korunarak çözümünün önünü açması için uluslararası toplumun kararlı tutumunu sürdürmesi büyük önem taşımaktadır.

Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile aday ülkelerin 17-18 Şubat 2003 tarihlerinde Brüksel'de yaptığı ve Türkiye'nin de katıldığı zirve toplantısı ortak bildirisinde de vurgulandığı üzere, bu konuda sergilenecek kararlılık ve dayanışmanın yanı sıra somut ve fiili askeri caydırıcılık tedbirlerinin alınması, Irak'ın bu konuda ikna edilebilmesinde çok etkili bir vasıta olacaktır.

58 inci Cumhuriyet Hükümeti bu olumsuz gelişmelerin karşımıza çıkarabileceği bütün risklere ve ihtimallere karşı Türkiye'nin temel hak ve menfaatlerini korumak amacıyla gereken bütün güvenlik tedbirlerini almakta ve uygulamaya koymaktadır.

Irak'a karşı askeri caydırıcılık tedbirleri kapsamında yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Türkiye'de geçici olarak konuşlandırılması için TBMM'nin izin ve yetki vermesi; bugünkü kriz ortamında muazzam bir baskı unsuru olarak çok önemli ve etkili bir fonksiyon icra edecektir.

Aynı şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin en kötü ihtimale karşı hazırlıklı olarak zamanında ve süratle hareket etmesini ve gerekli tedbirleri almasını sağlamak bakımından Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda TBMM'nin izninin alınması hükümetin etkili bir siyaset izlemesini sağlamak açısından büyük önem taşıyacaktır.

Bu kuvvetlerin, gelişmelerin seyrine göre gerektiğinde kullanılmaları hükümetin belirleyeceği esaslara ve bu konuda yapılacak düzenlemelere bağlı olacaktır.

Bu mülahazalarla; gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı Hükümetçe belirlenecek şekilde,

1- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve bu kuvvetlerin gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde kullanılmasına,

2- Uluslararası meşruiyet kuralları çerçevesinde en fazla 62.000 askeri personelin ve hava unsurları olarak 255 uçak ve 65 helikopteri aşmamak kaydıyla yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Hükümetin tespit edeceği mücavir bölgelerde geçici olarak konuşlandırılmak üzere 6 ay süreyle Türkiye'de bulunmasına; bu amaçla Türkiye'ye gelecek yabancı kara kuvvetlerinden destek unsurları dışındaki muharip unsurların geçici olarak konuşlandırıldıkları bölgelerden Türkiye dışına intikallerinin en kısa sürede tamamlanması ve yabancı hava ve deniz kuvvetleri ile özel kuvvetler unsurlarının muhtemel bir harekatta kullanılmalarını sağlayacak şekilde konuşlanmaları ve yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasınını üst uçuş amacıyla kullanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılmasına; bu yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'ye gelişiyle ilgili hazırlıkların yürütülmesine, Türkiye ülkesinde tabi olacakları statü ve Türk Silahlı Kuvvetleriyle işbirliği esas ve usullerine ilişkin düzenlemelerin Hükümetin belirleyeceği esaslar çerçevesinde yapılmasına,
Anayasa'nın 92'inci maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden izin istenilmesi Bakanlar Kurulu'nun 24/2/2003 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.

İzne dayanak olan Anayasa maddesi şöyle:

Madde 92

Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme

Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına karar verilmenin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanılmasına karar verebilir.

25 Şubat 2003
BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR

yedikule

  • Ziyaretçi
Ynt: TUZHURMATU'DA TÜRKMENLERE SALDIRI
« Yanıtla #27 : 11 Temmuz 2007, 16:36:18 »
[ en fazla 62.000 askeri personelin ve hava unsurları olarak 255 uçak ve 65 helikopteri aşmamak kaydıyla


Birtek gözümüzden kaçan unsuruda Kandaşımız belirtmiş alıntısında..

255 Uçak ve 65 Helikopter..

Ama zaten İncirlik Üssünde bu hefirlerin muharip filoları yokmu..?
Çekiç Güç anlaşmalarına göre yıllarca Irak İncirlikten kalkan ABD Hava Unsurları tarafından vurulmadımı..?
Yada Batman Askeri alanında bile ABD Hava unsurları bulunmakta değilmi..?
Veya 2. harekatta (Bizim Meclisten Dönen karar ile ilgili)
Zaten limanlardan Irak'a sevkiyat yapılmadımı..?
ABD Tomahawk Criuse Füzeleri Türk Hava Sahasını kullanılarak Irak'ı vurmadımı..?
Hava sahamız tamamen açılmadımı..?

Sonuçta biz kağıt üzerinde olmasa bile bu operasyona veya İşgale yardımcı olduk..?
Olduk yani bu zaten bilinmekte.. Sadece kağıt üzerinde olmadık gözüküyot..

Anlatmak istediğim..
Mademki ucundan tuttuk bu işgalin.. Tam tutsaydıkta biraz çıkarımız kazanımlarımız olsa idi..


Tezkere konusunda Türkiyenin tavrı abd yi bölgede güç duruma düşürmüş ,hem operasyon maliyeti trilyon doları aşmış ,hem asker ve ekipman kaybı artmış ve hem de sonuç alabilme süresi uzamıştır ki ,bu onlarca yıl devam edebilecektir.Büyük olasılıkla da sonuç alınamayacaktır



Evet burada size katılmamak mantıksızlık veya inatçılık olur..
Yazınızın her harfine aynen katılıyorum..


İşin görünen yüzü başka ,gerçek ise çok daha başkadır.



Tabiki buradada haklısınız..
Ben bir sivil Vatandaş gözü ve resmi yayımlanan bilgiler ışığında konulara yaklaşıyor ve görüş bildiriyorum..
Ama işin gerçeği ve aslı Gazetelerde yayınlananlar gibi veya Hükumet sözcülerinin resmi beyanatları gibi değilse..
Tabiki gerçek bilgiler ışığında görüşler değişebilir..


Sayet tezkere çıkmış olsaydı BOP (büyük ortadoğu projesi) başarıyla hayata geçirilebilecekti.
BOP içerisinde nelerin ve hangi ülkelerin olduğunu sanırım anlatmaya gerek yoktur.



Ben bu projenin ABD'nin hayal aleminde kalacak fantastik bir proje olduğunu düşünüyorum..
Türkiyenin Tezkere'deki tavrı bu hayali projeyi etkiledimi etkilemedimi hiç bir fikrim yok..

Tezkereyi çıkartmayarak..

Belkide bölge Ülkelerine büyük bir iyilik.. Ama kendimize kötülük ettik..
Belkide hem Ülkemize hemde bölgeye büyük bir iyilik ettik..

Bunu Ortadoğudaki yeni şekillenme doğrulayabilecek ancak.. Veya yakın tarih..

Her ne ettiysek ettik.. Sonuçta  ABD'nin Emperyalist emellerine büyük bir darbe vurduğumuz kesin..
Tanrıya Emanet Olunuz..

Çevrimdışı ildeniz ilbey

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 23
    • Kendi küçük sitem
Bir Türkmen kezzap dolu kovaya sokuldu!
« Yanıtla #28 : 15 Eylül 2007, 13:45:34 »
Bir Türkmen kezzap dolu kovaya sokuldu!

Kürt Yönetimi'nin kontrolü altındaki bölgede, Türkmenlerin işlemedikleri suçlar için inanılmaz işkencelerden geçirildikleri ortaya çıktı.

 K. Irak'ta işkence vahşeti Irak'ta Kürt Yönetimi'nin kontrolü altındaki bölgede, Türkmenlerin işlemedikleri suçlar için inanılmaz işkencelerden geçirildikleri ortaya çıktı.

Iraklı Türkmen Ömer suçu olmamasına sadece Türk olduğı için inanılmaz işkencelere maruz kaldı. Kezzap kovasına kolları sokulan Türkmen GATA'ya getirilerek tedavi altına alındı.

Alıntıdır...
Milliyetçileri ayırmıyoruz! Davamızın çizgisini belirtiyoruz! Türkçülüktür, bu da.

Çevrimdışı nur_80

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 10
Ynt: Bir Türkmen kezzap dolu kovaya sokuldu!
« Yanıtla #29 : 15 Eylül 2007, 14:23:19 »
Ve biz ne yazık ki onları bu işkencelerden kurtaramıyoruz. Irakta işkence gören soydaşlarımız onlara sahip çıkamayışımızın sonucudur. Kerkük

kanayan bir yaradır ve bu yarayı onları görmezden gelen bir başbakan değil ancak ırkının değerini bilen bir lider sarabilecektir.